Speusippos Kimdir, Hayatı, Düşünceleri, Hakkında Bilgi

24

SPEUSİPPOS (İÖ 393-335)

Eski Yunan, filozof. Bütün bilimlerin belli bir konuda birleşebileceği görüşünü savunmuştur.

Atina’da doğdu, aynı kentte öldü. Filozof Platon’ un akrabasıydı. Platon’un yönettiği Akademi’de felsefe okudu, onun ölümünden sonra sekiz yıl okulun başında bulundu. Speusippos, ayrı bir yaşama görüşünü benimsemesine karşm Platon’un öğretisini, onun kurduğu okulun felsefe geleneğini sürdürmeye çalıştı. Kaynaklardan anlaşıldığına göre eğlenceye, varlıklı olmaya, aşırı tutkularını doyurmak için elinden geleni yapmaya eğilimli bir kişiydi.

Speusippos için felsefenin görevi büyük bilimleri bir odakta birleştirmek, sorunlara herkesin üzerinde anlaşabileceği bir yöntemle çözüm aramaktır. Bu çözüm yönteminde yalnız Platon’dan değil, Pythago-ras’ın sayılarla ilgili kuramından da yararlanmak gerekir. Çünkü güvenilir bilginin sağlanması için bilimlerin hepsinde ortak olan yan bulunmalıdır. Bu ortak yan bilginin karşılıklı ilişkilere dayandığını gösterir. Bilgiyi kesin olarak tanımlamak, onun içerdiği konuyu bütün ayrıntılarıyla bilmeye bağlıdır. Çünkü bir nesnenin tanımı bütün öteki nesnelerin tanımından yararlanılarak yapılabilir.

Speusippos’a göre bilginin iki kaynağı vardır. Bunlardan biri bilimsel nitelik taşıyan algı verileri olan duyumlar, öteki de bilimsel ustur. Duyumlar, duyularla ilgili nesneleri, somut varlıkları, us ise anlıkla bağlantılı olanları bilmeyi sağlar. Ancak duyumlar usun ışığından yararlanarak gerçeğin kavranmasına yardımcı olabilir. Us bilginin gerçekliği konusunda temel ilke, duyum ise alışkanlığın oluşmasında aracıdır.

Speusippos, Pythagoras öğretisinden esinlenerek sayının nicelikten ayrı, deney üstü bir özellik taşıdığı kanısına varmıştır. Ona göre evrenle ilgili gerçeklikler sayıyı ortaya koyan ilkelerden ayrı bir yapıdadır, bunlar, kendi aralarında yeni bir “ikili birlik” oluşturur. Sayı Bir’le çokluğun birleşmesinden doğar, matematikteki nicelikler de “bölünemez” olanla “belirlenmemiş” olan uzayın birbiriyle karışmasından ortaya çıkar. Değişik gerçekliklerin birbirinden türeme olanağı yoktur, çünkü her birinin özel ilkeleri bulunur, bu ilkeler özdeş değildir. Varlık birtakım ikileşmelerden oluşur, bu ikileşmeler arasında aşama değişikliği vardır, bunlar birbiri ardından gelir, birbirini andırır, birbiriyle benzerlik gösterir. Sözgelişi bir evrensel tin vardır, bu tinde birleşme ilkesi anlıktır. Anlık ise evrenin ilkesi olan Bir’den ayrı bir özellik taşır. Oysa Bir’le anlık arasında, görev bakımından bir benzeşme, birbirini andırma görülür. Speusippos’a göre zaman devinen bir niteliktir, devindirici öğe bir evrim özelliği taşıyan evrensel tindir. Bu evrimde en yüksek iyi bir erek değil, bir oluştur, son erek durumundadır, kurucu ilke değildir.

Platon’un “idea” kavramı yerine Pythagoras’ın “sayılar”ını koyan Speusippos’un geliştirdiği yeni öğretinin temelini Philoloas ile Pythagoras’ın görüşlerini uzlaştırma oluşturur.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi