Sosyolojinin Tanımı

PAYLAŞ

 

Farklı kavramlar ve farklı olgulara önem atfederek toplumu açıklama, sosyologları sosyolojinin de farklı tanımlarının yapılmasına götürmüştür. Sosyolojinin hangi kelime ve kavramlarla tanımı yapılırsa yapılsın incelediği alan ve diğer bilimlere nazaran sınırları bugün üç aşağı beş yukarı belli olmuştur. Bizim seçeceğimiz tanım, daha doğrusu iki tanım günümüz sosyologlarından olacaktır. Bunlardan birisi Türk sosyologu Amiran Kurtkan’ın, diğeri de Alman sosyologu Jakobus Wössner’in tanımıdır.

“Cemiyeti hareket halinde bir bütün olarak ele almakla vazifeli bulunan sosyolojinin, her şeyden evvel açıklamak zorunda olduğu ilk kavramın, bizzat cemiyetin kendisinin olacağı pek tabiidir… Cemiyet insan davranışını hem hürriyete kavuşturan, hem hudutlandıran, bir taraftan karşılıklı yardımlaşmalara imkân veren, diğer taraftan guruplaşmalara ve bölünmelere yol açan, değişen bir sosyal teşkilatlar ve münasebetler ağıdır”. Kurtkan bu cemiyet tanımından hareketle, “sosyoloji, sosyal münasebetler ve bunların teşkilatlanma tarzını ele alan bir bilimdir”  diyor. Wössner de “sosyoloji, belli bir kültüre mensup toplumun grup ve kurumlarında, sosyal süreçler tarafından şekillendirilmiş olan insan davranışlarının ilmidir”  şeklinde bir tanım yapıyor.

hem hürriyete kavuşturan, hem hudutlandıran, bir taraftan karşılıklı yardımlaşmalara imkân veren, diğer taraftan guruplaşmalara ve bölünmelere yol açan, değişen bir sosyal teşkilatlar ve münasebetler ağıdır”. Kurtkan bu cemiyet tanımından hareketle, “sosyoloji, sosyal münasebetler ve bunların teşkilatlanma tarzını ele alan bir bilimdir”[1] diyor. Wössner de “sosyoloji, belli bir kültüre mensup toplumun grup ve kurumlarında, sosyal süreçler tarafından şekillendirilmiş olan insan davranışlarının ilmidir”[2] şeklinde bir tanım yapıyor. Biz sosyolojiye giriş çerçevesinde ele alacağımız konular ve yapacağımız açıklamalarda her iki tanımı da gözden ırak tutmayacağız.



[1]       K. Bilgiseven, 3-4.

[2]       Wössner, 27.