Sosyolojide Tasvir Metodu- Tesadüfî Örnekleme – Kota Örneklemesi – Monografik – Anket-Mülakat – Gözlem teknikleri

Bir sosyal araştırmada sosyal olay ve olguların olduğu gibi, değişti-rilmeden ortaya konması “tasvir metodu” ile yapılır. Uygulamalı sosyal araştırmalarda tasvir metodunun özel bir şekli de “survey”dir. Buna “tarama modeli” de denilmektedir. Survey araştırmalarıyla objelerin, olay ve olguların, kavramların ne oldukları açıklanmaya çalışılır. Bu tür incelemeler mevcut durumları, şartları ve özellikleri olduğu gibi ortaya koymaya çalışır.
Survey araştırmaları, sadece verileri toplayıp mevcut özellikleri kaydetmek, olayların sanki fotoğrafını çekmek gibi basit bir işlemle tanımlanamazlar. Bu tür araştırmalar vasıflama ağırlıklı olmasına rağmen, olayların daha önceki olay ve şartlarla ilişkileri dikkate alınarak durumlararası etkileşim de açıklanmaya çalışılır. Verilerin analizi ve açıklanması suretiyle yorumlama, değerlen-dirme ve yeni durumlara uygulanacak şekilde genellemelere varma gibi daha yüksek seviyede işlemlere yer verilmektedir.

Mevcut bilgi kaynaklarının zenginliğine rağmen, bir araştırma probleminin cevaplandırılabilmesi için, gerekli bilgilerin, her zaman bunların arasında bulunması mümkün olmayabilir. Bu durumda anket ve mülakat teknikleriyle bu bilgilerin esas kaynağına müracaat edilir.

Survey metodu ile bir araştırmayı gerçekleş-tirmek iki yolla mümkün olmaktadır: Ele alınan anakitle ya tamsayımla, ya da ana kitleyi temsil yeteneğine sahip bir örneklemle tasvir edilir. Aslında sörvey tipi araştırma metotlarıyla geniş kitlelere ulaşılmak istenir. Bu nedenle survey tipi araştırmalarda tamsayım yoluyla anakitleyi tasvir imkânsız denecek kadar zordur. Anakitle büyüdükçe bu zorluk daha da artmaktadır. Mesela, nüfus sayımları, seçmen sayımları tamsayımlı survey örnekleridirler. Devlet bile çok sınırlı bu tür sörvey araştırmalarının altından zor kalkmaktadır. Tek başına bir araştırmacı bir yana, grup halindeki araştırmacılar dahi bu tür bir araştırmanın altından kalkamazlar. Bu kadar geniş bir kitleyi ele alıp incelemek, onlarla anket, mülakat yapmak, onları gözlemek, ortaya çıkan durumları teker teker test edip ölçmek, ne eleman, ne zaman ve ne de ekonomik imkân bakımından mümkün değildir. Yapılacak iş, anakitleyi temsil yeteneğine sahip, onun küçültülmüş bir modelini oluşturmak ve bu model vasıtasıyla ana kitleyi tasvire çalışmaktır. Ana kitleyi temsil yeteneğine sahip bu modele “örneklem” adı verilir.

Herhangi bir gözlem alanına giren obje ya da fertlerin tümüne “ana kitle” denir. Herhangi bir evrenden, belirli bir yolla seçilmiş daha küçük sayıdaki obje ya da fertlerin oluşturduğu gruba “örnek” denir. Örnekten edinilen bilgilere dayanarak evren hakkında vardamalarda bulunulur. Çünkü pekçok durumlarda asıl amaç örnek grubu tanımak değil, evreni (ana kitleyi) tanımak, onunla ilgili sonuçları çıkararak kararlar vermektir. İşte bir ana kitleden amaca uygun örnek seçme işlemine “örnekleme” ve seçilen örnek modele de “örneklem” adı verilir.
Ana kitleyi temsil yeteneğine sahip örneklemin seçimi için birçok yol mevcuttur. Ancak ana kitleden onu temsil edebilecek birimleri ve bu birimlerden oluşacak örneklemi seçebilmek için evreni iyi tanımak, hak-kında oldukça geniş bilgi sahibi olmak gerekir.
Tasvir metodunun gerçekleşmesinde beş önemli teknik söz konusudur. Bunlar:

• Tesadüfî Örnekleme
• Kota Örneklemesi
• Monografik Örnekleme
• Anket-Mülakat
• Gözlem teknikleri dir.

Burada kullanılan tesadüf kelimesine aldanmamak lazımdır. Günlük dilde tesadüf beklenilmeyen, önceden düşünülmeyen birisi veya bir olayla karşılaşmak anlamına gelir. Halbuki bizim burada kullandığımız tesadüf kavramı önceden tayin ve tespit ettiğimiz bir anakitlenin birimleri arasından kura çekmek suretiyle yapılan bir seçme işlemidir. Anakitledeki birimlerin hepsine örneğe girmeleri için eşit şans tanınarak bir tercih yapılmaz yani birimler arasında bir fark gözetilmezse, seçim tesadüfî yapılmış olur.

Tesadüfî örneklemede, örneğe girecek şahısların tespitinde rehber katologlar, harita veya fotoğraflardan, küme örneklemesi tekniklerinden yararlanılır. Eğer ana kitledeki birimlerin terim sayısı fazla ise “tesadüfî örnekleme sayıları” adı verilen tablolardan yararlanılır.

Tesadüfî örnekleme sonucunda elde edilen listede mevcut kişi ile mutlaka görüşülür. Bir başkası ile görüşülmemelidir. Mesela, 40 dairelik bir apartmanda 4. daireye kura isabet etmiş ise, görüşmeye gittiğimizde dördüncü dairede aradığımız kişi yoksa, nasıl olsa aynı binada oturuyorlar diye, karşıdaki 5. dairedeki kişi ile görüşme yapamayız. Bu şart dolayısı ile tesadüfî örnekleme, bazan zaman alan ve ekonomik bakımdan maliyeti artıran bir usüldür.
Kota kelimesi Türkçe’de sınırlandırma anlamına gelmektedir. Ana kitleden daha önce özellikleri tespit edilen örneklerin (kategorilerin) belli sınırlar dahilinde örneklemde yer almasını ifade eder. Demek ki, kota örneklemesinde önce ana kitle belirlenir, daha sonra bu ana kitlenin birimleri arasında benzerlik ölçüsüne göre bir gruplandırma ve kategorileştirme yapılır.
Kategorilerin teşkili modelin kurulması için gereklidir. Sosyal araş-tırmalarda kullanılan bellibaşlı kategoriler şunlardır:

     Kişilere göre kategoriler
     Ailelere göre kategoriler
     Mesleklere göre kategoriler
     İkamet yerine göre kategoriler
     Bölgeye göre kategoriler

Anakitlenin modeli araştırmanın amacına uygun kategoriler-den oluşmaktadır. Araştırma evrenine girecek kategoriler tespit edildikten sonra bu kategorileri oluşturan toplam nüfus tespit edilir. Artık araştırma evrenine giren nüfusun sayısı ve özellikleri belli olmuştur. Bundan sonra yapılacak iş, bu anakitleden (evrenden) minyatür modelin çıkarılmasıdır. Minyatür model, anakitlenin küçültülmüş şeklidir.

Ana modelden (anakitleden) minyatür model çıkartılırken kategoriler ana modelde hangi oranda temsil ediliyorsa minyatür modelde de aynı oranda temsil edilmelidirler. Mesela, erkeklerin oranı %51, kadınların oranı %49, çiftçilerin oranı %25, işçilerin oranı %45, hizmetlilerin sayısı %30 ise örneklemde de aynı oranda temsil edilmelidirler.
Anakitle örneklemin güvenilirliği ve yeterliliği oranında küçültülür. Böylece örnekleme giren nüfusun sayısı tespit edilmiş olur. Bundan sonraki aşamada iş, mülakatçı veya anketöre kalmıştır. Mülakatçı belli özellikte ve belli oranda kişilere anket uygulayacaktır. Ancak mülakatçıya kendilerine soru sorulacak kimselerin karakteristikleri kesin olarak verilmelidir.
Kota tekniği ile tesadüfi örnekleme tekniğini birbirinden ayıran temel karakteristik, tesadüfi örnekleme ile elde edilen örneklemdeki listelerde anket yapılacak kişilerin isim listesi anketöre veya mülakatçıya verilirken, kota usulünde teşkil edilen kategorilerin karakteristik özellikleri ve sayıları anketöre veya mülakatçıya verilmektedir.
Monografik örneklemede temel düşünce şudur: Eldeki bilgilere da-yanılarak tasvir edilmek istenen ana kitlenin herhangi bir alt grubu, ana kitleyi temsil edeceği varsayılarak, örneklem olarak seçilmesidir.
Monografik örnekleme ile araştırma yapabilmek için, ana kitlenin (araştırmanın evreninin) homojen olması gerekir. Aksi takdirde örneklem anakütleyi temsil etmez.
Monografik örnekleme ile gerçekleştirilen araştırmaya “monografi” adı verilir. Monografiler, tipik birimler üzerinde, mümkün olduğu kadar karşılaştırmaya elverişli, kantitatif ve kalitatif bilgiler toplamak amacıyla yapılan derinlemesine araştırmalardır. Aile monografileri, sendika monografileri, örnek olay monografileri, köy monografileri, şehir mono-grafileri, kasaba monografileri, vb. türleri vardır.

Monografik araştırmalarda, örnekleme girecek birimlerin seçimi tamsayımla veya tesadüfi örnekleme usulü ile de yapılabilir. Zira monografi özel bir sosyal grubu veya kurumu gözlemektir. Gözlenen genel olarak atölye değil, belki falan özel atölyedir; genel olarak aile değil, belki falan ailedir.

Monografik araştırmalarda örnekleme giren birimler en küçük parçalarına kadar analiz edilirler, analiz edilen parçalar arasında karşılaştırmalar yapılır; birimlerin tek tek tasviri ile örneklemin tasvirine ve örneklemin tasvirinden de anakitleye ait vardamalarda bulunulur; örneklem vasıtasıyla anakitle tasvir edilir.

Anket, bir problemle ilgili olarak, çeşitli kimselerin, bilgi, tecrübe ve ilgilerini anlamak amacı ile yapılan soruşturmalardır. Diğer bir tanımla anket, kalem-kâğıt yolu ile ferdin veya grubun kendisi hakkında bilgi vermesi şeklidir.
Bilgi toplama aracı genellikle bir soru cetvelidir. Cetvelde nelerin yer alacağını, araştırma probleminin ilgilendiği değişkenler belirler. Aynı değişkeni araştıran sorular, başka çalışmalarda denenmiş ve başarılı olmuşsa bunların kullanılması tercih edilmelidir.
Soru cetveli hazırlandıktan sonra, kesinleşmeden bir denemeye tabi tutularak hazırlayanın sezemediği pürüzler giderilir. Bir sorunun anlaşılıp anlaşılmadığı, birkaç şekilde mi anlaşıldığı, cevapların beklenildiği gibi mi yoksa beklenilenin aksine çok mu değişik olduğu, cevaplarda dağılımın normal olup olmadığını bu çalışma gösterecektir.
Soru cetveli hazırlanırken, uygulama tekniği üzerinde de bir karara varılır. Araştırmanın ilgilendiği topluluğun eğitim seviyesi yüksek; sorulara kolay ve kısa cevaplar vermek mümkünse; cevapların irdelenmesine ihtiyaç görülmüyorsa posta yoluyla uygulama tercih edilebilir. Anket uygulanacak topluluğun eğitim seviyesi farklılıklar gösteriyorsa, sorular birtakım açıklamaları gerektiriyorsa, anketör ve denek arasında yakınlık kurulur. Yani anket yüzyüze görüşme suretiyle yapılır. Cetveller denek tarafından doldurulurken anketör hiçbir şeye karışmamalıdır.
Sosyal bilimlerde anket tekniği, laboratuvar tekniği niteliğinde olup, kolay ve maddî imkânları fazla zorlamadan, bilgileri doğrudan doğruya toplamaya elverişli bir tekniktir. Ayrıca anket sayesinde büyük gruplar üzerinde araştırma imkânı sağlanır.
Anket her konuda yapılabilir. Fakat hem örneklemin ve hem de anketlerdeki soruların ve anketin uygulamasının çok iyi plânlanması, hazırlanması ve uygulanması lâzımdır. Anketörün anketi uygulama tekniklerini bilmesi yanında, anketi cevaplandıracak kişilerin eğitim, ekonomik, sosyal ve politik özellik ve tutumlarını çok iyi kavramış olması gerekir.
Soruların, onları cevaplandıran kişilerin kişiliği, inanışları, şahsî özellikleri, çevresi ve çalıştığı yer ile çelişkiye düşmemesi, anlayış, kavrayış ve bilgi seviyelerine uygun olmaları gerekmek-tedir.
Anketteki sorular özelliklerine göre gruplanmalıdır. Bir ankette soruların formunu tayinden önce, soruların amaçlarına göre sınıflandırma işlemi çözümlenmelidir. Bir ankette amaçlarına göre sorular dört başlık altında toplanabilir. Bunlar: Olgu soruları, görüş ve kanaat soruları, bilgi soruları ve davranış sorularıdır.
Görüşme, tasvir metodunu gerçekleştirmede bilgi toplama teknikleri arasında yer alır. Görüşme, sözlü iletişim yoluyla veri toplama tekniğidir. Görüşme çoğunlukla, yüzyüze yapılmakta ise de, telefon ve televizyon gibi anında ses ve resim ileticileriyle de olabilir.

Görüşmede söylenenlerin yüzeysel anlamları yanında, gerçek ve derinliğine anlamları da çıkarılabilir. Yapmacık cevapların ayıklanabilmesi ve gerçeklerin ortaya çıkarılabilme ihtimali yüksektir. Araştırmacı, karşılaştığı her karanlık noktayı, anında soracağı sorularla aydınlatma imkânına sahiptir. Görüşmede ses tonu, mimikler ve soruları cevaplamada gösterilen istek, söylenenlerin değerlendirilmesinde önemli ipuçları niteliğindedir.
Görüşme ile veri toplamanın geniş uygulama alanı vardır. Mesela, hastası ile konuşan bir doktor, müvekkili ile görüşen bir avukat, suç zanlısını sorguya çeken bir savcı, öğrencisini dinleyen bir öğretmen, kamuoyu araştırması yapan biri gibi.
Görünürdeki kolaylığına karşılık, görüşmenin öznelliği ve güçlülüğü önemli sınırlılıklar getirir. Görüşmecilerin seçimi, eğitimi, özel bir çaba ve duyarlılık gerektirir. Çok iyi yetişmiş görüşmeciler olmadıkça, özellikle, görüş, inanç tutum gibi aslında şahsi olan birçok konuda veri toplama ihtimali son derece sınırlıdır.
Bütün bilimler, başlangıçta gözleme dayanır. Gerçekte bütün diğer metotlar gözlemin birer türüdürler. Bilimsel yollarla varılan sonuçların geçerliliğini denemek için de yine gözleme başvurulur. Problem ile muh-temel çözüm yolları, dikkatli bir gözlem sonucu algılanabilir. Gözlem, olaylar arasındaki nitel ve nicel olabilecek bağların bulunmasına ve onların istenen biçimlerde etkilenmesine imkân sağlar.
İki türlü gözlem vardır. Bunlar:

• Dışarıdan gözlem
• Katılarak gözlem dir.

Dışarıdan gözlemde, gözlenenin gözlemciyi görme imkânı yoktur. Özellikle rehberlik ve psikolojik çalışmaların yürütüldüğü, bir yüzü aynalı olan bir camla çevrilmiş deney odaları, bu tür gözlemler için geleneksel uygulama örnekleridir. Dışarıdan bakan gözlemci, içeride olanları gördüğü halde gözlenen canlının bundan haberi olmaz. Gözlemcinin varlığı ile gözleneni etkileme tehlikesi en düşük düzeydedir.

Katılarak gözlemde, gözlemci, gözlenenle birlikte olup, onlardan biri gibi davranır. İdeal olarak onun bir gözlemci olduğu da bilinmez. Bu tür gözlemler özellikle antropologlarca yoğun şekilde kullanılır.

Katılarak gözlem dışarıdan gözleme oranla, daha çok bilgi verir. Dışarıdan gözlemde gözlenen davranışların nedenleri, gözlemci tarafından kestirilmeye çalışıldığı halde katılarak gözlemde bu nedenler daha derinliğine ve daha geçerli bir biçimde tespit edilebilir. Belli bir davranışı kestirmenin en iyi yolu onu yaşamak ve duymaktır.

Gözlemde, gözlemcinin şahsî yapısı, tutumları, değer yargıları, inançları, istek, arzu ve ihtiyaçları, beklentileri gözlem sonuçlarını etkiler. Aynı şekilde gözlenen de gözlendiğinin farkında olduğunda tabii davranmaz. Gözlemin başarılı olabilmesi için gözlemcinin objektif davranması yanında, tabii ortamı meydana getirmesi önemlidir.