Sosyoloji uğraşısı

51
PAYLAŞ

Sosyoloji uğraşısı

Sosyolojik imgelem bizim, yalmzca bireyi ilgilendirir görünen pek çok olayın gerçekte daha geniş sorunları yansıttığını görebilmemizi sağlar. Örneğin boşanma, boşanan bir kişi için son derece güç bir süreç olabilir – Mills’in deyişiyle kişisel bir sorun. Ne ki, Mills’e göre, bütün evliliklerin üçte birinden fazlasının on yıl içerisinde bozulduğu bugünün Britanya’sı gibi bir toplumda, aym zamanda bir toplumsal sorundur da. Bir başka örnek alındıkta, işsizlik işinden atılmış olan ve başka bir iş bulamayan birisi için kişisel bir trajedi olabilir. Yine de bir toplumdaki milyon­larca insan aym durumda olduğunda, kişisel bir ümitsizliğin ötesine geçer:

işsizlik artık büyük toplumsal eğilimleri dile getiren bir kamu sorunudur.

Bu tür bir bakış açışım kendi yaşamımza uygulamaya çalışın. Yalmz­ca sorunlu olayları düşünmeniz gerek­miyor. Örneğin bu kitabın sayfalarını neden çevirdiğinizi, neden sosyoloji öğrenmeye karar verdiğinizi bir düşünün. Bu dersi yalmzca derece sahibi olmak için alan gönülsüz bir sosyoloji öğrencisi olabilirsiniz. Ya da konu hakkında daha fazla şey öğrenmeye çalışan istekli bir öğrenci olabilirsiniz. Amacımız ne olursa olsun, sosyolojiyle uğraşan başka kişilerle, siz bilmeseniz bile pek çok ortak nokta­nızın bulunması olanaklı. Sizin kişisel kararınız toplumun geneli içerisindeki konumunuzu yansıtacaktır.

Aşağıdaki özellikler size uygun mu? Genç misiniz? Beyaz mısınız? Profes­yonel ya da beyaz yakalı bir geçmişiniz mi var? Gelirinizi artırmak için geçici bir işte çalıştınız mı ya da hala çalışıyor musunuz? Kendinizi özellikle ders çalışmaya adamış olmamanıza karşın, eğitiminiz bitirdiğinizde iyi bir iş bulmak mı istiyorsunuz? Sosyolojinin ne olduğunu gerçekten bilmiyor, ancak insanların gruplar halinde nasıl davra­nacaklarına ilişkin bir şey olduğunu mu düşünüyorsunuz? Sizlerin dörtte üçünden fazlası bu soruların hepsine evet yanıtını vereceklerdir. Üniversite öğrencileri genel nüfusu tipik olarak yansıtmasalar da, daha ayrıcalıklı kesimlerden gelme eğilimi gösterirler; onların tutumları da genel olarak arkadaş ve tanıdıklarının benimsediği tutumları yansıtırlar. Geldiğimiz top­lumsal kökenler, hangi tür kararların uygun kararlar olduğunu düşünme­mizle büyük ölçüde bağlantılıdırlar.

Ancak bu sorulardan birine ya da birden fazlasına hayır yanıtı verdiğinizi düşünelim. Bir azınlık grubundan ya da yoksul bir kökenden gelmiş olabilirsi­niz. Orta yaşlı ya da daha yaşlı olabilir­siniz. Ne ki değişen bir şey yoktur; olasılıkla başka sonuçlar ortaya çıka­caktır. Şimdi olduğunuz yere gelmek için mücadele etmek zorunda kalmış olabilirsiniz; üniversiteye gideceğinizi söylediğiniz arkadaşlarınız ve diğerleri­nin düşmanca tepkilerini aşmanız gerekmiş olabilir ya da tam zamanlı anne babalık ile yüksek öğrenimi birleştiriyor olabilirsiniz.

Kendimizi içinde bulduğumuz toplumsal bağlamlar hepimizi etkilese de, davranışlarımız yalnızca bu bağlamlar tarafından belirlenmemek­tedir. Bizler, kendi bireyliğimize sahibiz ve onu yaratırız. Toplumun bizi nasıl yönlendirdiği ile bizim kendimizi nasıl gerçekleştirdiğimiz arasındaki bağlantı­ları incelemek sosyolojinin işidir. Bizim etkinliklerimizi hem çevremizdeki top­lumsal dünyayı yapılaştırır -biçimlen­dirir- hem de yanı zamanda bu toplum­sal dünya tarafından yapılaşürılır.

Toplumsal yapı kavramı, sosyolojinin önemli kavramlarından birisidir. Bu kavram, yaşamımızdaki toplumsal bağlamların yalnızca olay ya da eylemlerin rasgele biraraya gelme­siyle ortaya çıkmış olduklarına değil, bunların belirli yollardan yapılaşmış ya da kalıplaşmış oldukları olgusuna göndermede bulunur. Bizim davranış biçimlerimizde ve birbirimizle girdiği­miz ilişkilerde düzenlilik vardır. Ne ki toplumsal yapı, bir bina gibi insan eylemlerinden bağımsız olarak varolan fiziksel bir yapıya benzemez. İnsan toplumları her zaman, yapılaşma süreci içerisindedir. Toplumlar her an,

onu oluşturan “yapı taşları” sizin ve benim gibi insanlar tarafından yeniden kurulurlar.

Örnek olarak, yine kahveyi ele alalım. Bir fincan kahve otomatik olarak elinize gelmez. Siz, örneğin, belirli bir kafeye gitmeyi, late ya da espersso içmeyi seçersiniz. Bu kararları verirken, milyonlarca başka insan gibi, kahve piyasasını biçimlendirir ve belki de sizden binlerce kilometre uzakta, dünyanın öteki tarafında yaşayaş kahve üreticilerinin yaşamlarını etkilersiniz.