Sosyoloji Teorilerinin Sınıflandırılması

PAYLAŞ

 

Sosyoloji teorileri bu konu üzerinde çalışmalar yapan sosyologlar tarafından çeşitli şekillerde sınıflandırılmaktadır. Bu sınıflandırmalar münhasıran teorileri inceleyen çalışmalarda tüm sosyoloji tarihini kapsayan boyutlarda ele alınmakta,** genel sosyoloji kitaplarında daha çok geçerliliğini sürdüren teoriler üzerinde durulmakta, diğer sosyoloji kitaplarında ise konuyla olan ilgileri ölçüsünde kısmen anlatılmaktadır. Sosyoloji tarihi çalışmalarında ise çoğu zaman biyografik düzlemde konu incelenirken, üzerinde durulan sosyologun hayatı ve eserlerinin yanı sıra teorisi de anlatılmaktadır.
Biz burada sosyoloji teorilerinin hangi kriterlerle sınıflandırıldığını anahatlarıyla ortaya koyan genel bir sıralama yapmakla yetineceğiz. Çünkü sosyoloji teorilerinin nasıl sınıflandırıldığını bilmenin çok önemli olmadığını, analizi yapılacak alana hangi teorilerin açıklama getirdiğinin ve konuyla ilgili kavramların hangi teoriler tarafından kullanıldığının bilinmesinin yeterli olduğunu düşünüyoruz:

     İçinde yer aldıkları okula göre: Evrimci, tarihçi, yapısalcı, fonksiyonalist, etkileşimci teoriler gibi…
     Açıkladıkları olgulara göre: Sosyal değişme teorileri, tabakalaşma teorileri, bütünleşme teorileri gibi…
     Dayandıkları bilim anlayışlarına göre: Pozitivist, realist, fenomenolojist sosyoloji teorileri gibi…
     Kronolojik sıralarına göre: “XIX. yüzyıl teorileri – XX. yüzyıl teorileri” ya da “klasik teoriler – günümüz teorileri” gibi…

Böyle bir sınıflandırmanın tarihsel bir sıralama yapmanın ötesinde çok fazla bir anlamının olmadığı ortadadır. Çünkü sosyal bilimlerin tari-hinde bir teoriden diğerine geçiş, herzaman Kuhn’un belirttiği anlamda devrimci bir görünüm arzetmez. Zamanla eski teoriler gözde olabilir ve yeni bakış açılarıyla zenginleşebilir. Nitekim İkinci Dünya Savaşı’nı takip eden yıllarda Marksist teorinin yeniden cazibe kazandığı görülmüştür. Fakat bu husus, Kuhn’un yanlışlanması olarak da düşünülmemelidir. Bazen bir teoriden diğerine çok hızlı geçişler -strüktüralizmin 1960’lı yıllara damgasını vurması gibi- de olabilmektedir.

     Temel aldıkları bağımsız değişkene göre: Biyolojist, psikolojist, sosyolojist, coğrafyacı, iktisatçı sosyoloji teorileri gibi…
     Kapsamlarına göre: Sosyoloji teorileri kapsamına, yani açıklama getirdiği alanın boyutlarına göre “makro”, “meso” ve “mikro” teoriler olmak üzere üç kategoriye ayrılmaktadır. “Grand teori” ya da “büyük boy kuram” da denilen makro teoriler, sosyal realitenin bütününü açıklama, yani evrensel olma iddiasında bulunan teorilerdir. Birbiriyle ilişkili çok sayıda önerme içerdikleri ve insan davranışının tüm yönlerini açıklayan büyük kavramsal şemalar sağladıkları için bu teorilere “genel” teori denilmektedir.

“Meso teori” ya da -bu ayrımı ilk defa yapan R. K. Merton’ın ifadesiyle- “orta boy teori” ise, “büyük kavramsal şemalarla spekülasyon yapan genel teoriler ile küçük hipotezlerden yola çıkan sıradan empirik araştırmalar arasında yeralan ve toplumsal davranışların pek çok empirik olarak gözlemlenebilir düzenliliğini ortaya çıkaran teoridir”. Zaman zaman “minyatür teori” de denilen orta boy teori, toplumsal hayatın sınırlı bir alanını açıklamanın ötesinde bir iddiada bulunmaz.
“Mikro teori” ise birey bazında yapılan dar kapsamlı araştırmalara dayalı teorilerdir. Örneğin, bir sınıfın öğrencileri “mikro”, okul “meso”, eğitim sistemi ise “makro” ölçekli araştırmalardır.

• Genel yaklaşımlarına (topluma bakışlarına) göre: Uzlaşma teorileri, çatışma teorileri, etkileşim teorisi gibi…