SOSYO-KÜLTÜREL YAPI

 

 Sorokin toplumu bir “sosyo-kültürel yapı” olarak görmekte idi. Parsons ise “Toplum, uzun vadeli var olmanın temel fonksiyonel gereklerini kendi kaynaklarından alan bir toplumsal sistemdir” diyordu. Dikkat edilecek olursa, her iki tanımda da vurgulanan toplumun bir “sosyo-kültürel sistem” olduğudur. Diğer bir ifade ile biz bu sosyo-kültürel sistemi “toplum” olarak adlandırıyoruz.
Toplum kendisini meydana getiren alt sosyo-kültürel sistemlerin bir bütünüdür. Bu alt sosyo-kültürel sistemlerin her biri de kendi içerisinde bir bütünü ve alt sistemleri oluşturur. Bu alt sistemler bir yandan kendi fonksiyonlarını yerine getirirken diğer yandan parçalar arasında ve parçalarla bütün arasındaki fonksiyonel ilişkilerden ana bütün ve sistem oluşur.
Benzetmek gerekirse sistem bir balıkçı ağına benzer; belli bir kültüre göre fertleri tarafından ilmik ilmik, oya oya, örülerek teşkilatlandırılmış yapısal bir modeldir. Tanıma dikkat edilecek olursa, toplumun bir oluşum süeci, bir de süreçler vasıtasıyla oluşmuş fonksiyonel bütünlüğü vardır.
Bütün bu edip-eylemeler, toplum üyeleri tarafından yaratılan, sonra da dönüp uyulan bir kütürel yapıda gerçekleşmektedir.