Sosyal Sapmaları Kontrol

 

Toplumun bir diğer görevi de, ortaya çıkan veya çıkabilecek davranış sapmalarını kontrol etmek ve düzeltmektir. Sosyal sapma, sosyal organizasyonsuzluğun temelinde bulunur. Bu nedenle sapkın davranışlar yukarıda belirtilen fonksiyonel şartlarla sıkı sıkıya birbirine bağlıdır. Zira, fonksiyonel şartlar tek tek toplum üyelerini o derece motive etmeye eğilimlidirler ki, toplum bizzat kendi kendine yeterli bir davranış sistemi geliştirir ve bununla varlığını devam ettirir. Buradan hareketle de yaptırım gücü elde eder. Böyle spesifik davranış kontrollerinden mahrum olma durumunda toplumun istikrarı tehlikeye düşer. Bunu şu iki şartla açıklayabiliriz:

     Beklentilerin tatminindeki kısıtlılık
     Hatalı ve eksik sosyalleşme, sapkın normlara göre sosyalleşme (mesela, belli normlara göre örgütlenmiş cinayet birlikleri, ihtilal grup-ları gibi..).

İnsan, sınırları kestirilemeyen istek, arzu ve ihtiyaç sahibi bir varlıktır. Halbuki toplum ondan bu ihtiyaç, istek ve arzularının sınırlanmasını ve belli kurallar çerçevesinde tatminini ister. Beklentilerin tatminindeki farklılık, kişiyi birtakım sapma davranış-larına sürükleyebilir. Fert, toplum tarafından tatmini engellenen bu istek, arzu ve ihtiyaçları tatmin için toplumun müsaade ettiği sınırlar dışına taşarak beklentilerini tatmine yönelir. Mesela, rüşvet, zor kullanma, hilekârlık, cinsel taciz vb. Böyle durumlarda toplum kendi kontrol mekanizmalarını kullanarak bu sapma davranışlarını kontrol altında tutmalı ve iyileştirme yoluna gitmelidir. Zira toplum, belirli bir hedefe ve arzuya kavuşabilmek için her metoda ve her araca izin ver-mez.
Eksik ve hatalı sosyalleşme, genellikle ferdi farklı davranışlara yöneltir.
Sosyalleşme hayat boyu devam eden bir olgudur. Bu süreçte fert, toplumun sosyo-kültürel yapı ve değerleri ile bütünleşir. Ancak bu bütünleşme bir kopya şeklinde teşekkül etmez. Diğer bir ifade ile, sosyalleşme derecesi ile toplum kuralları arasında belli bir mesafe kalır. İşte bu mesafenin oranı sosyalleşmenin gerçekleşme düzeyini ifade eder. Sosyal sistemin işleyişini sıkıntıya sokmayacak şekildeki eksik sosyalleşme tabiidir, hatta sosyal gelişme için gereklidir. Fakat bizim burada ifade etmek istediğimiz; sosyal sistemin işleyişini zorlaştıran eksik ve hatalı sosyalleşmedir. Buna haklı olmayan sosyalleşme de diyebiliriz.
Bir ferdin haklı sosyalleşmesi toplumun beklentilerine cevap vermesi olarak ifade edildiğinde, haklı olmayan sosyalleşme de ferdin, toplumun kendisinden beklediği davranışları yerine getirememesi durumu olarak nitelendirilebilir. Bununla beraber, normal sosyalleşmede olduğu gibi, bir ferdin eksik, hatalı veya haklı olmayan sosyalleşmesinde:

     Ferdin biyolojik ve fizyolojik yapısı
     Psikolojik yapısı
     Sosyo-kültürel çevresi
     Fiziki ve coğrafi çevresi
     Zaman faktörü
     İletişim faktörü
     Mesajın durumu
     Eğitim faktörü etkili rol oynar.

Toplumun görevi, eksik veya hatalı sosyalleşme durumlarını gider-mek, tedbirlerini almak ve böylece yeniden sosyalleşme ortamı ve imkânlarını sağlamaktır. Toplum bu görevi formel ve informel normların yaptırım gücünü harekete geçirerek sağlar.
Bu biraz kapalı olarak ifade ettiğimiz hususları şu şekilde açabiliriz: Bazen; sosyal yapı içindeki yerleri dolayısıyla, bütün bir grup veya sosyal kategori mensuplarının uygunsuz ve yetersiz biçimde bir sosyalleşme geçirmiş olmaları mümkündür. Mesela, aşağı ekonomik gelir sınıfına mensup bir çocuk, orta sınıfın çoklukta bulunduğu bir okul sistemine uymak bakımından yetersiz bir sosyalleşme geçirmiş olabilir. Keza; şehrin kenar mahallesinde oturan bir kişi, kendi çevresinde kabul edilmiş saldırgan veya cinsel bir davranış elde etmiş, ancak bunlar, toplumu idare eden kanunlarca örneklerden ve standartlardan sapan hareketler olarak tarif edilmiş olabilirler. Böylece toplum sistemi kişilere farklı biçimde etki eder.
Uygunsuz sosyalleşme kişisel nedenlerden de meydana gelebilir. Mesela, sosyalleşme durumunda olan kişi, aklen zayıf, temel fizik bakımından engelli, malul olabilir. Keza kültür, taşıdığı inanç, davranış ve değerleri itibariyle gelenekçi ve statik karakterde olduğundan, yeni bilgilerin yayılmasına kabiliyetsiz bulunabilir.
Kişi ne kadar ihtiraslı ve hevesli olursa olsun, bazı sınırlamalar dolayısıyla yeteneklerinin ancak bir kısmını kullanabilmektedir. Günümüzde, ileri derecede uzmanlaşmış bir toplum hayatı, rolleri ve fonksiyonları çoğalmış ve kişinin mensubu bulunduğu aile, meslek, din gruplarının kendisine verdiği rolleri tam yerine getirebilmesi imkânsızlaşmıştır. Bir kimsenin yerine getirmesi gereken rollerden birisinde tam başarı gösterebilmesi için de olağanüstü bir çaba ve ısrarda bulunması, enerji tüketmesi gerekmektedir.