Sosyal Kurumlar Bilimi Olarak Sosyoloji

 

İster Weber’in “sosyal davranış”, isterse Durkheim’in “sosyal münasebet” kavramlarını kullanalım, en az iki kişi arasındaki ilişkiyi (insan-insan ilişkisini) ifade eden bu davranışlar, başka bir yapının oluşumuna dönüşürler. Bunlar da sosyal normlar ve kurumlardır.

 

Fert, çevresi tarafından tasvip gören davranış modellerine şuurlu veya şuursuz bir biçimde uyar. Böylece fert çevresindekilerle iyi ilişkiler kurma imkânına kavuşur.

 

Fert grup içinde, toplumun ona statülerine uygun olarak önerdiği rol modellerini dikkate alan davranışlar çerçevesinde hareket eder. Bu nedenle karmaşık bir toplum içindeki fertlerin birbirleri ile olan ilişkilerinde statü ve rol dağılımları önemli bir yer işgal eder. Daha açık bir ifade ile toplumun önerdiği rol ifaları, statüler etrafında bir yumak oluşturarak norm haline gelirler.

 

Birbirleriyle ilişkisi olmayan somut gruplarda ortak modeller, toplumdan topluma değişir. Buna karşılık bir toplum içinde geniş ölçüde bu ortak modeller benzer görevleri gören tüm gruplara dayatılır. İşte bu modellere kurum normu adı verilir. Bu anlamda sosyal kurum davranışların kural haline gelmiş, yapılaşmış usulleridir.

 

Kurum ile sosyal grup  birbirine karıştırılmamalıdır. Sosyal grup, grubu meydana getiren üyelerin bir organizasyonu iken, kurum, sosyal grubun üyeleri arasındaki davranışa dayalı ilişkilerin yapılaşmış şeklidir. Bu nedenle sosyal kurumlar belli sosyal gruplar içerisinde vardır. Ancak, sosyal grup olmadan kurumun teşekkülü mümkün olmadığı gibi, kurumsuz sosyal grup da yaşayamaz. Sosyal grupla kurumu birbirinden ayıran bu temel özelliği şu ölçü ile ayırmak mümkündür: Sosyal gruba üye olunur, (mesela bir sendikaya üye olunur), sosyal kurum ise davranış normu olarak benimsenir (mesela bir grevde işçiler aynı davranışları sergilerler).

 

Kurumlar belli ihtiyaçlar etrafında yapılaşmış davranış kalıpları ve sosyal hayatı düzenleyen davranış kurallarıdırlar. Bu anlamda kurumlar kültürün bir kısmıdır. Kültür gibi grubun üyeleri tarafından öğrenilirler ve benimsenerek bir hayat üslubu haline gelirler.