Siyaset

Geleneksel toplumdan endüstri toplumuna doğru değişme sürecinde devlet, -Weber’in terimleriyle- “geleneksel otorite”den “yasal otorite”ye doğru evrilmekte, doğa-üstü bir imana kendini vermekten -dine dayalı olmaktan- sürekli olarak uzaklaşmakta ve ‘kutsal’ niteliğini kaybederek ‘tüzel’ kişiliğe dönüşmektedir. Bu süreçte -siyasal partilerin varlığını, yönetimin sınırlı bir dönem için tüm yetişkin yurttaşların oylarıyla seçilmiş olanlara verilmesini, ‘seçilmişler’in ‘atanmışlar’a üstünlüğünü, “kuvvetler ayırımı”nı ve “baskı grupları”nın varlığını içeren- demokrasi ve insan hakları ön plana çıkmakta, ‘birey’in önem kazanması “jandarma devlet” değil “garson devlet” taleplerini artırmaktadır. Yine bu süreç devletin ekonomiden çekilip ‘patron’ olmak yerine ‘organizatör’ olmakla yetinmesi yönünde devam etmektedir.