SİYASAL YAPI

393

 

SİYASAL YAPI

 

Siyasal yapı, kamu
politikasının oluştu­rulmasına ve yürütülmesine katılan, ya da bunu etkileyen
somut ve analitik yapıların meydana getirdiği bütündür. Yapı (bünye) kavramı,
biçimsel, teknik ve maddi örgütle­ri, ya da birimleri anlattığı gibi, insanlar
arasındaki ilişkiler düzenini ve davranış modellerini de ifade eder. Sosyal
bilimciler, yapıyı, “somut” ve “analitik” olmak üzere ikiye
ayırmaktadırlar.

Somut siyasal yapı,
çeşitli kısım, öğe yada üyelerden oluşan biçimsel üniteler veya örgütlerdir.
Hükümet, Türkiye Büyük Mil­let Meclisi, siyasal partiler ve anayasa, bu grupta
yer almaktadır. Siyasal somut yapıyı oluşturan öğeleri ya da parçalan, fiziki
ola­rak birbirinden ayırmak mümkündür. Örne­ğin, siyasal parti grupları,
başkanlık divanı üyeleri, çeşitli komisyonlar ve idarî amirle­ri, bir siyasal
somut yapı olan yasama orga­nını meydana getiren belli başlı öğelerdir. Bu
Öğelerin her biri, diğerlerinden ayırdedİ-lebilecek belirginliğe sahiptir.
İklim, doğal kaynaklar ve nüfus gibi siyasetin fiziki ve beşerî öğeleri de,
somut yapı kavramı için­de değerlendirilmekledir. Çağdaş sosyal bi­limciler
toplumu; hükümet, siyasal parti, meclis, aile, firma, sendika, vakıf, dernek ve
benzeri somut yapılardan meydana gel­miş genel bir somut yapı olarak değerlen­dirmektedirler.

Analitik siyasal yapı,
bir toplumun kol-lekıif ilişkiler düzenini, siyasal inanç siste­mini ve
kültürünü anlatır. Bu anlamda yapı, genelde toplumsal ilişkiler düzeni, ya da
modeli olarak tanımlanır. Rol, en çok kulla­nılan bir analitik yapıdır. Beşeri
ilişkiler modeline “rol” denilmektedir. Bireylerin toplumdaki
rolleri, onların statüleri ile ilgi­lidir. Rol, bir bakıma statülerin somutlaş­mış
bir biçimidir. Sosyal hayatta her bire­yin, statüsü gereği yapması gereken
davra­nış biçimleri bulunmaktadır. Rol, hem ku­rallarla -bir kimsenin yapması
gereken şey ve hem de eylemlerle -bir kimsenin fiilen yaptığı şeyle- ilgili bir
kavramdır. Bunlar­dan birincisine “rol gerekleri”, ikincisine de
“rol ifası” denilmektedir. Rol kavramının .amacı, toplumla birey
arasında bir sınır çiz­mektedir.

inançlar (beliefs),
kültürün ve dolayısryla analitik siyasal yapının en önemli unsu­runu meydana
getirir. Kültürler, birer inanç temleridir. Siyasal sistemlerde anahtar rolü
oynayan değerler, inançların belirgin ör­nekleridir. Her toplum,
“iyi”, “kötü”, “doğ­ru”, “yanlış” gibi
değerler sistemine sahip­tir. Değerler; özgürlük, eşitlik, adalet ve
ferdiyetçilik gibi çekici kavramlarla anlatı­lır. Bu genel ve soyut değerler,
belirli norm­lar aracılığı ile gerçekleştirilir. Örneğin, se­çimlerde her
seçmenin bir tek oy kullanma hakkına sahip olması, “siyasal eşitlik”
de­ğerini gerçekleştirmek için konulan bir normdur.

Siyasal faaliyetler;
inançlar, değerler ve normların oluşturduğu sosyal ortamda, bi­reyler ve
gruplar tarafından somut örgütler aracılığı ile yürütülmektedir.

Bilâl ERYILMAZ