Siyasal Yapı Tanımı, Modelleri

28

Ruyalar/siyasal-ekonomi” 168″ 226″

Siyasal  Yapı

Siyasal yapı, kamu politikasının oluşturulmasına ve yürütülmesine katılan, ya da bunu etkileyen somut ve analitik yapıların meydana getirdiği bütündür. Yapı (bünye) kavramı, biçimsel, teknik ve maddi örgütleri, ya da birimleri anlattığı gibi, insanlar arasındaki ilişkiler düzenini ve davranış modellerini de ifade eder. Sosyal bilimciler, yapıyı, “somut” ve “analitik” olmak üzere ikiye ayırmaktadırlar.

Somut siyasal yapı, çeşitli kısım, öğe yada üyelerden oluşan biçimsel üniteler veya örgütlerdir. Hükümet, Türkiye Büyük Millet Meclisi, siyasal partiler ve anayasa, bu grupta yer almaktadır. Siyasal somut yapıyı oluşturan öğeleri ya da parçalan, fiziki olarak birbirinden ayırmak mümkündür. Örne­ğin, siyasal parti grupları, başkanlık divanı üyeleri, çeşitli komisyonlar ve idarî amirleri, bir siyasal somut yapı olan yasama organını meydana getiren belli başlı öğelerdir. Bu Öğelerin her biri, diğerlerinden ayırdedilebilecek belirginliğe sahiptir. İklim, doğal kaynaklar ve nüfus gibi siyasetin fiziki ve beşerî öğeleri de, somut yapı kavramı içinde değerlendirilmekledir. Çağdaş sosyal bilimciler toplumu; hükümet, siyasal parti, meclis, aile, firma, sendika, vakıf, dernek ve benzeri somut yapılardan meydana gelmiş genel bir somut yapı olarak değerlendirmektedirler.

Analitik siyasal yapı, bir toplumun kollekıif ilişkiler düzenini, siyasal inanç sistemini ve kültürünü anlatır. Bu anlamda yapı, genelde toplumsal ilişkiler düzeni, ya da modeli olarak tanımlanır. Rol, en çok kullanılan bir analitik yapıdır. Beşeri ilişkiler modeline “rol” denilmektedir. Bireylerin toplumdaki rolleri, onların statüleri ile ilgilidir. Rol, bir bakıma statülerin somutlaşmış bir biçimidir. Sosyal hayatta her bireyin, statüsü gereği yapması gereken davranış biçimleri bulunmaktadır. Rol, hem kurallarla -bir kimsenin yapması gereken şey ve hem de eylemlerle -bir kimsenin fiilen yaptığı şeyle- ilgili bir kavramdır. Bunlardan birincisine “rol gerekleri”, ikincisine de “rol ifası” denilmektedir. Rol kavramının amacı, toplumla birey arasında bir sınır çizmektedir.

İnançlar (beliefs), kültürün ve dolayısıyla analitik siyasal yapının en önemli unsurunu meydana getirir. Kültürler, birer inanç temleridir. Siyasal sistemlerde anahtar rolü oynayan değerler, inançların belirgin örnekleridir. Her toplum, “iyi”, “kötü”, “doğru”, “yanlış” gibi değerler sistemine sahiptir. Değerler; özgürlük, eşitlik, adalet ve ferdiyetçilik gibi çekici kavramlarla anlatılır. Bu genel ve soyut değerler, belirli normlar aracılığı ile gerçekleştirilir. Örneğin, seçimlerde her seçmenin bir tek oy kullanma hakkına sahip olması, “siyasal eşitlik” değerini gerçekleştirmek için konulan bir normdur.

Siyasal faaliyetler; inançlar, değerler ve normların oluşturduğu sosyal ortamda, bireyler ve gruplar tarafından somut örgütler aracılığı ile yürütülmektedir.

Bilâl ERYILMAZ – SBA