Home Felsefe Yazıları Siyasal Toplumsallaşma Tanımı, Gelişimi

Siyasal Toplumsallaşma Tanımı, Gelişimi

0
36

Ruyalar/siyasal-davranis” 248″ 187″


Siyasal Toplumsallaşma

Siyasalsosyal çevre ile birey arasında hayat boyu devem edegelen dolaylı ve doğrudan etkileşim sonucunda, bireyin siyasal sistemle ilgili inanç, davranış, tutum ve değerlerinin gelişmesini anlatan bir kavramdır. Siyasal toplumsallaşma, siyasal inanç, davranış ve değerlerin birey tarafından benimsenmesi, ya da siyasal sistem bakımından bir toplum için gerekli ve yararlı görülen bilgi, inanç, beceri, norm ve değerlerin halka öğretilmesi sürecidir. Siyasal toplumsallaşmayı, bir toplumun güç yapısındaki eşitsizliğin meşrulaştırılması aracı olarak değerlendirenler de bulunmaktadır.

Toplumun siyasal kültürü, toplumsallaşma ile bir kuşaktan diğerine aktarılmakta ve insan bu sayede toplumun ortaya koyduğu davranış kalıplarını, düşünce ve inanç biçimlerini öğrenebilmektedir. Böylece yaşam boyu devam eden bir süreç olan siyasal toplumsallaşma, kişinin toplumsal kültürün bir parçası olan siyasal kültürle bütünleşmesini mümkün kılan bir mekanizmadır. Toplumun siyasal değerleri, kademeli bir şekilde kazanılmaktadır.

Siyasal toplumsallaşma, çeşitli etmenlere bağlı olarak gelişmektedir. Bu etmenler,birbirini destekleme ya da zayıflatma derecesine göre, bireyin toplumsallaşmasında farklı etkiler yapmaktadır. Siyasal toplumsallaşma, aile, okul, arkadaş grubu, iş çevresi, siyasal partiler, toplumsal olaylar ve kitle iletişim araçları gibi kurum, ya da etmenlerce sağlanmaktadır. Aile, bireylerin çocukluk dönemlerinde siyasal bilincin gelişmesinde önemli rol oynamaktadır. Birey, önce ailede güç ilişkilerini öğrenmekte, otorite konusunda tecrübe kazanmaktadır. Aile, kendisinden sonra gelen toplumsallaşma kurumlarına gerekli malzemeyi hazırlayan ve genel çevrçeveyi çizen bir ön kurum niteliğindedir. Ailenin biçimlendirdiği genel çerçevenin içini ayrıntılarla dolduran, onu işleyen, malzemeye son görünümü veren ise, okul, iş çevresi ve siyasal partiler gibi ikincil gruplardır.

Ancak, birincil nitelikteki arkadaşlık gruplarının, aile ile birlikte, kişinin toplumsal ve siyasal davranışları üzerinde önemli etkilere sahip olduğunu da belirtmek gerekir. Arkadaşlık grupları, topluma karşı ilgi ve ilişkilerin gelişmesinde duygusal ve kişisel nitelikteki bağlar olmaktadır. Çocuklar, yaşlan ilerledikçe, siyasal konulan ailelerinden daha çok, arkadaştan ile konuşma eğiliminde olurlar. Özellikle aile disiplininden hoşlanmayan, ya da aile ilgileri zayıf olan kişiler, arkadaşlarının etkisine daha açık olmaktadırlar.

Genellikle okul öncesi dönemde başlayan siyasal toplumsallaşma, okul yıllarında daha ayrıntılı ve bilinçli bir görünüm kazanarak gelişmektedir. Okulun çocuk üzerinde en önemli etkisi, siyasal ideoloji oluşumuna katkıda bulunmasıdır. Okul, Öğrencilerin siyasal konularda bilgi ve tecrübe kazanmasını sağlamakta ve siyasal cesaretini artırmaktadır. Ailenin, siyasal toplumsallaşmadaki etkisinin az ya da çok olması, annebabanın eğitim durumuna bağlı bulunmaktadır. Ailedeki eğitim düzeyi yükseldikçe, okulun ve öğretmenin siyasal toplumsallaşmadaki ağırlığı azalmaktadır.

Siyasal partiler, dernekler ve sendikalar gibi kuruluşlar, çeşitli faaliyetleri ile, gençler ve yetişkinler üzerinde etkili olabilen Önemli etmenlerdir. Bireyler, bu örgütlerin değer sistemlerinden etkilendiği kadar, o örgütler çevresinde oluşan çeşitli arkadaşlık gruplarına girmek suretiyle de çok yönlü bir toplumsallaşma sürecini yaşamaktadır.

Kitle iletişim araçlarının, özellikle televizyonun devreye girmesiyle, siyasal toplumsallaşmadaki önemi, son zamanlarda bir kat daha artmıştır. Kitle iletişim araçları, siyasal eğilim ve davranışları belirli ölçüde değiştirmekledir. Ancak bu araçların esas ağırlığı, mevcut siyasal eğilimleri güçlendirici yönde olmaktadır. Kitle iletişim araçları, toplumların uluslaşma ve bunalım dönemlerinde daha fazla önem kazanmaktadır.

Bilâl ERYILMAZ – SBA