Şinasi Kimdir, Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri, Hakkında Bilgi

35

ŞİNASİ (1826-1871)

Türk, şair, yazar. Tanzimatla başlayan Batılılaşma hareketinin öncülüğünü yaparak dil, edebiyat ve düşünce yaşamının gelişmesinde etkili olmuştur.

İbrahim Şinasi 5 Ağustos 1826’da İstanbul’da doğdu, 13 Eylül 1871’de aynı kentte öldü. Topçu yüzbaşısı olan babası Mehmed Ağa 1829 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında vurularak ölünce, annesi onu, yakınlarının desteğiyle büyüttü. Şinasi ilköğrenimini Mahalle Sıbyan Mektebi’nde ve Feyziye Okulu’nda tamamladıktan sonra Tophane Müşiriyeti Mektubî Kalemi’ne kâtip adayı olarak girdi. Burada görevli memurlardan İbrahim Efendi’den Arapça, Farsça ve Osmanlıca’nm yazı kurallarını öğrendi, gene aynı kalemde görevli eski adı Chateauneuf olan Reşat Bey’den Fransızca dersi aldı. Bu görevindeki çalışkanlığı ve başarısı nedeniyle önce memurluk, sonra hulefalık derecesine yükseltildi. 1849’da, bilgisini artırması için, devlet tarafından Paris’e gönderildi. Burada matematik, tarih, doğabilim ve toplumsal bilimlerle ilgilendi. Edebiyat ve dil konularındaki çalışmalarını sürdürdü. Doğubilimci De Sacy ailesi ile dostluk kurdu. Ernest Renan’la tanıştı, Lamartine’in toplantılarını izledi.Doğubilimci Pavet de Courteille’e bilimsel çalışmalarında yardım etti. Dilbilimci Littre ile tanıştı. 1851’de Societe Asiatique’e üye seçildi. 1854’te Paris dönüşünde bir süre Tophane Kalemi’nde çalıştı. Daha sonra Meclis-i Maarif üyeliğine atandı. Encümen-i Daniş’te (ilimler akademisi) görev yaptı. Koruyucusu sadrazam Mustafa Reşit Paşa’mn görevinden ayrılması üzerine, eğitim ve öğretim kurultayına sakalını keserek geldiği için üyelikten çıkarıldı. Reşit Paşa 1857’de yeniden sadrazam olunca, Şinasi de eski görevine döndü. 1860’ta Agâh Efendi ile birlikte Tercüman-ı Ahvâl gazetesini çıkardı. Bir süre sonra bu gazeteden ayrıldı. 1862’de Tasvir-i Efkâr adıyla yeni bir gazete çıkardı. Devlet işlerini eleştirmesi ve Sultan Abdülaziz’e karşı girişilen eylemin düzenleyicilerinin yanında yer alması nedeniyle 1863’te Meclis-i Maarifteki görevine son verildi. Gazeteyi Namık Kemal’e bırakarak, 1865’te Fransa’ya gitti. Orada sözlük çalışmalarına yöneldi. Societe Asiatique üyeliğinden ayrıldı. 1867’de İstanbul’a döndü. Kısa bir süre sonra yeniden Paris’e gitti. Burada kaldığı iki yıla yakın sürede, Fransa Ulusal Kitaplığı’nda araştırmalar yaptı. 1869’da İstanbul’a dönünce bir basımevi açtı, yapıtlarının basımıyla uğraşmaya başladı. Kısa bir süre sonra beyin tümöründen öldü.