Şevket Süreyya Aydemir kimdir? Hayatı ve eserleri

31

Şevket Süreyya Aydemir kimdir? Hayatı ve eserleri: Edirne’de doğdu (1897). Ortaöğrenimini Edirne Öğretmen Okulu’nda tamamladı. Birinci Dünya Savaşı’nda yedek subay olarak Kafkas cephesinde çarpıştı; yaralandı, iyileşince Azerbaycan’a geçti. Orada bir süre öğretmenlik yaptı. Marksist öğretiyi benimseyerek Türkiye Komünist Partisi’ne girdi. Bakû’de toplanan Doğu Halkları Kurultayı’na delege olarak katıldı. Moskova Ünivesitesi’nde ekonomi öğrenimi gördü (1922-23). Ülkeye dönünce Aydın­lık dergisinde yazmaya başladı (1924-25), gizli faaliyetlere katıldığı savı ile Ankara istiklal Mahkemesi’nde yargılandı, 10 yıla hüküm giydi (1925). Ba­kanlar kurulu kararınca, öteki solcularla birlikte affedilerek serbest bırakıldı (Ekim 1926). Bir yıl sonra Vedat Nedim (Tör) ve öteki TKP yöneticileriyle birlikte yeniden tutuklanarak yargılandı. Beraat etti (1927), Afyon Cezaevi’nde yatarken hazırladığı raporun Maarif Vekâletince olumlu karşılanma­sı üzerine iktidar çevreleriyle ilişki kurdu ve kendi deyişiyle, kendini “Atatürk inkılabına adadı.” Bu evrede Ticaret Lisesi ve Ankara iktisat Müdürlüğü gö­revlerinde bulundu (1928-39). Daha sonra iktisat Vekaleti Sanayii Tetkik Heyeti başkanlığına getirildi (1939-47). Başbakanlık Umumi Murakebe Heyeti üyeliği de yaptı (1947-51). 25 Nisan 1976’da öldü.

Şevket Süreyya Marksist öğretiyi benimsediği yıllar Aydınlık dergisinde (1924-25) yayımladığı yazılarla adını duyurmuş, Sadrettin Celal (Antel) ile birlikte Lenin ve Leninizm (1924) adlı bir kitap da çıkarmıştı. Devlet hiz­metine girdikten sonra Cumhuriyet Halk Partisi’nin organı Hakimiyet-i Milliye’de yazmaya başladı (1931). Arkadaşları Vedat Nedim (Tör), Ya- kup Kadri (Karaosmanoğlu), İsmail Hüsrev (Tökin), Burhan Asaf (Belge), Şevki Yazman’la birlikte yayımladıkları Kadro dergisinde (1932-35) Türk devrimi, ulusal kurtuluş hareketleri, sömürgecilik, kapitalist ve sosyalist ül­keler karşısında “Türk nasyonalizmi”, faşizm gibi konulardaki incelemele­ri ve polemikleriyle tanındı. İnkılap ve Kadro (1932) adlı yapıtı, Kemaliz- me inandığı dönemin ilk ürünüdür.

Şevket Süreyya, “inkılabımızın beynelmilel mahiyeti”, “Türkiye ve mil­lî kurtuluş hareketleri” vb. bölümlerinde, Türk devriminin bir reform ve yönetim değişimi olmadığını yazarak, “siyaseten masun ve iktisaden kendi­ne yeten müstakil milleti temsil” ettiğini belirtir (sf. 24). Devrimin sömür­geciliğe karşı bir kurtuluş savaşı ve sömürgeciliğin yerli temsilcisi saraya karşı bir başkaldırı biçiminde gerçekleştiğini vurgulayarak (sf. 73) özellik­lerini anlatır. Yazara göre “Türkiye’nin milli kurtuluş ve yeniden doğuş ha­reketi liberalizme teslim edilemez.” Çünkü oluşum koşulları, Fransız ihtila­linde olduğu gibi “liberal iktisat nizamının ortaçağa özgü ilişkilerine ben­zemez. Türk devrimi sömürgecilik çelişkisinin yarattığı bir olaydır. Liberal iktisat ve cemiyet nizamına karşı bir isyandır.” Gittikçe sömürgeleşen ve gittikçe bağımsızlığını yitiren “bir yarı müstemlekenin, kendini aşağılayan bütün iktisat ve siyaset sistemlerine karşı tek başına ve bizzat kendi müsta­kil tekniğini kurmak için bir kıyamıdır.” (sf. 91) Hareketin gelişimini ta­mamlaması için öncelikle “milli sanayi”nin oluşumu gerekir. Sömürge ya da yarı sömürge koşullarında yaşayan ülkelerde “milli sanayi”nin yaşama olanağı yoktur. Bir sömürge ya da yarı sömürgede “ticaret sermayesi, ham­madde veya gıda maddeleri üretimine yatırılmış işletme sermayeleri ulaşım sermayeciliği ve bunların cereyanını düzenleyen finans sermayesi yabancı sermaye sahiplerinin çıkarına çalışmak üzere” son düzeyine kadar gelişebi­lir. Ama bu alandaki sermaye gelişimleri o ülkenin sömürge ya da yarı sö­mürgecilikten kurtulduğunu göstermez (sf. 121). Bu nedenle “milli sanayi davası, milli iktisat bünyesinin iskeleti ve İktisadî istiklâl mücadelesinin mihveri olduğu gibi, milli kurtuluş hareketimizin de beynelmilel siyasetini tayin eden bir semboldür.” (sf. 124).

Kadro dergisi hareketinden yıllar sonra Şevket Süreyya kendi yaşam öyküsünü anlattığı Suyu Arayan Adam’ı (1959) çıkardı. Ama asıl ününü Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşam ve savaşımının, komutan, örgütçü, devlet adamı kişiliğinin ve Kemalist ilkelerin geniş ölçüde incelendiği Tek Adam (1963-1965) adlı yapıtın yayımıyla kazanmıştır.

BAŞLICA YAPITLARI

Kaynak: Çağdaş Türk Edebiyatı 4, Cumhuriyet Dönemi 2, Şükran KURDAKUL, 1994, Evrensel Basım Yayın.