Sevilla/Işbiliye Nerede, Tarihi, Yerleri, Hakkında Bilgi

36

Işbîliye. İspanya’nın güneyinde Endülüs bölgesinde yaklaşık beş asır İslâm hâkimiyetinde kalan ve günümüzde Sevilla adıyla anılan şehir.

Eskiçağ ve Roma dönemindeki adı His-palis olan şehir 93’te (712) Mûsâ b. Nusayr tarafından fethedildi ve Endülüs’ün ilk İdarî merkezi oldu. İşbîliye halkı ertesi yıl anlaşmayı bozup isyan edince Mûsâ b. Nusayr, oğlu Abdülazîz kumandasında bir ordu göndererek şehri tekrar hâkimiyeti altına aldı. Emevîler’in Endülüs valisi Hür b. Abdurrahman’ın Endülüs’ün idarî mer­kezini İşbîliye’den Kurtuba’ya (Cordoba) nakletmesi şehrin Önemini azaltmadı. Şe­hirde ticaret hayatı zeytinyağı üretimine dayalı idi. Ayrıca çevresinde üretilen aspir [san boya yapımında kullanılan bir bitki çeşidi] şeker kamışı ve pamuğun da ti­caret merkeziydi.

Araplar, müvelledler ve mevâlî arasın­daki sürtüşmelere rağmen İşbîliye sosyal ve ekonomik açıdan kalkındı. 125’te (742-43) Humus (Hıms) cündü buraya yerleş­tirildi. Bundan dolayı şehir zaman zaman Humus adıyla anıldı. Bu tarihlerde Mısırlı ve Yemenli aileler de bu yörede iskân edildi. 230 (844) yılında Normanlar İşbîliye”yi ele geçirip yağmalayınca Endülüs Emevî Hükümdarı II. Abdurrahman şeh­ri bu tür saldırılardan korumak için sur içine aldı ve bir de cami inşa ettirdi [gü­nümüzde bu caminin yerinde San Salva­dor Kilisesi bulunmaktadır] Abdullah za­manında Benî Haldun, Benî Ebû Abde ve Benî Haccâc aileleri şehri yakıp yıktılar. III. Abdurrahman isyanlara son verip şehir­de devlet otoritesini hâkim kıldı. 301’de (913) tahrip edilen ve III. Abdurrahman tarafından yeniden yaptırılan İşbîliye surları Endülüs Emevî Devleti’nin yıkılışından sonra tek­rar inşa edildi.

İşbîliye mülûkü’t-tavâif döneminde Abbâdîler’in eline geçti. 414 (1023) yılında Kadı Ebü’l-Kâsım İbn Abbâd şehri hükü­met merkezi olarak ilân edince Endü­lüs’ün en önemli merkezlerinden biri du­rumuna geldi. İbn Abbâd. Cehverîler’in hâkimiyetine son vererek Kurtuba’yı da Abbâdîler’e bağladı. Bu dönemde İşbîli­ye edip ve şairlerin toplandığı bir kültür merkezi oldu. 484’te (1091) Murâbitlar’ın eline geçen İşbîliye, 484-540 (1091 -1145) yılları arasında mâmur bir şehir haline geldi. Çarşı ve pazarlarında canlı bir tica­ri hayat göze çarpıyordu. İşbîliye 526’da (1132) Kral VII. Alfonso tarafından yağmalandı ve Murâbıtlar’ın İşbîliye valisi çarpışmalar sırasında öldürüldü.

İbn Merdenîş ile kayınpederi İbn He-müşk döneminde İşbîliye halkı sıkıntılı günler yaşadı ve İbnü’l-Ahmer ile İbn Hûd arasında el değiştirdi. Ancak Muvahhid-Ier’den Ebû Ya’küb Yûsuf b. Abdülmü’-min zamanında şehir Merakeş’ten son­raki ikinci hükümet merkezi haline geldi. 564 (1168-69) yılında sel suları yüzünden büyük ölçüde tahribata mâruz kalarak yıkılan eski surları Ebû Ya’küb Yûsuf ken­di özel servetiyle yeniden yaptırdı.

İşbîliye, Muvahhidler döneminde birçok imar faaliyetine sahne oldu, uzak mesa­felerden su getirildi. Şehrin nüfusu arttı. Halkın gelir düzeyi yükseldi ve şehir “arûsu bilâdi’l-Endelüs [Endülüs ülkesinin ge­lini] diye tanınmaya başlandı. Muvahhidîn Camii olarak bilinen İşbîliye Camii ye­tersiz kalınca Ebû Ya’küb Yûsuf, İşbîliye Ulucamii’nin yapılmasını emretti (567/ 1171). Caminin, çan kulesine dönüştürü­len ve Giralda (Melviye) adı verilen mina­resi İşbîliye’nin sembolü durumundadır. Şehrin en önemli yapılarından olan Alkazar [el-Kasr] Sarayfnın yapimına Muvah­hidler döneminde başlanmış, ancak hıristiyan hâkimiyeti zamanında tamamlan­mıştır. Muvahhidler’in İşbîliye’de inşa et­tirdiği eserlerin sonuncusu ve Alkazar’m bir parçası olan Altın Kule [el-Burcü’z-zeheb, la Torro del oro] günümüze ulaşmış­tır. 61Tde (1220) İşbîliye’nin surları ye­nilendi. Şehir 597 (1200) yılında meyda­na gelen sel felâketinden, hıristiyan saldırılarının artmasından ve Muvahhidler Devleti’ndeki karışıklıklardan büyük za­rar gördü. VII. (XIII.) yüzyılda İşbîliye’de tercüme okulları açıldı. Yıllarca devam eden savaşlar ve on sekiz ay süren kuşat­madan sonra Kastilya Kralı III. Fernando şehri ele geçirdi (646/1248). 400.000 ka­dar insan bölgeyi terketmek zorunda kal­dı. İşbîliye Ulucamii, Santa Maria Kilise­si’ne dönüştürüldü. Merînîler İşbîliye’yi ele geçirmek için çok gayret sarfettilerse de başarılı olamadılar. 1996’daki sayı­ma göre şehrin nüfusu 697.487’dir. Ortaçağ’da İşbîlî nisbesiyle tanınan birçok âlim vardır. Kitûbü’l-Filâha yazan Ebü’f-Hayr el-İşbîlî, botanikçi İbnü’l-Avvâm, İbn Ebü’r-Rebî’ ve Ebû Bekir İbnü’l-Arabî bunlardan birkaçıdır.

TDV İslâm Ansiklopedisi