Severo Ochoa Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi

21

OCHOA, Severo (1905 – 1 Kasım 1993)

İspanyol asıllı ABD’li biyokimyacı. Nükleik asit oluşumunda rol oynayan özel bir enzimi bularak, ilk kez ribonükleik asit (RNA) sentezini gerçekleştirmiştir.

24 Eylül 1905’te Ispanya’nın Luarca kentinde doğdu. 1929’da Madrid Üniversitesi’nde tıp doktorasını aldıktan sonra, öğrenimini Glasgow, Berlin, Heidelberg ve Londra üniversitelerinde sürdürdü. 1931’de fizyoloji okutmam olarak göreve başladığı Madrid Üniversitesi’nde, beş yıl sonra Tıp Araştırmaları Enstitüsü Fizyoloji Bölümü’nün başkanlığına getirildi. 1936’da Ispanya’dan ayrılıp, bir yıl Almanya’da, Heidelberg’deki Kaiser Wilhelm Enstitüsü’n-de, daha sonra İngiltere’deki Plymouth Deniz Biyolojisi Laboratuvarinda ve Oxford Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde konuk araştırmacı ve öğretim görevlisi olarak bulundu. 1941’de ABD’ye yerleşip, St.Louis’ deki Washington Üniversitesi’nde bir yıl farmakoloji araştırmaları yaptıktan sonra, 1942’de araştırma ve öğretim görevlisi olarak Ne w York Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne geçti. 1946’da farmakoloji, 1954’te biyokimya profesörlüğüne ve bölüm başkanlığına getirildiği bu üniversitede 1974’e değin görev yapan Ochoa, o tarihten beri araştırmalarını New Jersey’deki Roche Moleküler Biyoloji Enstitüsü’nde sürdürüyor (1985).

1956’da ABD uyruğuna geçen, 1961 ’den 1967’ye değin Uluslararası Biyokimya Birliği’nin başkanlığım yürüten Ochoa, başta ABD Ulusal Bilimler Akademisi olmak üzere, birçok kuruluşun üyeliğine, ayrıca, 1965’te Londra’daki Royal Society, 1966’da SSCB Bilimler Akademisi, 1977’de Polonya ve DAC Bilim-
ler Akademisi’nin yabancı üyeliğine seçilmiş, birçok ülkenin üniversite ve bilim kuruluşlarından onur doktorası, madalya ve ödüller almış, nükleik asit sentezine ilişkin çalışmaları nedeniyle, 1959 Nobel Fizyoloji ve Tıp Ödülü’nü Kornberg ile bölüşmüştür.

Ochoa’nın biyokimyaya en büyük katkısı, en basitinden en gelişmişine değin tüm canlıların yapısında bulunan ve protein sentezinde temel rol oynayarak kalıtsal özelliklerin kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağlayan nükleik asitlerden RNA’nın (ribonükleik asit) sentezini gerçekleştirmesidir. Nükleotit denilen fosfatlı birimlerin, uzun bir zincirin halkaları gibi yan yana dizilerek hücrede nükleik asit moleküllerini oluşturabilmesi için, özel enzimlerin bu doğal senteze katılması gerekir. Bu nükleotit birimlerini bir poli-nükleotit zinciri halinde birleştiren enzimlerden ilkini, 1955’te Ochoa buldu. Fransız kadın biyokimyacı M.Grunber-Manago ile birlikte çalışırken, Azotobac-ter vinelandii türü bir bakterinin özütlerinden, “poli-nükleotit fosforilaz” diye adlandırdığı enzimi elde eden Ochoa, bu enzimin nükleotitleri birleştirerek RNA molekülüne çok benzeyen bir polinükleotit zinciri oluşturduğunu gördü.Polinükleotitfosforilazın hücre için RNA üretiminde katalizör rolü oynayıp oynamadığı ve biyokimyasal süreçlerdeki işlevi tam olarak bilinmese de, Ochoa’nın bu enzim yardımıyla deney tüpünde RNA sentezini başarması ve hemen ardından Kornber’in “DNA polimeraz” adlı enzimi bularak DNA sentezini gerçekleştirmesi, kalıtım biyokimyasının ayrıntılı biçimde açıklanması yolunda atılmış çok önemli birer adımdı.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi