Seriyye-Seriye Nedir, Seriyyeler Ne Demektir, İslamda İlk Seriyye

Seriyye ve Seriyyeler

“Akıncı birliği” manâsına gelen seriyye, İslâm tarihinde, en az 5, en çok 400 kişiden meydana gelen ve içinde Hz. Peygamber’in bulunmadığı askerî birlikler için kullanılan bir tâbirdir. (Hz. Peygamber’in komutasındaki askerî sefere ise “Gazve” denir).

Seriyyeler, sayısı 19’u bulan gazvelerden daha çoktur. Seriyyeler, savaş görevi yapmaktan çok keşif görevi yapmak üzere ve daha ziyade gece vakti çıkarılırdı.

Hicret’in ilk yıllarında müslümanlar, Mekke müşriklerine nisbetle savaş gücü bakımından oldukça zayıf durumdaydı ve bu durum karşısında Medine, düşmanın saldın tehlikesine maruz bulunuyordu. Bu sebebledir ki, bu yıllarda Medine’nin, muhtemel düşman saldırılarına karşı korunması için alınan tedbirler arasında ilk seriyyeler, özellikle önem arzetmekteydi. Bu ilk seriyyelerin belli başlıları şunlardır:

  • Hz. Hamza’nın kumandasındaki 30 kişiden oluşan ve düşman Kureyşlilere, bundan böyle kervanlarını müslümanların hâkimiyetindeki topraklara sokmamalarını bildirmek üzere görevlendirilen birlik, ilk seriyyedir. Bunlar, Ebu Cehil ile birlikte 300 Mekkeliye rastladılar ve emri bunlara tebliğ ettiler.
  • Hz. Peygamber’in diğer bir yakını olan Ubeydullâh b. Hâris, 60 kişilik bir müfreze ve Ebu Cehil’in oğlu İkrime (daha sonra müslüman oldu)’nin idâresindeki bir kervanı durdurmak üzere görevlendirdi. Bu seriyye de görevini savaşmadan ifa ederek döndü.
  • İlk seriyyelerden biri de Sa’d b. Ebî Vakkas’ın seriyyesidir. 8 kişilik olan bu seriyye, muhtemelen düşmanın durumunu incelemek veya bölgede yaşayan ve henüz müslüman olmamış aşiretlerin müslümanlar karşısındaki tavrını yoklamak üzere Harrâr denilen bir bölgeye gönderilmişti.
  • H.

    2. yılda, Mekke ileTaif arasındaki Nahle’ye Abdullah b. Cahş kumandasında 8 kişilik bir seriyye daha gönderildi. Ancak, Mekkeli bir ticaret kervanı ile karşılaşan birlik, kervana saldırdı ve mallara el koydu. Geri dönen bu birlik, tâlimâta aykırı davrandığı için Hz. Peygamber tarafından muaheze edildi. Hâdise ile ilgili olarak Mekke’den gelen elçi ile görüşüldü ve mesele halledildi.