Selefiyye-Selefiye Mezhebi Nedir, Ne Demektir, Prensipleri

0
33

Selefiyye

Selefin mezhebi manâsına gelen bu terkib daha ziyade Kelâm ıstılahı olarak kullanılır. Akaid meselelerinde nasda varid olanı, ki bunlara müteşahibler de dahildir aynen kabul edip teşbih ve tecsime düşmemekle birlikte te’vile de gitmeyen Ehl-i Sünnet-i Hassa’ya Selefiyye denilmiştir. Hz. Peygamber ile sahabenin akaidde takib ettikleri yolu doğrudan doğruya izleyenler bunlar olmuştur.

Tabiin, mezheb imamları, büyük fukaha ve muhaddisler bu gurub içinde mütalaa edilirler. Hicrî dördüncü asırda Eş’arî ve Mâtürıdî vasıtasıyla Ehl-i Sünnet Kelâm ilmi kuruluncaya kadar bütün Ehl-i Sünnet âlimleri Selef görüşünü paylaşmaktaydılar.

Mutezilenin akaid konularındaki aklî izahlarına karşı çıkan ve özellikle müteşâbihlerin te’viline şiddetle muhalefet eden selef âlimlerinin akaid sistemlerini şu yedi esas prensib karakterize etmektedir;

  • Takdis: Allah Teala’yı şanına layık olmayan şeylerden tenzih etmek.
  • Tasdik:  Allah’ın isim ve sıfatları hakkında Kur’ân’da ve Hadîs’te ne varid olmuşsa, öylece kabul edip, Allah’ı bizzat kendisi ve peygamberi nasıl tavsif etmişse onu aynen kabul ve tasdik etmek.
  • Aczini itiraf etmek. Özellikle müteşâbihler konusunda yorum ve tevile girmeden aczi itiraf ederek orda bırakmak.
  • Sükût: Müteşâbihleri anlamayanlar bunları aynı zamanda sorup kurcalamamalı, susmalıdırlar.
  • İmsâk: Müteşâbihler üzerinde, yorum ve te’vilden kendini menetmek.
  • Keff: Müteşâbihler ile zihnen bile meşgul olmamak.
  • Ma’rifet ehlini teslim: Müteşâbihleri bilmesi mümkün olan Rasûlullah, sahabe, evliyâ-i sâlihin ve ulemâ-i mütehassisini kabul ve tasdik etmek.

Hicrî dördüncü asırdan sonra Selef akidesini özellikle Hanbelî mezhebine bağlı olanlar devam ettirmişlerdir, Selefiyyenin Müteahhırînini temsil eden isimlerin başında İbn Teymiyye (ölm.1328) gelmektedir. İbn Kayyim el-Cevziyye (ölm. 1350), İbnu’l-Vezîr (ölm.1436) , Şevkani (ölm.1834) gibi zevat Selefiyye’nin müteahhir âlimlerindendirler.

Son derece muhafazakar bir karakter taşıyan selef akidesi avam tabakası için en sade ve salim yol olarak değerlendirilmiştir. Ne var ki çeşitli felsefe ve kültürlere muttali olmuş bulunan entellektüel tabaka için; ise Selef akidesi yeterli tatmini sağlayamamakta, bunlar için Ehl-i Sünnet; Kelâmcılarının yolu en uygun yol olarak görünmektedir.