Sebil Nedir Ne Demektir Anlamı, Mimarisi

0
50

Sebil (ar.i.)

Kelime manâsı, hayır ve iyilik ve bu yolda hayrat olarak dağıtılan su demektir. Kavram olarak, sevab kazanmak gayesiyle yapılan, çevresi parmaklıklı, üstü kubbeli, bedava su dağıtılan özel yerlerin adıdır.

Türk su mimarîsi tarihinde sebillerin ilk örneklerine, eski şehirlerimizdeki, câmi, medrese, tekke gibi bazı binalarda daha çok cümle kapısı yanında içilecek suyun konulduğu küp veya tenekeler için yapılmış hücrelerle, yol kenarlarında inşa edilen musluklarda rastlanır. Anadolu Selçukluları zamanından beri bilinen ve bugün hâlen tarihî yapı olarak ayakta kalan sebillerde su yüksekçe bir kaide üstüne yerleştirilmiş musluklu teknelere veya küplere doldurulmuştur. Mermerden yapılan bu tekneler süslü ve kitabelidir. Hayır sahibleri veya vakıf görevlileri tarafından devamlı surette dolu tutulur ve bunlardan herkes bir zincirle duvara veya tekneye bağlı işlemeli tasları kullanarak su içebilir. Buradaki su, hayır sahibinin arzusuna göre belli bir menbâ veya çeşmeden sikalarla taşıtılır ve mermer teknelere doldurulur. Bazen de su, sebile yakın veya içindeki bir çeşme, sarnıç ve kuyudan temin edilir. Asıl maksat ise suyun sıcak havalarda serin bir şekilde muhafaza edilebilmesidir.

15. asırdan 19. asra kadar gelen örnekleriyle büyük gelişmeler gösteren sebilhaneler mimari açıdan, yuvarlak ve üstü kapalı, cepheleri açık bir pencere şeklinde küçük odalardan ibarettir. Pencerelerin içindeki ince sütunların aralarında ise tunçtan süslü parmaklıklar bulunur. Bunların alt taraflarında yerden bel hizasına kadar olan duvarın üstünde su maşrapası geçecek kadar aralıklar vardır. Sebillerin en dikkate değer örneklerine Konya, Bursa, Edirne, İstanbul gibi tarihî hüviyete sahib şehirlerde câmi, medrese, imaret, han, mekteb gibi hemen hergün yüzlerce kişinin girip çıktığı vakıf eserlerin ana yola bakan cephelerinde, cümle kapılarının yanında veya yol kavşaklarında rastlanır.