Schleiermacher

46

Friedrich
Daniel Ernst Schleiermacher (1768-1834)

Üniversitede ilk yıllarında daha çok
Spinoza ve Kant felsefeleriyle ilgilendi.
1810
yılında yeni kurulan Berlin Üniversitesine teoloji profesörü olarak atandı.

Schleiermacher her şeyden önce vaiz,
teolog, kilise görevlisi ve eğitimcidir.

İlk yapıtı 1799 da yayımladığı Din Üzerine Söylem
başlığını taşımaktadır. Bu yapıtında kendi anladığı biçimiyle dinsel bilinç
için zihinsel çerçeveyi düşünüp oluşturmak amacını gütmüştür.

1800 de Monologlar adlı yapıtını yayımladı. Bu yapıtında
birey ve toplum arasındaki sorunları irdeleyen dinsel vaazlara yer verdi.

1803’de Günümüze Dek Ahlak Öğretisinin Bir Eleştirisinin Ana
Çizgileri
adlı yapıtı, 1821 yılında Evangelist Kilisenin İlkelerine Göre Hıristiyan
İnanç
adlı yapıtı yayımlandı.

Dinsel Deneyim Yorumu

Schleiermacher’e göre düşünce ve varlık
birbirleriyle ilişkilidir
. Bu da iki yolla olur:
ya düşünce kendisini doğaya uydurur ya da doğayı kendisine uydurur. Bu iki yol
insanda başlar ve tanrıda birleşir, özdeşleşir.

Bu iki yol nedeniyle insanın önünde tin ve
doğa olmak üzere iki varlık yer alır.
Bu
iki yol da insandan başladığına göre, bunların bir yerde birleşmeleri, bir
olmaları çok doğal ya da sezgiye açık görünüyor. Schleiermacher bu iki varlık
biçiminin tanrıda birleştiklerini, yani özdeş olduklarını öne sürer.

Kavramsal düşünce bu özdeşliği anlayamaz. Ama özdeşlik duyumsanabilir.

Dinin özü ne düşünce, ne de eylemdir;
sadece duygu ya da sezgidir. Bu edim evreni sezmeye çalışır ve evren
Schleiermacher’e göre, sonsuz tanrısal olgusallıktır. Bu yüzden din özsel
olarak sonsuza bağımlılık duygusudur.

Bu yapısıyla din, ahlak ve metafizikten de
ayrılır. Metafizik kendi içinde dünyanın olgusallığını ve yasalarını oluşturur.
Etik insanın doğasından ve evren ile ilişkisinden bir ödevler sistemi geliştirir.
Eylemler buyurur ve yasaklar koyar.
Schleiermacher’e
göre hem metafizik hem de ahlak, din ile bütünlenmeye gereksinim duyarlar.

Schleiermacher, din felsefesini dinsel
deneyimin yorumlanışı olarak görmüş, bu konuda Spinoza’dan büyük ölçüde
yararlanmıştır.

İnsanın Ahlaksal Yaşamı

İnsan-olma tümeli tüm sonlu bireylere
içkindir, bu açıdan her birey aynı zamanda tanrısalın tikel bir belirişidir
denebilir.

Duymak-duygulanmak, düşünmek ve yapmak
bilincin üç formu olarak kişileri birbirinden ayıran öz-bilinçliliği oluştururlar.

Schleiermacher’e göre bireysellik ancak başkaları
ile ilişki içinde gerçeklik kazanır. Toplum da insan bireylerinin bir topluluğu
olarak bireysel ayrımları gerektirir. Böylece toplum ve birey birbirlerine göndermede
bulunan olgulardır.


Modern Felsefe II
Editör: Prof. Dr. Sara Çelik & Yrd. Doç. Dr. Serdar Uslu
Anadolu Üniversitesi, Ekim 2011