Santuri Ethem Efendi/Bey Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi

44

Santuri Edhem Efendi (1855 1926) Tûik bestekârı ve virtüözü.           .,

İstanbul Beyazıt’ta Soğanağa mahal­lesinde doğdu. Babası kaptan Ali Efen­di, annesi Fatma Hanım dır. Soğukçesme Askerî Rüşdiyesi’ni bitirdikten sonra on üç yaşlarında Enderun’a alındı. Bura­da güzel sesi ve mûsikiye olan kabiliye­tiyle kısa zamanda dikkati çekince meşkhanede mûsiki meşkine başlatıldı. Ünlü musikişinaslardan ders alarak kendini yetiştirdi. Daha sonra Maliye Nezâreti’nde tereke memuru olarak görev aldı ve 1913te emekliye ayrılıncaya kadar bu görevde kaldı. 1871 de Tophane’deki Fı-ruzağa’da kendi açtığı bir dershanede ve 1908-1913 yıllan arasında Dârülmûsiki-i OsmânTde santur dersleri vererek birçok öğrenci yetiştirdi. Bir ara Hidtv İbrahim Paşa’nın daveti üzerine Mısır’a gitti. 1911’de Göksu’daki yalısı bir sel felâketine uğradı. Burada nota koleksi­yonu ile değerli yazma eserlerin bulun­duğu kütüphanesi yok oldu. İki yıl son­ra sağ tarafına felç geldi ve hayatının sonuna kadar felçli olarak yaşadı. 14 Ey­lül 1926 tarihinde evinde çıkan bir yan­gında yanarak öldü ve Anadoluhisan’n-daki Göksu Mezarlığına defnedildi.

Türk mûsiki tarihinin en büyük san­tur virtûozlanndan kabul edilen Edhem Efendi, icracılığı yanında bestekâriığı ve hocalığı ile de devrinin ünlü musikişi­nasları arasında yer almıştır, ilk mûsiki bilgilerini Enderun’da başta Hacı Arif Bey ve Müezzinbaşı Rifat Bey olmak üze­re zamanın meşhur hocalarından edin­di. Faydalandığı hocalar arasında san­tur dersleri aldığı Miralay Hilmi ve Ha-sib beylerle Batı mûsikisi ve armoni ho­cası Şefik Beyi özellikle belirtmek gere­kir. Başlangıçta keman Öğrenmek iste­diği halde hocalarının ısrarı üzerine san­turda karar kıldı ve zamanla bu sazda eşsiz bir icracı olarak kendini kabul et­tirdi. Tavrında lirizmin hâkim olduğu, fevkalâde müzikalite sahibi bir icracı olup santur çalışı. Tanbûri Cemil Beyin tanbur icrası ile aynı seviyede tutulmuş­tur. Santurda pirinç tel kullanan Ed­hem Efendinin katıldığı bir fasılda pi­yano veya santurdan hangisinin çalın­dığını sadece sesinden anlamak güçtü. Edhem Efendi aynca saraydan ve dev­let ricalinden de itibar görmüştür. Bun­lar arasında, saray ve konaklarına devam ettiği Şehzade Vahdeddin (VI. Mehmed), Cemâleddin. Seyfeddin. Mehmed Ziyâeddin efendiler gibi musikişinas ha­nedan mensuptan ile Prens Abdülhalim Paşa ve bestekâr Ziya Paşa gibi tanın­mış kişiler vardır. Uzun yıllar Kasımpa­şa Mevlevîhânesi’ne santûrî olarak de­vam etti ve aynı zamanda Neyzen Aziz Dede. Kemençeci Vasilaki. Kanunî Şem­si ve Âmâ Nâzım gibi devrinin meşhur sâzendeleriyle saz arkadaşlığı yaptı.

Güçlü bir mûsiki hafızasına sahip ve çok iyi bir notist olan Edhem Efendi, felçli halinde iken sol eliyle başta kendi eserleri olmak üzere hafızasından nota koleksiyonunu yeniden yazmıştır. Ken­di eliyle yazdığı Külliyyât’ı İstanbul Üni­versitesi Türkiyat Araştrmalan Ensti-tüsü’ndeki Arel Kütüphanesi’ndedir. Ay­nca bir şarkı ve saz eserleri bestekân olarak da tanınan Edhem Efendi bu sa­hada peşrev, saz semaisi, beste, ağır se­mai, yürük semai, şarkı, longa. sirto, oyun havası, polka, marş. köçekçe ve tür­kü formlarında 400’e yakın eser beste­lemiştir. Öztuna’nın listesini verdiği toplam 375 eserinden 259’u şar­kı formundadır. Şarkılarında Hacı Arif ve Şevki beylerin, büyük formdaki sözlü eserlerinde ise Tanbûri Ali Efendi’nin et­kisi sezilir. Eserlerinden en tanınmışla­rı şehnaz ve surtânîyegâh longalardır. Aynca terkip ettiği çehârâgâzîn ve hi-cazkâr – buselik makamlan ile de naza­riyat konusundaki gücünü ortaya koy­muştur.

Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi