Sanayi Toplumu

 

Ondokuzuncu yüzyıldan günümüze kadar, sanayi toplumunu ve hem vaat ettiklerini hem de problemlerini tanımlayarak sanayi toplumu mantığını oluşturmaya çalışan bir­kaç sosyoloji düşünürünün kullandığı yöntemleri tanıtmaktadır. Sizin de göreceğiniz gibi, Sanayi Devrimi, olağanüstü yenilikçi, dinamik ve üretken bir hale gelen yeni bir ekonomik sistemin başladığının işaretlerini vermiştir. Görece kısa tarihinde, sanayi toplumu; işi, sınıfsal tabakalaşmayı, iletişim ve ulaşım sistem­lerini, boş zamanı, tüketim kalıplarını, evlerimizi ya da kısaca yaşantımızın her yönünü dönüşüme uğratmıştır. Sanayileşme aracılığıyla yaşamlarımızın çok daha konforlu olduğunun far­kına vardığımız için, pek çoğumuz sanayi-öncesi dünyaya geri dönmeyi istemeyecektir.

Bu arada, sanayileşmenin olumsuz yönlerinin de farkına varmış bulunmaktayız. İşçiler çoğunlukla işverenlerini sömü­rücü; işlerini ise küçük düşürücü ve yabancılaştıncı olarak gör­mektedirler. Fakat onlar aynı zamanda, ekonomik sistemin yeni dinamizminden ötürü, geçimlerini hiçbir zaman güvenlikle sağ­layamayacaklarından da korkmaktadırlar. Sanayi toplumu ile bir­likte ciddi çevre sorunları ve yeni risk çeşitleri ortaya çıkmıştır. Sanayi toplumunun zararlı ve yıkıcı bir yönü de söz konusudur,