Şakir Ağa Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

35

ŞAKİR AĞA (1779-1840/1841)

Osmanlı, besteci. Klasik üsluba yeni bir melodi zevki getirmiştir.

İstanbul’da mı, yoksa ailesinin daha önce oturduğu Samsun’un Köprü kasabasında mı doğduğu bilinmiyor (torunu, ünlü oyun yazarı Musahibzade Celâl Bey, doğumu için 1777 tarihini vermiştir), İstanbul’da öldü. Küçük yaşta müziğe duyduğu ilgiyle çevresinin dikkatini çekti. İlköğrenimini tamamlayınca, müzikle uğraşmasını istemeyen ailesinden gizli keman dersleri almaya başladı. Sesi de çok güzeldi. III. Selim zamanında hazine kâhyası Salih Efendi’nin dairesine alındı, bir süre sonra da çavuş mülâzımı rütbesiyle Enderun’un Hazine Koğuşu’na girdi. Enderun’daki öğrenimi sırasında şiir ve hat sanatıyla da uğraştı. III. Selim’den sonra padişah olan IV. Mustafa zamanında, müzik fasıllarına ara verildiği için, bir süre uzak kaldığı Saray’a II. Mahmud döneminde yeniden alındı. Önce padişah musahibi, sonra sermüezzin oldu. 1829’da bu görevinden ayrıldı. Hammâmîzade İsmail Dede Efendi’den daha güçlü bir sanatçı olduğunu II. Mahmud’a kabul ettirmek için bu besteciyle giriştiği rekabet Türk müziği tarihinin ilginç olaylarındandır.

III. Selim döneminde ürün veren öbür bestecile-rinkiler gibi Şakir Ağa’nın yapıtları da, zamanın değişen duyarlığına özgü, yeni bir beğeniyi yansıtır. Ancak onların pek çoğundan farklı olarak, Şakir Ağa’nm kimi parçalarında Batı müziği beğenisinin yankıları daha açık bir biçimde duyulur. Döneminin en iyi hanendelerinden biri olarak ve müzik bilgisiyle ün kazanmıştır. Eski bir makam olduğu halde, 14. yy’dan sonra unutulan ferahnâk makamım canlandırmış, makama bu adı da o vermiştir. En tanınmış parçaları bu makamdan besteledikleridir. Notalarıyla günümüze ulaşan, yetmiş dolayında yapıtı vardır.

• YAPITLAR (başlıca): Ferahnak Ağır Çember Beste “Meyi eder bu hüsn ile kim görse ey gül fem seni”; Ferahnâk Yürük Semai “Bir dilbere dil düştü ki, malıbûb-i dilimdir”; Ferahnâk şarkı “Ey şah-ı melek hû kadd-i bâlây-ı ferahnâk”; Ferahnâk Şarkı “Bir kere bakmadın dil-i zârın figanına”; Rast Şarkı “Mûy-i jülidem oluptur serde anka lânesi”; Rast Şarkı “Her dilden ol meh çalmıyor”; Evcârâ Şarkı “Efsun okur uşşakına ol gamze-i câdü”; Sûznâk Şarkı “Eski hali hiç göremem”; Müstear Şarkı “Evvel beni nazlı yârim, severim kimseler bilmez”.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi