Şahı Nakşibend Kimdir, Kısaca Hayatı, Tarikatı, Hakkında Bilgi

89

MEHMED BAHAEDDİN (1318-1389)

Buharalı mutasavvıf. Nakşibendilik’ in kurucusudur.

Mehmed Bahaeddin Nakşbend, Buhara yakınlarında, Kasrı Arifan’da doğdu, 1389 ya da 1391’de aynı kentte öldü. Önce Yesevilik’in görüşlerini benimsedi, Kuran, Hadis, fıkıh ve tasavvuf konulannda bilgiler edindi, sonra kendi adıyla anılan tarikatı düzenleme çalışmalarına koyuldu. Mehmed Bahaeddin bir tasavvuf insanı olmasına karşm Sünnilik ilkelerine bağlıydı. Oruç, namaz, hac, zekât gibi görevlere Tanrı adlarını anarak derin düşünceye dalma anlamına gelen anışı (zikr) eklemiştir. Ona göre Şeriat’ın koyduğu kurallar dinin temelini oluşturur, anış ise onlara daha derin bir anlam kazandırır. “Hatem-i hâcegân” adı verilen bu amş, tekkede toplu olarak cuma ve pazartesi günleri, yatsı namazından sonra düzenlenir. Kuran okumak, Peygamber’in davranışlarını örnek edinmek insanın olgunlaşması için başlıca koşuldur. Mehmed Baheddin’e göre insan görünüşte halk arasında, gerçekteyse Hak (Tanrı) ile birlikte olmalıdır. Bu da Tanrı adlarını dilden düşürmemekle sağlanabilen bir durumdur. Her türlü geçici, dünyaya bağlı isteklerden, eğilimlerden sıyrılmak, Tann’dan başka bir varlığı sevmemek gerekir. Sürekli olarak Tanrı adlarını anan bir kimse, derin bir coşkuya kapılarak, gönlünde Tanrı ile karşı karşıya geldiğini duyar.

İnsanın olgunluk ve yetkinlik aşamalarına ulaşabilmesi için önce duyulur hazlardan uzaklaşması, özellikle kadınlardan elden geldiğince ayrı kalması gereklidir. En kesin yasa Kuran, uyulması gereken tek geçerli yöntem de Şeriat’tır.

Mehmed Bahaeddin Nakşbend’in tarikatına girenler, çağlar boyunca, Anadolu’nun değişik kesimlerinde etkili olmuş, her türlü yenilik girişimlerinin karşısında dikilmiş, büyük ayaklanmalara varan olaylara yol açmıştır. Gerek Kurtuluş Savaşı’nın başlangıç yıllarında, gerek savaş boyunca ve daha sonraları Doğu Anadolu’da Şeyh Said, Batı Anadolu’da Menemen ayaklanmalarını çıkarmışlar, padişahlığın, halifeliğin, Şeriat devletinin kurulması yolunda çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Koyu Şeriat’çı bir nitelik taşıyan Nakşbendilik için Şeriat dışında bir gerçek yoktur.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi