Saddam Hüseyin Kimdir, Hayatı, Dönemi, Hakkında Bilgi

1968 Temmuzu’nda düzenlenen kansız darbede etkin rol oynayan Hüseyin, devlet başkanı olan General Ahmed Haşan el-Bekr’den sonra en güçlü adam olarak, Devrim Komuta Konseyi başkan yardımcısı oldu. Bekr-Hüseyin rejimi baskıcı bir iç politika izlerken, ekonomide önemli değişiklikler getirmiştir. 1972’de yabancıların elindeki Irak Petrol Şirketi ulusallaştırılmış, petrol geliri ile sanayi ve tarımda yeni yatırımlara girişilmiş, eğitim ve sağlık hizmetleri yaygınlaştırılmıştır. Uluslararası politikada, SSCB yanlısı bir tutum izleyen Hüseyin, Arap birliğini savunarak İsrail’e karşı ödün vermeyen bir politikanın önderliğini yapmıştır. Suudi Arabistan, Kuveyt ve Basra körfezi emirlikleri ile de yakın ilişkiler kurmuştur.

Ahmed Hasan el-Bekr’in 16 Temmuz 1979’da sağlık gerekçesiyle devlet başkanlığından çekilmesi üzerine bu görevi resmen üstlenen Hüseyin, bunun yanı sıra, Devrim Komuta Konseyi başkanı, başbakan, silahlı kuvvetler başkomutanı ve Baas Partisi genel sekreterliği görevlerini de kendinde toplayarak Irak’ta tek adam durumuna geldi. İktidarı sırasında, Nüfusun çoğunluğunu oluşturan Şiiler’e, özerk yönetim isteminde bulunan Kürtler’e ve Irak Komünist Partisi’ne karşı sert bir politika izledi. İran’da Humeyni önderliğindeki yönetimin Iraklı Şiiler’i de devrime katılmaya çağırması üzerine İran ile ilişkiler gerginleşti. Hüseyin İran’ın elindeki Şattülarab bölgesinde hak iddia ederek 22 Eylül 1980’de İran’a savaş açtı. Savaşın doğurduğu harcamalar ve Irak’ın petrol ihracının durması, ekonomik kalkınma programlarını büyük ölçüde aksattı. Hüseyin iki kez (ağustos 1986 ve ocak 1987) barış çağrısında bulundu ve iki tarafın da bütün dünyaca kabul edilen eski sınırlarına çekilmesini önerdi. İki tarafın da kesin bir üstünlük elde edemediği savaş Temmuz 1988’de karşılıklı ateşkesin kabul edilmesine değin sürdü. Savaşın sonuna gelindiğinde Irak’ın sırtında büyük bir dış borç yükünün birikmiş olmasına karşın Hüseyin silahlanmayı sürdürdü.