Sabahattin Kudret Aksal kimdir? Hayatı ve eserleri

30

Sabahattin Kudret Aksal kimdir? Hayatı ve eserleri: İstanbul’da doğdu (1920-19 Nisan 1993). Ortaöğrenimini Işık Lisesi’nde (1937), yükseköğrenimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nde tamamladı (1943). Felsefe öğretmenliği, iş ve belediye müfettişliği, İstanbul Şehir Tiyatroları müdürlüğü yaptı.

Varlık ve Oluş dergilerinde yayımladığı ilk şiirlerinde, özellikle Ahmet Hamdi sözcüklerine düşkün görünen Aksal -kimi dizeleri ölçü dışında kal­masına karşın- hece ölçüsü kullanmıştır. “Bir masal kadar eski ve güzel / ço­cukluk akşamlarından kalan bahçeler.” (Bilirim, Oluş Dergisi, 2 Nisan 1939) gibi dizelere rastlanan ilk denemelerinin edebiyat çevrelerinde bırak­tığı izlenim şöyledir: “Ahmet Muhip, Ahmet Hamdi, Cahit Sıtkı gibi hafif kelimeler üzerinde fazla düşünen deruni ve melodik bir şiir…” (H. I. Dina­mo, Küllük dergisi, Eylül 1940)

İlk kitabı Şarkılı Kahve’de (1944) topladığı kimi şiirlerindeyse Garipçilerden etkilenmiş görünür Sabahattin Kudret. O da ölçü ve uyaktan, ses ve imge aramaktan vazgeçmiş, gönlünce yaşama isteğine bağlı temaları ser­bestçe işlemeye başlamıştır.

Bir sabah ellerin cebinde çık evinden Ceketin iskemleye asılı kalsın Bekleyedursun dostun kahvede İşe gitmekten de bugünlük vazgeç.

Okumuş orta tabaka insanının “ruh halleri”nden kaynaklanan bu gibi dizeler bir bakışta saptanabilir Sabahattin Kudret’in bu döneminde. Ev, kahve, sokak, liman, çevresi ve “yeni gelen gün”dür ilgisini çeken: “Her sa­bah sokakta başlamalı / Ağaçlar ve kuşlarla yaşamaya.”

Ya bulunduğu çevreden uzaklaşma, ya da bulunduğu çevrede kendini değiştirme umudu… Sabah, kuşlar ve ağaçlar bu umudun simgeleridir. Sü­rüp giden savaşın, yaşıtları üzerinde yarattığı yıkım duygularını yaktığı zaman da, yaşam gene bu öğelerle yansır şiirine.

Abidin Dino, 1940 kuşağından söz ederken, “Tek Parti” döneminin İs­tanbul’unda “Balıkpazarı özgürlüğü”nü anıyordu: “Gelsin balık kokusu, deniz kokusu, aşk kokusu. Özgürlük kokusu…” Sabahattin Kudret’in dize­lerinden alamayız bu kokuları. Onun İstanbul’u dönemini yaşamaz. Deni­zi durgun zamanlar denizidir. Coşku uyandırmaz. Ne kendisinde, ne bizde. Yaşadığı evrenin hava ve su kadar gerekli bir parçası olarak da görünmez. Yalnız sabah düşünüsü ve umuduyla coşkulanır Sabahattin Kudret. Bu umut hem varlık bilinci, hem kendini yaratma sevincidir. “Sabah Türküsü, Sabah Güneşi” gibi şiirleri ve Bir Sabah Uyanmak (1962) kitabıyla gecele­yin içine tortusu çöken can sıkıntılarından öç almış gibidir: “Koşar duru­rum güneşli sabahlar boyunca” / “Merhaba yeni gelen gün…”

Yeni gelen gün, kişiyi nefes darlığına düşüren tekdüze çemberden, zayıf da olsa, kurtulma ışığıdır. Her gün bir yenisini bekler Aksal. Beklentileriy­le bile hoşnut görünür. Beklemek ve istemekle, içindeki kaçma zamanını kollayan adamın kimi Mallarmé (Çekirdek, Elinle), kimi Rimbaud (Öykü, Elinle) etkileriyle coşkusu ve bitmeyen dalgalanışıdır bu. Bu gelgit’in peşin­de “karanlık, yalnız bir ormanda el yordamıyla yürüyen” (Ormanda, Elin­le) bir doğa düşlemecisinin resim çizme hevesini yaşar.

Bu heves, Sabahattin Kudret’in 1970’ten sonraki kitaplarını oluşturan şiirlerinde çıkar karşımıza.

Karardı nokta gibi kaldı ev, açtım Pencereyi ayışığında bahçe Ağaç oracıkta, ardında taş duvar Ayrık otları ürperiyor dibinde.

Geçmiş ve yaşanan zaman çerçevesinde durgun doğa resimleri diyebile­ceğimiz çizimlerdir bunlar. Sonra, Eray Canberk’in de belirttiği gibi, insa­na, evrene ve doğaya “gizemci bir görüşle” bakma eğilimine dönüşür.

ŞİİR KİTAPLARI

Kaynak: Çağdaş Türk Edebiyatı 3, Cumhuriyet Dönemi 1, Şükran YURDAKUL, 1994, Evrensel Basım Yayın.

Sabahattin Kudret Aksal kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: (1920) Türk şair, öykü ve oyun yazarı. Büyük kent yaşamının ayrıntıları üzerinde durmuş, yapıtlarında biçim­sel kusursuzluğu aramıştır. İstanbul’da doğdu. 1937’de Işık Lisesi’ni bitirdi. 1943’te Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nden me­zun oldu. Çeşitli İstanbul liselerinde felsefe öğret­menliği yaptı. Çalışma Bakanlığı’nda müfettiş olarak çalıştıktan sonra, istanbul Belediyesi’ne girdi. 1959­1960 arası Belediye Konservatuvarı müdürlüğü, 1961’de Şehir Tiyatroları müdürlüğü, Belediye Yazı İşleri müdürlüğü yaptı. Belediye Konservatuvarı’nda öğretmenlik ederken emekliye ayrıldı. Gazoz Ağacı adlı kitabıyla 1955 Sait Faik Öykü Ödülü’nü, Yaralı Hayvan’la 1957 Türk Dil Kurumu Sanat Armağanı’ m, Şiirler adlı kitabıyla 1980 Yeditepe Şiir Ödülü’nü kazanmıştır.

Aksal’ın ilk şiiri 1938’de Varlık dergisinde yayımlandı. 1944’te Şarkılı Kahve adlı kitabında topladığı ilk şiirlerinde yaşama sevinci, avarelik, küçük mutlu­luklar gibi konuları işliyordu. Daha sonraki yıllarda öykü ve oyun yazma çalışmaları oldu. ilk oyunu Evin Üstündeki Bulut 1947’de Şehir Tiyatroları’nda oynanmış, ancak basılmamıştır. 1960 sonrası şiirlerin­de felsefi ve ruhbilimsel unsurlar ağır bastı, biçim kaygıları arttı.

Değişik türlerdeki yapıtlarında ortak özellik, büyük kent insanının göze batmayan kişilerini, “kü­çük” duygularını, simgeler ve soyutlamalar yoluyla ele almasıdır.

YAPITLAR (başlıca)

Şiir:

Öykü:

Oyun:

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, 4. cilt, Anadolu yayıncılık, 1983