Ruhi Su Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

30

SU, Ruhi (1912 – 20 Eylül 1985)

Türk saz ve ses sanatçısı. Geleneksel halk türkülerine, Batı’nın şan tekniğinden yararlanarak getirdiği özgün yorumları ile tanınmıştır.

Van’da doğdu. Çok küçük yaşta anne ve babasını kaybetti. Çocukluğu Çukurova’da ve Toroslar’da geçti. İlkokul dördüncü sınıfta müzik öğretmeninin yönlendirmesiyle keman çalışmaya başladı. 1936’da Ankara Müzik Öğretmen Okulu’nu, 1942’de Ankara Devlet Konservatuvarı’nın Opera Bölümü’nü bitirdi. Aynı yıl Türk halk müziği çalışmalarına da yönelen Su, 1943-1945 arasında Ankara Radyosu’nda, 1950’de de İstanbul Radyosu’nda sazı eşliğinde halk türküleri söyledi. Bu arada, konservatuvarı bitirdikten sonra 1952’ye değin Ankara Devlet Operası’nın birçok temsilinde rol aldı. Aynı yıl, siyasal nedenlerle tutuklandı ve beş yıl hapiste yattı. Cezasının bitiminden sonra İstanbul’a yerleşti ve müzik çalışmalarını tümüyle türkülere yöneltti. Anadolu’nun çeşitli yörelerinden birçok türkü derledi. Türkiye’nin birçok ilinde ve çağırılı olarak gittiği Almanya (FAC), İngiltere, İsveç, Bulgaristan, Hollanda ve Avustralya’da konserler verdi. 1962’den sonra çalışmalarını plaklarda toplamaya başladı. Bu plaklarda derlediği geleneksel türkülerin yanı sıra Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday, Fazıl Hüsnü Dağlarca ve Nâzım Hikmet gibi ozanların şiirlerini de kendi yaptığı bestelerle seslendirdi. Kurduğu Dostlar Korosu ile plak doldurdu ve konserler verdi.

20 Eylül 1985 günü derin bir sinir krizi geçirdi. Akşam saatlerine doğru sinir krizi beyin kanamasına dönüştü. Dört saatlik uzun bir uğraşıya rağmen akşam saat 21.09’da hayatını kaybetti.

Ruhi Su geleneksel türküleri, yerel üslup özellikleri ile söylemeyi taklitçilik olarak nitelendirdiğinden benimsememiş, bunun ulusal düzeyde ortak bir müzik diline ulaşılmasını engelleyeceğini ileri sürmüştür. Ona göre, halk türküleri ancak Batı’nın şan tekniğinden de yararlanılarak söylendiğinde çağdaş bir yoruma ulaşılacaktır. Ancak bu bireşimi sağlarken, türkülerin lirik ve pastoral özelliklerini zedelememeye özen göstermiştir. Derin bas bariton sesinin de etkilediği özgün yorumu, sanat yaklaşımı, özenli ve ayrıntılı derlemeleriyle, Z.Livaneli, Rahmi Saltuk gibi sanatçıları da yönlendirmiştir.

• YAPITLAR (başlıca): Seferberlik Türküleri ve Kuvayi Milliye Destanı, 1971; Yunus Emre, 1972; Karacaoğlan, 1973; Pir Sultan Abdal, 1974; Şiirler-Türküler, 1975; Köroğlu, 1976; El Kapılan, 1977; Sabahın Sahibi Var, 1978; Semahlar, 1979; Çocuklar-Göçler-Balıklar, 1980; Zeybekler, 1982.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi