Roland Barthes – Eiffel Kulesi

Roland Barthes – Eiffel Kulesi

Hiç sevmediği halde sık sık öğle yemeği yermiş Maupassant
Kule’nin lokantasında: Paris’te onu görmediğim tek yer burası dermiş. (s. 9)

…düşün büyük yolculukları karşısında kaçınılmaz göstergedir
o.

İnsanın kendi bakışını yalnız kendisinin bilmemesi gibi Kule
de merkezini oluşturduğu eksiksiz optik sistemin tek kör noktasıdır, Paris de…

Bakıldığında nesnedir, ziyaret edildiğinde bu kez bakış
haline gelir.

Kule, gören bir nesnedir, görülen bir bakıştır: Eksiksiz bir
fiildir o, aynı zamanda hem etken hem de edilgendir. (s. 10)

Kule, katışıksız bir gösterenin rolünü; bir başka deyişle,
insanların, hiç durmadan kendi bilgilerinden, düşlerinden, tarihlerinden
istedikleri gibi çekip aldıkları anlam yerleştirdikleri bir biçimin rolünü
oynar.

Kendisini bir tür bütünsel anıt haline getiren düşsel nitelikli
bu büyük işlev, karşılamak için, Kule’nin denetiminden kaçıp kurtulması
gerekir. Bu başarılı kaçışın ilk koşulu, Kule’nin bütünüyle yararsız olmasıdır.
(s. 11)

Kule, anıtın bir tür sıfır derecesini gerçekleştirmektedir
o; hiçbir kutsal şeye katılmaz, sanata bile; bir müze gibi gezilemez Kule.

Peki Eiffel Kulesi niye ziyaret edilir ki? Asıl nesnesi
olmaktan çok billurlaştırıcısı olduğu bir düşe katılmak için hiç kuşkusuz
(zaten özgünlüğü de burada yatmaktadır). (s. 13)

Nedir aslında panorama? Deşifre edilmeye çalışılan bir
görüntüdür.

…bir panorama asla bir sanat yapıtı gibi tüketilemez, çünkü
bir tablonun estetik bakımından ilginçliği, onda, bilgiden doğan özel noktaları
tanımaya çalıştığımız anda sona erer. (s. 16)

Paris’i hayranlıkla seyretmek için Kule’ye çıkmak,
taşralının fethetmek için Paris’e doğru çıktığı o ilk yolculuğun bir
benzeridir.
(s. 19)

…turist için her nesne önce bir içeri’dir, çünkü kapalı bir
uzamın keşfi yapılmadan ziyaret’i söz konusu olamaz.

Her keşif bir sahip çıkmadır; bu içeri’yi dolaşma da zaten
dışarı tarafından sorulan soruya yanıt verir. (s. 20)

(Eiffel) …mimardan mühendise geçişi simgeler. (s. 24)

Türkçeleştiren: Mehmet Rifat – Sema Rifat

İyişeyler, Eylül 96