Robert Filmer Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

23

1649’da I.Charles’ın ölüm cezasına çarptırılmasıyla iç savaş sona erdi ve İngiltere’de cumhuriyet yönetimine geçilince Filmer, bu dönemde yazdıklarını yayımlayamadı. Ölümünden sonra 1660’ta monarşi yanlısı Restorasyon yönetiminin başa gelmesiyle birlikte görüşleri yaygınlık kazandı.

Filmer’m en ünlü yapıtı Patriarcba; or the Naturel Power of Kıngs’dir (“Patriarcha; ya da Kralların Doğal İktidarı”). Filmer bu kitabında her bireyin ülkesindeki siyasal otoriteye itaat etmek zorunda olduğunu savunmaktadır. Ona göre siyasal otorite,; dünyanın yaratılışı sırasında Adem’e karşı, çocukları ve torunları üzerinde egemenlik kurma hakkını veren tanrısal güçleri kullanmaktadır. Fil-mer’e göre erkekler kadınlardan, yaşlılar gençlerden üstündür. Toplum tek bir erkekten kaynaklanan nesillerin oluşturduğu bir ailedir. İnsanlar eşitsiz olarak doğarlar ve yaşarlar, siyasal bir iktidarın var olması için insanların onu onaylaması gerekmez. Çünkü bu iktidarın kaynağı tamamen tanrısaldır. Toplumdaki mülkiyetin dağılımı tanrının buyruklarına göre gerçekleşmiştir.

Filmer görüşlerini biçimlendirirken Fransız düşünürü Jean Bodin’den etkilenmiştir. Görüşleri mutlak bir iktidar anlayışını savunan İngiliz düşünürü Hobbes’a yakın olmakla birlikte belirli farklılıklar taşımaktadır. Filmer Flobbes’un, insanların ilkel dönemde hiçbir kuralın olmadığı ve bir karmaşanın hüküm sürdüğü doğal durumdan çıkmak için aralarında bir sözleşme yaptıkları ve böylece siyasal bir otoriteye uymayı kabul emikleri yolundaki görüşünü eleştirmiş, iktidarın kaynağının tamamen tanrının iradesinde yattığı görüşünü savunmuştur.

Filmer’m görüşlerinin düşünce tarihi içinde önem kazanmasının bir nedeni bu görüşlerin daha sonra ünlü Ingiliz liberal düşünürü John Locke’un Two Treatises Concerning Government (1690) (“Hükümete ilişkin iki İnceleme”) adlı yapıtında eleştirilmesi olmuştur. Locke bu kitabında iktidarın tanrısal kökenli olduğu görüşünü eleştirmiş, iktidarı özgür bireylerden oluşan toplumun iradesi üzerine temellendirmiştir. Filmer’m görüşleri ölümünden sonra muhafazakâr Tory Partisi’nce benimsenmiştir.