Rize Sempozyumu – 2006: İlhan Turan – Rize ve Çevresinin Coğrafi Özelliklerinin Halk Kültürüne Etkileri

40

İlhan Turan – Rize ve Çevresinin Coğrafi
Özelliklerinin Halk Kültürüne Etkileri

(s. 686-692)

…herhangi bir yerin coğrafi özellikleri
üzerinde yaşayan halkın sosyo-ekonomik yaşantısına doğrudan etki yapmaktadır.

Rize ve çevresi, kendisine kıyı oluşturan
Karadeniz’i, engebeli dağları, yaylaları, yağmurlu iklimi, akarsuları ve gür bitki
örtüsü, ayrıca ekonomik yapı içerisinde değerlendirilen çay üretimi,
balıkçılık, yaylacılık, arıcılık ve geleneksel mısır ve mısır unu üretimi
faaliyetlerinden kaynaklanan fiziki ve beşeri özellikleri ile dikkat
çekmektedir.

Rize’nin arazi yapısının engebeli, sarp ve
dik olması tarım ve hayvancılık için pek uygun değildir. Bu nedenle hayvancılık
daha çok yüksek yerlerde bulunan yaylalarda yapılır.

Yaylacılığın yılın belirli dönemlerinde göç
biçiminde olması buna bağlı olarak ayrılıkların yaşanması, yayla yaşam
biçiminin kendine özel farklılıkları müstakil bir yaylacılık kültürünün
oluşmasını sağlamıştır. Yayla yolları türkülere, manilere, bilmecelere konu
olur.

İklimin sürekli yağışlı olması güneş duası
geleneğine sebep olmuştur.

Yağmurlar, sisli havalar türkülerde,
manilerde karşımıza çıkar.

İklime bağlı olarak bölgenin sahip olduğu
orman ve bitki örtüsü çeşitli deyimlerle kendilerini gösterir.  

“Kestane kumuşidan çıkmış gerisini
beğenmemiş”

“Geberecek buzak eğrelti otu yer”

“Eğreltiye halat atmak”

Akarsu ve dereler de benzer şekilde halk
kültürüne mal olmuşlardır.

“Dere kırk yılda bir yatağını arar”

“Akmayan dereden kork birden alır seni”

“Kuru derede balık tutmak”

“Dereye iner balık olur, dağa çıkar geyik
olur”

“Erkek deredur, balık göldür”

“Sular gibi artasun”

“Sular gibi ömrün uzun olsun”

—–