RİSALE

170

 

RİSALE

 

lendirmiştir.

Bazı kaynaklarda kastın
sadece Hindis­tan’daki kabileler ve meslekler arasında gelişmiş olduğu
söyleniyorsa da, özellikle Batı’da da açık bir biçimde görülmüştür. Mesela eski
Yunan ve Roma’da köylü, as­ker, din adamı ve esnaf sınırı, kastı andı­ran bir
yapı göstermektedir. Bütün bunla­rın altında, köle denilen İkinci sınıf insan­lar
bulunmaktadır. Esnaf sınıfının belirli bir dönemden sonra güç ve varlık kazandı­ğı
gözönüne alınırsa; askerlerin ve din adamlarının toplumun en üst ve saygıde­ğer
kesimleri olduğu açığa çıkar.

Toplum katmanlarının
bu şekilde birbir­lerinden kesin hatlarla ayrılması ve kat-manlararası sosyal
etkileşimin bulunma­ması, sosyal yapıyı sağlam bir hale getir­meye engel olur.
Sık sık smıflararası çatış­malar olur. İnsanların tabii gelişme ve
İlerlemelerinin önüne setler çekilir. İnsan bilgi ve zekası değerlendirilmediği
gibi, üstün kastlara mensup insanların keyfî ve anormal isteklerine meşruluk
kazandırıl­mış olur.

Kast sistemi son
derece yapay ve keyfi bir sistemin gelişmesine imkân hazırlama­sı nedeniyle tarihte
birçok zulüm ve hu­zursuzlukların ortaya çıkmasına yol aç­mıştır. Ezilen ve
hakkı elinden alınan bü­yük kitleler, bu zoraki ve haksız güç sahip­lerinin
baskısından kendilerini kurtar­mak İçin uzun mücadeleler vermiş, çok sa­yıda
insan hayatını kaybetmiştir.

Kast, kapalı bir
hiyerarşik sosyal sınıf olarak adlandırılacak olursa, “sınıftan üç yönden
farklı olduğu görülür. Birincisi, sı­nıf daha az kapalıdır. İkincisi sınıfta
kana-ata dayanan bir değer bulunduğu halde, kast’ta kanuni hale getirilmiş bir varlık
ve belli imtiyazlar vardır. Üçüncüsü, Kast’m din bakımından farklı oluşu
sözkonusu-

dur, Hindistan’da
kast, bütün sosyal, siya­si ve dini düzenin temeli sayılmıştır. Kast rejiminin
kurumlaşmasında Brahman ra­hiplerinin büyük rolleri olmuştur. 1947 re­formu
kast rejimini ortadan kaldırmakla beraber, Hindistan’ın kır kesimlerinde kast
rejimi hala varlığını sürdürmektedir.

Sami ŞENER

 

Önceki İçerikKAST
Sonraki İçerikKAVRAM