Reklamcılık Nedir? Tanımı, Tarihi

0
44


Ruyalar/reklamcilik” 207″ 165″ REKLAMCILIK

Reklamcılık, satışa sunulan mallara dikkat çekmenin bir şeklidir. Gayesi o malın adının daha çok duyulmasını sağlamak olduğu kadar, doğrudan doğruya satışını özendirmek de olabilir; örneğin siyasal ve hayır amaçlı reklam, şirketlerin ticari bilançolarının açıklanması ve spor ve kültürel faaliyetlerin reklam edilmesi gibi iletişim araçları arasında gazeteler dergiler, internet, televizyon, radyo, sinema, reklam panosu ve doğrudan postadan yararlanılabilir. Reklamcılık; Sanayi devrimi, kitlesel üretim ve daha sonraları self-servis satışların ortaya çıkışıyla önem kazanmaya başlamıştır. Bunlar geleneksel zanaat bölüşüm metodlarının yerini aldıkça nisbeten daha az sayıda perakendeciye malları “yığan” tüccar, yavaş yavaş ve kısmen, bir ürünün değerli olduğuna ikna edilerek pazarlama kanalları vasıtasıyla kendisine ‘ulaşılan’ çok sayıda nihai tüketiciyi hedefleyen reklamla devreden çıkarılmıştır. Perakendecilere, üreticilerin reklamlarıyla daha ‘Önceden zaten satılmış’ olan malları stoklamak düşmektedir.
Ruyalar/tuketim-bilincsiz” 145″ 151″
II. Dünya Savaşını müteakiben televizyonun bulunuşu ve yazılı basının değerini yitirmesinden beri reklamcılığın ekonomik önemi çok az değişti, İngiltere’de toplam reklam harcamaları 1960 yılında kişi başına Gayn Safi Milli Hasıla (GSMH) nın yüzde 1.43’üydü; 1981’de bu rakam 1.34 olarak gerçekleşti. ABD’de 1981 rakamı yüzde 1.38 idi. İngiltere’de 1981 yılında tüm reklam harcama rakamı yüzde 1.38 idi. ingiltere’de 1981 yılında tüm reklam harcamalarının yüzde 65″i basına, yüzde 28.7’si televizyona gitmiştir. Amerika’da mütekabil rakamlar basma yüzde 54.7, televizyona ise yüzde 31.3’tür.

Reklamcılık tüketicinin tercihinde özgür olması gerektiğini varsayar ve sonuçta hem uygulamacılara, hem de iktisatçılara müşküller çıkarır. Şirketler getireceği sonuçlara bakarak reklama ne harcayacaklarına karar Ruyalar/galbraith” 160″ 208″ vermek durumundadırlar. Bunları ölçüp hesaplamak ve satışlar ve kârlarla girdiyi kesin bir biçimde birbirine mutabık kılmak güçtür. İktisatçıların farklı ilgileri sözkonusudur. Örneğin reklamın rekabetle bağlantısı, kaynak tahsisi ve tercih saptırması gibi. Eskiden kullanılan enformatif ve ikna edici arasındaki ayrım bu endişeyi göstermektedir. Bu ayrım bir çok iktisatçı için kullanışlı, fakat işlemsel (operational) değildir. J. K.  Galbraith’in Affluent Society (Müreffeh Toplum) adlı kitabında “ikna edici” reklamın sonucunu “Bağımlı Etki” başlığını vererek popülerleştirmiştir. Böylece tüketici istekleri doğal insan ihtiyaçlarına değil, reklama bağımlı kılınır, üreticiler onların çıktıları üzerinde oynamak suretiyle bu istekleri yaratmalıdırlar ve reklamcılık olmamış olsaydı insanların hiç bir önemli, tatmin edilmemiş arzuları olmayacaktı. Bununla birlikte bu tezin gücü deneysel kanıtlarında değil onu ortaya atanın ikna edici semantiğinde yatmaktadır.

SBA

Reklam Fr. réclame

a. (l ince okunur)
1. Bir şeyi halka tanıtmak, beğendirmek ve böylelikle sürümünü sağlamak için denenen her türlü yol: “Şehirde canlı reklam dolaştırmak hiçbirimizin aklına gelmemişti.” -R. N. Güntekin.

2. Bu amaç için kullanılan yazı, resim, film vb.
Güncel Türkçe Sözlük

reklam   İng. advertising

Tüketicilerin zevk ve tercihlerini etkileyerek kendi malına yönelik istemi artırmak amacıyla firmanın yaptığı satış artırıcı etkinliklerden biri. krş. ikna edici reklam, bilgi verici reklam
BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004

TDK Sözlük