Refik Halid Karay Kimdir, Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

24

Refik Halid Karay. Yazar, gazeteci (d. İstanbul 1888 – ö. İstanbul 18 Temmuz 1965)

Galatasaray Sultanisindeki öğreniminden sonra Hukuk Mektebinde okudu (1907-1908) II.Meşrutiyetin ilânı üzerine Hukuk Mektebi’nden ve kâtip olarak çalıştığı Maliye Nezareti Devairi Merkeziye Kalemi’nden ayrılıp gazeteciliğe başladı. Kısa bir süre günlük gazete olarak çıkan Serveti Fünun’da Tercümanı Hakikat gazetesinde çevirmenlik ve yazarlık yaptı. Ancak 15 sayı çıkabilen Son Havadis gazetesini kurdu (1909). Fecr-i Âtî topluluğu içinde yer alarak edebi eserler vermeğe başladı. Mizah dergisi Kalem de Kirpi, takma adıyla yazılar yayımladı (1910); Cem mizah dergisinin başyazarlığını yaptı. Yönetimin başında bulunan İttihat ve Terakki Fırkası’na karşı siyasal mizah yazıları büyük ilgi görüyordu; bunları Kirpinin Dedikleri adlı kitabında topladı (1911). Desteklediği Hürriyet ve İtilâf Fırkası idareyi ele aldıktan sonra Beyoğlu Belediye başkâtibi oldu (1912). İttihat ve Terakki yeniden yönetime geçtiği sırada Mahmut Şevket Paşa’nın vurulması üzerine muhalefetteki politikacılar ve gazetecilerle birlikte tutuklanarak Sinop’a sürüldü (1913). Buradan gönderildiği Çorum, Ankara, Bilecik’te 1918’e dek geçen sürgün hayatı Anadolu’yu, insanları ve toplumsal yaşantısıyle yakından tanımasını sağladı. Ziya Gökalp’in de yardımıyla İstanbul’a döndükten sonra gazetecilik ve Robert Kolej’de Türkçe öğretmenliği yaptı. Mütarekede Damat Ferid Paşa Hükümeti’nin idaresi sırasında Posta-Telgraf genel müdürlüğüne getirildi (1919). Bu donemde büyük ilgi gören Aydede mizah dergisini çıkardı. Kurtuluş Savaşı aleyhindeki yazıları ve eylemi dolayısıyle Yüz-Ellilikler arasına alınınca Türkiye’den ayrıldı; 1922-1938 yıllarında Halep ve Beyrut’ta yaşadı. Halep’te Türkçe Doğruyol (1924), Vahdet (1928) gazetelerini yönetti; Deli, Bir İçim Su, Bir Avuç Saçma, Yezidin Kızı gibi kitaplarını bastırdı. 1938’de çıkan af kanunu üzerine yurda dönünce tekrar gazeteciliğe başladı. Fakat artık politikayla uğraşmadı; fıkra, anı, tefrika, roman türünde yazılar yazdı. Suriye’deki yaşantısı ve gözlemleriyle ilgili olarak içten bir yurt sevgisini yansıtan Gurbet Hikâyeleri’ni (1940) yayımladı. Bir ara Ay dede dergisini yeniden çıkardı (1948-1940). 18 Temmuz 1965’te öldü. Mezarı Zincirlikuyu’dadır.

“Sanat için sanat” ilkesine dayanan, bireyci ve ûslûpçu Fecr-Âtî akımı içinde edebiyat hayatına başlayan Refik Halit, sanat kişiliğini sade dille yazılmış, gerçekçi, yer yer toplumsal eleştiriye yönelen hikâye ve romanlarıyle gösterdi. Siyasal sürgün olarak yaşadığı Anadolu şehirlerinin gerçeklerine ve insanlarına yönelen kuvvetli gözlemleriyle kaleme aldığı Memleket Hikâyeleri (1919) o yıllarda aydın çevrelerin hemen hiç tanımadığı Anadolu’yu, Anadolu gerçeklerini ilk defa edebiyata getiren eserlerden biri olarak değer taşır. Fakat Refik Halit’in gerçekçiliği sert, yırtıcı bir tutumdan oldukça uzaklaşır. Karay’ın “temiz realizm”, diye adlandırdığı bir anlayışa bağlanır. Anlatımı benzetmelerle süslü, tatlı, akıcı bir İstanbul Türkçesidir.

Roman türündeki eserlerinden İstanbul’un İçyüzü’nde (1926), II.Abdülhamid idaresinden I. Dünya Savaşı sonuna kadar uzanan dönemin sosyal yaşantısı, siyasal bozuklukları, ahlâk çöküntüleri anlatılır. Karay’ın en başarılı romanı sayılan bu eser kişilere ve olaylara ait kısa çizgileri birleştirerek çağın hareketli bir görünüşünü veren yapısıyle de dikkati çeker. Öteki romanları ağırlık merkezini sevginin, çekici kadın portrelerinin, Doğu dünyasına ait çevrelerin, merak uyandırıcı serüvenlerin sıralandığı kitaplardır.

Eserleri (başlıca)