Psikanaliz

 

Wundt Almanya’da bilinci araştırırken Sigmund Freud da Avusturya’da bilinçaltı­nı araştırmaktaydı. Freud, bir tıp doktoru olarak tüm davranışların ve akılsal sü­reçlerin sinir sisteminde fiziksel bir temele dayandığına inanmıştı. Fakat, 1800’le- rin sonlarında, birkaç hastasının etkisiyle fikrini değiştirdi. Bu hastaların ortak özelliği, hastalık semptomlarını göstermelerine karşın, hastalıklarının hiçbir fizik­sel sebebinin olmamasıydı. Hipnoz gibi metotlarla bu hastalarla görüşen Freud, onların hastalıklarının sebeplerinin fiziksel olmadığını, bilinçlerinden attıkları prob­lemlerin hastalıkları doğurduğunu ileri sür­dü (Feldman, 2010)

 

Freud, bu görüşmelerden sonra, tüm davranışların ve hatta ciddi zihinsel sorun­ların bile sebebinin tek olduğuna kanaat getirdi. Ona göre sebep, bilinçaltımızdaki çatışmalardı. Elli yıla yakın bir süre boyun­ca Freud çalışmalarını ve fikirlerini psika­naliz adı altında topladı. Psikanaliz, hem bir kişilik teorisi, hem bir akıl hastalıkları teorisi, hem de bir seri tedavi yöntemini içermektedir (Bernstein ve ark., 2006).

Freud’un teorisi geniş laboratuar çalışmaları üzerine değil, sınırlı sayıda vaka çalışması üzerine kurulmuştur. Dolayısıyla günümüzde tamamen bilimsel ve ge­çerli kabul edilmemektedir. Fakat, Freud yenilikleriyle psikolojideki birçok teoriye temel oluşturmuştur.