Otto Heinrich Warburg Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi

WARBURG, Otto Heinrich (1883-1970)

Alman (FAC) biyokimya ve hücre fizyolojisi bilgini. Özellikle hücre solunumu, fotosentez ve kanser oluşumuna ilişkin çalışmalarıyla tanınır.

8 Ekim 1883’te Baden’deki Freiburg-im-Breisgau’da doğdu, 1 Ağustos 1970’te Batı Berlin’de öldü. Freiburg ve Berlin üniversitelerinde fizik profesörü, sonradan Physikalisch-technischeReichsanstalt’ m başkanı olan ve özellikle gazların kinetik kuramı konusuda titiz bir araştırmacı, değerli bir hoca olarak tanınan Emil Gabriel Warburg’un (1846-1931) oğluydu. Berlin Üniversitesi’nde babasının fizik, Emil Fischer’in kimya öğrencisi olarak öğrenimini tamamladıktan sonra, 1906’da Fischer’in denetimi altında aynı üniversiteden kimya doktorasını, 1911’de Heidelberg Üniversitesi’nden tıp doktorasını aldı. Berlin-Dahlem’deki Kaiser Wilhelm Enstitüsü’nün (bugün Max Planck Enstitüsü) Biyoloji Bölümü’nde araştırma ve öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlayan, meslek yaşamının tümünü, profesörlüğe ve 1930’da Hücre Fizyolojisi Bölümü’nün yöneticiliğine getirildiği bu kuruluşta sürdüren Warburg, dünyanın en seçkin bilim kuruluşlarından aldığı onur doktorası, ödül ve madalyaların dışında, hücre solunumuna ilişkin çalışmalarıyla 1931 Nobel Fizyoloji ve Tıp Ödülü’nü almıştır.

Warburg’un, 65 yılı aşkın bir çalışma süresini ve çok önemli bulguları kapsayan araştırmaları başlıca üç alanda yoğunlaşmıştır: Hücre solunumu, fotosentez ve kanser oluşumu. Özellikle karbonhidratlar, bir ölçüde de lipitler (yağ asitleri) ve proteinler (aminoasitler) gibi dış enerji kaynaklarının, havanın serbest oksijenini alıp hücrelere taşıyan hücre solunumu sonucunda oksitlenerek, metabolizmanın kullanabileceği kimyasal enerjiye dönüştürülmesi yaşam süreçlerinin en önemlilerinden biridir. Warburg’un bu alana katkısı da, gerek bulguları ve kuramsal yaklaşımları, gerek uyguladığı biyokimya yöntemleriyle, bu bilim dalının gelişmesinde birer dönüm noktası olacak kadar önemlidir. 1923’te, çok ince dilimlenmiş canlı doku kesitlerinde, hücrelerin aldığı oksijen miktarını manometreyle ölçtükten sonra, canlı hücrenin oksijeni kullandığı metabolizma tepkimelerinde “sitokrom” denilen bir enzim grubunun temel rol oynadığını ve bu enzimlerin yapısında demir atomlarının bulunduğunu saptadı. Bu tepkimede oksijeni etkin duruma getirerek katalizör rolü oynayan enzime “solunum enzimi” adını veren Warburg, bu enzim grubunun, “flavin adenin dinükleotit” denilen bir koenzimce desteklenerek etkinlik gösterebildiğini açıkladı.

Sonraki yıllarda fotosentez olayına eğilerek, ışık enerjisinin hiçbir kayıp olmaksızın kimyasal enerjiye dönüştürülebilmesi için gerekli kuvantum miktarını belirleyen ve bu konudaki saptamasıyla biyokimyacı-lar arasında uzun bir tartışmayı başlatan Warburg, yaşamının yaklaşık elli yılını da kanser araştırmalarına adadı. Kanserli hücrelerin normal hücrelerden daha az oksijen gereksinimi olduğunu, buna karşılık kanserli dokudaki glikoliz oranının normal dokudan daha yüksek olduğunu belirleyen Warburg, metabolizma süreçlerine ilişkin kuramsal ve deneysel çalışmalarıyla 20.yy’ın en yetenekli biyokimyacılan arasında ön sırayı alır.

• YAPITLAR (başlıca): Über den Stoffwechsel desTumo-ren, 1926, (“Urlarda Madde Değişimi Üstüne”); Über die katalytiscben Wirkungen der lebendigen Substanz, 1928, (“Canlı Maddenin Kataliz Etkinliği Üstüne”); Wasserstof-fübertragende Fermente, 1948, (“Hidrojen Taşıyıcı Ferment); The Prime Cause and Prevention of Cancer, 1969, (“Kanserin Başlıca Nedeni ve Korunma Yolları”).

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi