Örf ve Adetler; Gelenek ve Görenekler

Örf ve Adetler; Gelenek ve Görenekler
Örf (tnoeurs) ve âdet (coutume)ler, insan toplumlarmda uzun süre tekrarlanma ve yaygınlaşma sûretiyle kendiliklerinden oluşan ve toplum içindeki ilişkileri yöneten bir tür sosyal normlardır. Mamafih onlar, bir toplumdan ötekine ve hattâ aynı toplum içerisindeki alt- kültürlere, yerlere ve zamanlara göre değişebilmektedirler. Adetler, toplum tarafından son derecede kuvvetle benimsenmiş olduklarından, kişiler aslında bunlara farkında olmadan uyarlar. Örf ve âdet terimi çoğu zaman birlikte kullanılır. Çünkü bunların arasında bir derece farkı bulunmaktadır ve bu şekli altında birçok durumlarda onlar birbirlerini tamamlarlar. Halk âdetlerinin “değer” yüklü olanları örftürler ve onlar içten doğma usûller olduklarından, âdetlere göre çok daha kuvvetli bir yaptırım gücüne sahiptirler. Türklerde örf ve âdet, eski Türk kültüründen gelen bir terim olan “töre” ile de ifade edilmektedir. Adetlerin bir de yaptırım gücü daha az olanları bulunmaktadır ki, bunlara da “görenek” denir. “Gelenek” (tradition) veya “an’ane” terimi ise, toplum kültürünün geçmiş kuşaklardan devraldığı, toplumda değerler ve kuramların en ağır değişen, toplumun eski devirlerini yenilerine bağlayan ve üyleleri arasında sağlam bir bağ oluşturan alışkanlıklar olarak, “sosyal ve kültürel mirası” ifade eder. Toplum hayatında örf ve âdetlerin, gelenek ve göreneklerin yerleşmiş ve kurumlaşmış din ile çok yakından ilişkileri bulunmaktadır. Öyle ki, Islâmiyette dinî âdetlerin yanı sıra fıkıhta örf ikinci dereceden delil ve kaynaklar arasındaki yerini almış bulunmaktadır. İslâmî bir terim olarak “emr-i bi’l-ma’rûf” da örfü ifade etmektedir. Geleneğin Müslümanlıktaki en kurumlaşmış şekli ise “Sünnet” olmaktadır.