Ömer bin Abdülaziz Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi

31

Ömer bin Abdülaziz. (Medine 682 – Halep 720) Sekizinci Emevi halifesi,”İkinci Ömer” lakabıyla da anılır.

Yaşamı

Meşhur Emevî halifesi  Medine’de doğdu. Annesi Ümmü Asım Hz.Ömer’in torunuydu. Mısır valisi olan babası Abdülaziz (ölm.704) tarafından tahsil ve terbiyesi için Medine’ye gönderildi. Enes b. Malik, Abdullah b. Cafer ve Saidü’l-Müseyyeb’ten Hadis okudu. Amcası Emevî halifesi Velid b. Abdülmelik çağrısı üzerine Şam’a gitti ve onun kızıyla evlendi.

705’te halife olan I. Velid tarafından 706’da Hicaz valiliğine getirildi. 711-712’ye kadar devam eden Medine valiliği sırasında halka bir baba gibi davrandı ve adil bir idare kurmaya çalıştı.Diğer vilayetlerdeki Emevi valilerinin kıyıcı ve kötü davranışlarından kaçan halk Ömer’in yanına gelmeye başladı. Ancak bu duruma Irak valisi Haccac b. Yusuf karşı çıkınca 712’de görevinden alındı.  717’de halife Süleyman b. Abdülmelik’in ölümü üzerine hilafet makamına geçti.

Halifeliği

Ömer b. Abdülaziz, dindar ve muttaki bir insandı. Mesuliyet şuuruna sahihti. Hükümdarlık görevini bu şuurla yerine getirirdi. O, yeni fetihler girişmedi ve başlatılmış olan İstanbul kuşatmasını kaldırdı. Fetihlerden çok Kuzey Afrika’da, Sind’de ve Orta Asya’da adil idareye ve propagandaya önem verip bu yolla İslamı yayılıp, yerleşmesi ve refah ve saadetin sağlanması için çalıştı. Emevî Devleti’nin kuruluşundan beri devam eden Hz. Ali b. Ebu Talib’in lanetlenmesi gibi çirkin bir âdeti ortadan kaldırdı. Bunun yerine günümüzde de hutbelerin sonunda okunmakta olan “İnnallahe ye’muru biladli..” âyetinin okunmasını emretti. Fedek topraklarını Hz. Peygamberin vârisleri sayılan Hz. Fâtıma’nın torunlarına verdi. Vergi sisteminde ıslahat yaptı. Müslüman olmayan halkın ödediği haracın ve diğer vergilerin oranlarını düşürdü. Diğer dinlerin mensublarına karşı son derece müsamaha gösterdi ve neticesinde İslam Hristyan, Musevi ve Mecusi’lerden İslama geçişler arttı. Devlet arazilerinin özel mülk olmasını engelleyen yasalar çıkardı. Bizans’ın eline geçen Malatya’yı yüzbin esir karşılığında geri aldı. Emevîlerin en şiddetli düşmanları bile ondan övgüyle bahsederler. O, merhamet sahibi bir insandı. Son derece sade bir hayat yaşardı.

Bir gün eşi Fâtıma, Ömer b. Abdülaziz’i çok üzgün gördü, sebebini sorduğu zaman halife şöyle dedi:

“Ey Fâtıma, müslümanların, gayr-i müslimlerin idaresinin başında bulunduğum için, açlıktan ölen fakirleri, umutsuzluk içinde çırpınan hastaları, felaketin pençesinde inleyen çıplak insanları, zulüm görenleri ve hapis ya tanları, çok çocuklu esirleri düşünüyorum da kıyâmet gününde Cenâb-ı Hakk’ın onlar hakkında benden hesap soracağını düşünerek korkuyor ve ağlıyorum”.

Ölümü

Yine bir gün karısı Fâtıma, Emevî hanedanının bir gün fırsat bulup da kendisine zarar verebileceğinden söz ederek onu ikaz etmesi üzerine Ömer b, Abdülaziz hiddetlenerek “korktuğun gün kıyamet gününden daha korkunç değildir” dedi. Ehi-i beyt’e hoşgörülü ve hakkaniyetli davranışları, Emevî hanedanı mensublarını huzursuz etti ve bir köle vasıtasıyla zehirlenerek öldürüldü (Şubat 720).

İkinci Ömer

Hulefâ-i Raşidîn’in yolunu takib ettiğinden Ömer-i Sânî (İkinci Ömer) lâkabıyla anılır. Adil yönetimi o derecede etkili olmuştur ki Abbasiler hilafeti ele geçirdiklerinde Emevi mezarlarını yok ettikleri halde onun mezarına dokunmamışlardır.