Nusret Suman Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

24

SUMAN, Nusret (1905-1978)

Türk, heykelci. Sade, ayrıntılardan uzak heykeller yapmıştır.

21 Mart 1905’te Selanik’te, Karaferye’de doğdu, 15 Ağustos 1978’de İzmit’te öldü. Sanatla ilk kez, suluboya manzaralar yapan babasının resimlerinde karşılaştı. 1922’de Sanayi-i Nefise Mektebi’ne (sonra Güzel Sanatlar Akademisi, bugün Mimar Sinan Üniversitesi) girdi. Hikmet Onat’ın ve İbrahim Çallı’nın öğrencisi oldu. Resim öğrenimi sürerken, ilgisini okuldaki Yunan ve Roma heykelleri çekince, 1925’te İhsan Özsoy’un heykel atölyesine geçerek heykel çalışmaya başladı. 1929’da okulu bitirdikten hemen sonra açılan sınavda Tayyareci Fethi ve Sadık Anıtı ile birincilik kazanarak yurt dışında devlet hesabına öğrenim yapma hakkını elde etti. Cumhuriyet döneminde Avrupa’ya gönderilen dört heykelciden biri oldu. Almanya’ya giderek Münih’te, heykelci Ber-nard Blecker’in atölyesinde çalıştı. Bir. süre sonra resme duyduğu ilgi yeniden canlanınca, ünlü ressam Hans Hofmann’ın (1880-1966) atölyesine geçerek üç yıl süreyle resim çalıştı. Sonra, Paris’e gitti, Academie Suisse’deki dersleri izledi. Öğretmeni olan heykelci Despiau onun yönlenişinde etkili oldu.

Suman 1934’te İstanbul’a döndüğünde kendini hareketli bir sanat ortamı içinde buldu. Önce Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği’ne, sonra da D Grubu’na üye oldu. Grupların sergilerine verdiği yapıtlarını, özel atölyesinde gerçekleştiriyordu. Ö günlerde Güzel Sanatlar Akademisi Heykel Bölümü’ nde başkanlık görevini sürdüren Rudolf Belling’in önerisiyle 1943’te, öğretim üyesi atandı. Başlangıçta Ağaç ve Taş Atölyesi’nde, sonra sırasıyla 1949’da Heykel Atölyesi’nde, 1955’te Hadi Bara’dan boşalan Modlaj Atölyesi’nde ve 1959’da da Taş Atölyesi’nde öğretmenlik etti. 1969’da, yeni çıkan yasayla profesörlüğe yükseltildi, aynı yıl emekli oldu. ABD’ye giderek üç yıl kaldı, sanat çalışmalarını orada sürdürdü. Yurda dönüşünde Ankara’da gerçekleştirdiği Hitit Güneşi anıtının son çalışmalarını denetlemeye giderken geçirdiği bir trafik kazası sonucu öldü.

Suman’ın sanatçı kişiliği heykelci ve ressam yanlarıyla bütünlenir. Biçim anlayışında Hofmann ve Despiau’dan etkiler taşır. Almanya ve Fransa’da henüz genç bir sanatçıyken çizdiği desenlerde ve yaptığı heykellerde ustalığa eriştiği görülür. Asıl gücünü anıtlarından çok büst ve heykellerindeki anlatımda göstermiştir. Orhan Veli Büstü, Ana ve Çocuk, Mimar Sinan gibi heykelleri onun kişiliğini yansıtır. Bunlarda kesin ışık planlarının ve sağlam bir yapının varlığı hemen göze çarpar. Ele alman konularda sanatsal kaygılar çözümlendiği gibi, karakteri yansıtmada başarı eksiksizdir. Suman’ın tüm yapıtlardaki ortak özellik ayrıntılardan uzak, arı bir üslup bütünlüğüdür.

Nusret Suman 1942’de dördüncü ve 1960’ta yirmi birinci Devlet Resim Heykel Sergisi’nde heykel dalında iki kez birincilik kazanmıştır.

• YAPITLAR (başlıca): Orhan Veli Büstü, 1958, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi; Mimar Sinan, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi; Ana ve Çocuk, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi; Atatürk Heykeli, 1960, Çorlu; Atatürk Anıtı, 1961, Sivas; Atatürk Anıtı, 1970, Gaziantep; Hitit Güneşi, 1978, Ankara.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi