Nietzsche – Böyle Buyurdu Zerdüşt

1. Bölüm
Ey ulu yıldız! Kendilerine ışık saçtıkların olmasaydı saadetin nerde kalırdı. 1.1.17

Her sabah bekledik seni biz. 1.1.17

Böyle başladı Zerdüşt’ün batışı. 1.1.17
Uyuyanlar arasında ne işin var senin. 1.2.18

Denizde gibi yaşardın yalnızlığında ve deniz taşırdı seni. 1.2.18

Bir şey verme onlara dedi ermiş, sen onlardan bir şey al daha iyi ve onlarla birlikte taşı. 1.2.18

Ben sadaka vermem. O kadar yoksul değilim. 1.2.18

Türkü söyleyerek, ağlayarak ve mırıldanarak benim tanrım olan tanrıyı övüyorum. 1.2.19

İnsan aşılması gereken bir şeydir. Onu aşmak için sizler ne yaptınız. 1.3.19

Bağlı kalın yeryüzüne ve inanmayın sizlere dünya ötesi umutlardan bahsedenlere. 1.3.19

Kirli bir ırmak Ademoğlu. 1.3.20

İnsanoğlu, sevenin üzerine çivilendiği çarmıh değil midir merhamet. 1.3.20

İnsan, hayvanla üst-insan arasında gerilmiş bir iptir. 1.4.21

Ben kendisi için bir nebze ruh ayırmayanı fakat bütünüyle erdemin ruhu olmak isteyeni severim. Böyle yürür o ruh olarak köprünün üstünde. 1.4.21

Ben, gönlü yaralıyken bile derin olanı ve hiçten bir şeyle yok olabileni severim. 1.4.22

Gözleriyle işitmeyi öğrensinler diye kulaklarını patlatmak mı gerek önce. 1.5.22
Anlamıyorlar beni, bu kulaklara göre ağız değilim ben. 1.5.23

Merak ile korku bile yorulur. 1.7.25

Uyuyan her şeyin yüzüne bakmayı severdi. 1.8.26

Nice ağır yükler vardır ruhlar için. 2.1.29

Yükünü almış deve nasıl hızlanırsa çöle doğru, ruhda öyle hız alır kendi çölüne. 2.1.29

Dünyayı kaybetmiş olan kendi dünyasını kazanır artık. 2.1.30

Uyumak, bütün gün uyanık kalmak gerekir onun uğruna. 2.2.31

İyi uyumak için uyanık kalmak. 2.2.32

Yorgunluk, bir sıçrayışla en sona erişmeyi isteyen bir ölüm sıçrayışıyla istemeyi bile artık istemeyen bir zavallı, bilgisiz yorgunluk, bu yarattı işte, bütün tanrıları ve öte dünyaları. 2.3.33

Bedeni hor görenler… 3.1.35

Kendi elinden böylesine ıstırap çeken için kurtuluş yoktur. Tez bir ölüm olmadıkça. 3.3.38

Yazılmış şeylerden ben yalnız kanla yazılmışı severim, kanla yaz; göreceksin ki kan ruhtur(tindir). 4.1.39

Yukarılara bakarsınız siz yücelmek isteyince; bense aşağılara bakarım, çünkü yücelmişim ben. 4.1.40

En yüce dağlara tırmanan, güler bütün acıklı oyunlara ve acıklı gerçeklere. 4.1.40

Doğru; severiz biz hayatı, ama yaşamaya alışmış olmamızdan değil, sevmeye alışmış olduğumuzdan. 4.1.40

Ve bana, hayatı seven bana öyle geliyor ki, kelebekler, sabun köpükleri ve bunlara benzeyen daha ne varsa insanlar arasında, onlardır mutluluğu en iyi bilenler. 4.1.40

Nice ruhlar keşfedilmeyecek hiçbir zaman, meğer ki onları önce icat ede insan. 5.1.41

Ne boş hayat. 6.1.43

Boş olan halbuki kendileri ve varlığın yalnız bir yüzünü gören gözleridir. 6.1.43

İnsan aşılması gereken bir şeydir. 7.1.45

Bütün soğuk canavarların en soğuğuna devlet denir. 8.1.46

Bir katilin eline düşmek, şehvetli bir kadının rüyalarına girmekten daha yeğ değil midir? 10.1.50

Ve bir parça et esirgeyince kendisinden, bir parça ruh için ne sevimlice bilir dilenmesini bu kancık şehvet iti. 10.1.50

Yalnız için dost, daima bir üçüncü kişidir; üçüncü, iki kişi arasındaki konuşmanın derinlere dalmasını önleyen bir mantardır. 11.1.51

Kadının aşkında sevmediği her şeye karşı insafsızlık ve körlük vardır. Kadının bilinçli aşkında bile aşığın yanı sıra daima umulmazlık, şimşek ve gece vardır hala. 11.1.52

Korumak için kendini değer biçti insan önce eşyaya. 12.1.53

İnsanlarla ilişki bozar kişiliği, hele kişilik yoksa. 13.1.55

Size ben en uzağı sevmeyi salık veririm. 13.1.55

Kendi alevinle yakmaya hazır olmalısın kendini. Önce kül olmadan nasıl yeni olabilirsin ki! 14.1.57

Erkek savaş için yetiştirilmeli, kadınsa savaşçının dinlenmesi için, bundan gerisi deliliktir. 15.1.58

Erkeğin mutluluğu “istiyorum”dur. Kadının mutluluğu “istiyor”dur. 15.2.59

Bunun böyle olması kadınlarda hiçbir şeyin imkansız olmayışından mı acep! 15.1.59

Kadına mı gidiyorsun, kırbacını unutma!. 15.1.59

Vaktinde öl! 18.1.62

Ruhumuzun simgelerle konuşmak istediği her saate dikkat edin, kardeşlerim; kaynağı oradadır erdeminizin. 19.1.65

Beni kaybetmenizi ve kendinizi bulmanızı diliyorum şimdi sizlerden; ve ancak hepiniz inkar ettiğiniz zaman beni, döneceğim sizlere.
Gerçekten başka gözlerle kardeşlerim, arayacağım o zaman kaybettiklerimi; başka bir sevgiyle seveceğim o zaman sizleri. 19.3.67

2 Bölüm
Tanrı öldü: İnsana merhametinden öldü Tanrı. 22.1.77
Yaratıcıların ise hepsi merhametsizdirler. 22.1.77

Yürüdükleri yola kandan işaretler yazarlardı ve çılgınlıkları onlara gerçeğin kanla kanıtlanacağını öğretirdi.
Oysa kan en kötü kanıtıdır gerçeğin; kan en saf öğretiyi zehirler, onu kuruntuya ve yürek kinine çevirir. 23.1.79

Ruh hayatın bağrına saplanan hayattır. 27.1.87

Ruhun da mutluluğu şudur; “kurbanlık bir hayvan gibi yağlanmak ve gözyaşlarıyla kutsanmak” biliyor muydunuz bunu. 27.1.87

Hiç durulmamış, hiç durulmayacak bir şey var içimde; söyelemek özlemi içinde. Bir sevgi arzusu var ki içimde, öz dilini söylüyor aşkın. 28.1.88

Kendilerinin ölçemediği derinlik, ölçülemez derinliktir. 29.1.90

Bana ettikleriniz yanında nedir ki adam öldürmek. 30.1.92

Yerine konmaz şeylerimi aldınız benden. 30.1.93

Bütün varlığı düşünülebilir hale getirmek istiyorsunuz.
Şüphe ediyorsunuz haklı olarak, düşünülebilir midir acep varlık diye. 31.1.94

Bütün hayat, zevk ve zevklenme üzerine bir tartışmadır. 32.1.97

Pek fazla uçmuşum geleceğe: Bir korkudur aldı beni.
Ve etrafıma baktığımda, şaşılacak şey! Zamandı tek çağdaşım. 33.1.99

Dün, ay doğarken, bir güneş doğuracak gibi geldi bana: Öylesine geniş ve gebe duruyordu ufukta.34.1.101

Doğru mahsulü topladık, peki neden bütün meyvelerimiz çürüdü yandı? Neydi düşen dün gece uğursuz aydan? 38.1.110

Külünü dağa taşıyan kim? 38.1.111

Ama böyle istedim ben. 38.1.116

Ama böyle istiyorum ben: Böyle isteyeceğim ben! 38.1.116

Uykuya dalanın dehşetini bilir misiniz siz? 40.1.119

3. Bölüm
İmkansızlık! 41.1.125

Bilgelik taşı! Yükseğe atmışsın sen kendini ama atılan her taş muhakkak düşer. 42.1.128

Cesaret, zira en iyi öldürendir. 42.1.128

İnsanoğlunun uçurum kenarında durmadığı yer var mıdır? Görmek bile uçurumlar görmek değil midir? 42.1.129

Böyle dedi Zerdüşt. Ve bütün gece umutsuzluğunu bekledi; boşuna bekledi ama, gece berrak ve sakin kaldı. Mutluluksa yaklaştıkça yaklaştı ona fakat sabaha karşı Zerdüşt gönlüne güldü de alaylı alaylı dedi; mutluluk koşuyor ardımdan, ben kadınlar ardından koşmadığımdan, mutluluk halbuki, kadındır. 43.1.133

Ve kim kutsayamazsa, lanetlenmeyi öğrenecektir, bu duru öğreti bana bu duru gökten indi; bu yıldız bu karanlık gecelerde bile durur göğümde.
Ama ben kutsayanım ve evet diyenım, yeter ki sen kuşatmış ol beni ey tertemiz, ey pırıl pırıl gök! Ey ışık uçurumu! Bütün uçurumlara götürürüm ben kutsal evet dememi. 44.1.135

Yalan söylememeli ayakla göz, birbirinin üstünede atmamalı yalanı, ama küçük insanlar arasında yalan çok olur. 45.2.138

Ayışığını korku alır geceleyin sokaklarda. 46.1.140

Alay ederim her türlü merhamete. 46.1.142/143

Bir yerde sevemiyorsa artık insan, geçip gitmeli oradan. 47.1.145

Kimsesizlik başka şey; yalnızlık daha başka şey; bunu öğrendim ben artık: İnsanlar arasında hep yaban ve garip kalacağını da. 49.1.148

Ve hatırlar mısın ey Zerdüşt: En sessiz saatinin erişip seni senden öte sürdüğünü ve uğursuz bir fısıltıyla dediğini: konuşta paramparça ol! 49.1.149

Buydu işte kimsesizlik. 49.1.149

Devekuşu en süratli attan daha hızlı koşar, başını da ama iyice sokar ağır toprağa; henüz uçamayan insan da böyledir işte. 51.2.155

Sevmek istemiyor, sevgiden geçiniyor ama. 51.2.157

Ben de öğrendim beklemeyi… ama ancak kendimi beklemeyi. 52.2.157

Yeni soyluluk için nice soylu ve nice çeşit soylular gerek! Ya da benzetmeceyle dediğim gibi bir zamanlar: Tanrının değil, tanrıların olması, tanrılığın ta kendisidir. 53.11.153/154

Edebi dönüşü öğretensin sen. 54.2.178

Ey benim gönlüm her şeyimi verdim artık sana ben. En son şeyimi bile ve ellerim boşaldı bütün, senin yüzünden. 55.1.181

4. Bölüm
Gözleri arandı… ama bu gözlerin görmek istediği kişi yoktu ortalıkta. 64.1.211

En büyük, en ağır ayakları olan, benim yürüdüğüm bütün yerlerde bozulur yol, yürüdüğüm bütün yolları ben mahveder bozarım. 64.1.212

Her şey birbirinden daha lüzumludur. 67.1.220

Saadet için ne kadar az şey gerek, saadet için. 67.1.221

Akıllı deliler daha iyi konuşurlar. 67.1.221

Umutsuzun birine cesaret vermek bunu başarabilecek kadar kuvvetli sanır herkes kendini. 68.1.223

Yalnızlarda bulunmayanda işte ekmektir asıl, ama yalnız ekmekle yaşanmaz. 69.1.227

Tanrı öldü; şimdi biz üst-insanın yaşamasını istiyoruz. 70.2.229

İnsan nasıl aşılacak. 70. 3.229

İnsan kendini en iyi, en uzun, en hoş olarak nasıl koruyabilir? Böylece işte bugünün efendileri olurlar.
Aşın bugünün bu efendilerini ey kardeşlerim, bu küçük insanları. Onlardır üstün insan için en büyük tehlike. 70.3.229

Korkuyu bilende, ama onu yenende vardır, yürek uçurumu görende ama ona gururla bakanda vardır. 70.4.230

Yalan söyleyemeyen bilemez gerçeğin ne olduğunu. 70.9.232

Cesaret, bana öyle gelir ki bütün tarih öncesidir insanın.
İnsan, en vahşi en cesur hayvanları kıskanıp bütün erdemlerini yağma etmiştir onların; böylece ancak insan olmuştu o. 72.1.242

Kimde var yeterli cesaret buna dayanacak. 76.3.255

Dünya derin, gündüzün düşündüğünden daha derin. 76.6.256

Çeviren: Osman Derinsu
Varlık, 8. Baskı, 1999