Nicolae İorga Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

19

Nicolae İorga (1871-1940) Romanyalı tarihçi, siyaset adamı ve edebiyatçı.

18 Haziran 1871’de Moldova’nın küçük Botoşani şehrinde doğdu. İlk ve orta öğ­renimini Yaş’ta tamamladık­tan sonra buradaki üniversitenin tarih ve filoloji bölümüne girdi; birinci yılın sonun­da üstün yetenekleri olduğunu farkeden hocalarının yaptığı özel bir imtihanla dip­loma aldı (1889). Ardından Ploieşti Lisesi’nde Latince öğretmenliğine başladıysa da kazandığı dört yıllık Nicolescu bursuyla filoloji eğitimine devam etmek üzere yurt dışına gönderildi. Önce İtalya’ya, daha sonra Fransa’ya geçti ve Ecole Pratique des Hautes Etudes’ün tarih ve filoloji bö­lümüne kaydoldu. Bu bölümden 1892yı-iında, Haçlı seferlerinin Osmanlılar’a karşı da sürdürüldüğü görüşünü savunduğu Philippe de Mezires (1327-1405) başlıklı teziyle mezun oldu. Ardından Almanya’­ya gitti ve Ağustos 1893’te Leipzig Üniversitesi’nden Thomas III. Marquis de Saluces adlı çalışmasıyla doktor unvanı aldı. 1894’te ülkesine döndü ve Bükreş Üniversitesi’nde dünya tarihi profesörlü­ğüne tayin edildi. 1897yılında Romanya Bilimler Akademisi’ne muhabir üye, 1911 yılında tam üye olarak seçildi. Daha son­raları Romanya içinde ve dışında bazı aka­demi ve üniversitelerin üyesi ve fahrî dok­toru oldu. 1921’deSorbon Üniversitesi’n­de tarih dersleri verdi; 1928-1929 yılla­rında Bükreş Üniversitesi’nde dekanlık ve rektörlük yaptı.

İlim adamlığının yanı sıra siyasetle de uğraşan lorga, 1907 yılında ilk defa Yaş milletvekili olarak Romanya Parlamento-su’na girdi. 1910’da milliyetçi bir çizgiye sahip, toprak reformuna önem veren Nasyonal Demokratik Parti’yi kurduysa da bir süre sonra pek başarı kazanama­yan bu partiden ayrıldı. I. Dünya Savaşı sırasında ülkenin tavrının belirlenmesi, savaşın ardından meclis başkanı sıfatıyla Bucovina, Transilvanya ve Besarabya’nın Romanya’ya dahil olduğunu ilân ederek millî birliğin sağlanması konularında önemli rol oynadı. 1930’da sürgünden dönen kralı destekledi. 1931-1932 yılla­rında başbakanlık ve bunun yanı sıra eği­tim ve kültür bakanlığı yaptı. 1938’de sa­ray danışmanı, 1939’da senato başkanı oldu. II. Dünya Savaşı sırasında ülkenin Almanlar tarafından işgalinden kısa bir süre sonra Nazi yanlısı Demir Muhafızlar Örgütü tarafından Sinaia’da öldürüldü (27 Kasım 1940).

Iorga’nin tarihçiliğinin esasını, Osmanlı sonrası kurulan yeni Romanya devletine bir millî tarih oluşturma gayreti teşkil eder. Bu amacına ulaşmak için yeni tesis edilen millî devletin tarihiyle ilgili gördü­ğü her şeyi, her veriyi yeterince inceleme­den yazılarında kullanmış, yazdığı bütün yazılan, hatta konferans ve dersleri sıra­sında tutulan notları da tekrar okuma­dan yayımlamıştır. Bu husus, onun tarih­te benzeri az görülen velûd bir yazar ol­masının sebebini büyük ölçüde açıkla­maktadır. Özellikle Güneydoğu Avrupa ta­rihi üzerine yaptığı araştırmalarla daha sonraki tarihçileri de etkileyen lorga’nın bu bölge hakkındaki görüşleri şu ana fikirler etrafında toplanmaktadır: Tarihi­nin ortak olması, bütünüyle Grek-Roma temelleri üzerine oturması, daha sonra Balkanlaşması, tarihçilerin, bölgenin or­tak yönlerini bularak bu topraklarda ya­şayan halkların birbirlerini daha iyi anla­malarına katkıda bulunmalarının gerekli olması. lorga’ya göre bu bölgenin insan­ları, Trakya topraklarında Latin faktörü­nün entegre edici fonksiyonuyla bir araya gelerek ortak bir yaşama tarzı oluştur­muşlardır. Latin faktörü Helenizm’i asi-mile ettikten sonra burada Roma huku­kuna ve Doğu kilisesi inançlarına daya­nan bir kültür ortaya çıkarmıştır. Bu kül­türe bir anlamda Osmanlı da dahildir. Çünkü Bizans, 1453 yılında Fâtih Sultan Mehmed’in İstanbul’u fethetmesiyle bir­likte yıkılmamış, Osmanlı Devleti içerisin­de en azından Balkanlar’da dinî ve siyasî bir dizi müessese vasıtasıyla varlığını sür­dürmüştür. Aslında Osmanlılar’ın Balkan-lar’daki idare tarzı bir nevi Bizans’ın İslâ-mîleşmiş devamı, hatta Roma’nın İslâmî şeklidir.

Nicolae İorga’nın ilmî-siyasî faaliyetleri arasında, 1907 yılında küçük bir dağ ka­sabası olan Valenii de Munte’de başlattı­ğı halk üniversitesi yaz okulu seminerleri önemli bir yere sahiptir, lorga, zamanla Romanya’nın başlıca kültür etkinliklerin­den biri haline gelen bu seminerlerde en­telektüel tabakaya bizzat verdiği ve dün­yanın çeşitli yerlerinden çağrılan ilim ve fikir adamlarına verdirdiği ders ve kon­feranslarla büyük Romanya idealinin bi­limsel temelini atmış. İleride kurulacak yeni devletin ilk kadrolarını oluşturmuş­tur. Daha sonraları da Güneydoğu Avrupa (1913), Bizans Araştırmaları (1935) ve Dünya Tarihi (1938) enstitülerini kurmuş; Revista istorica (1915-1946), BuUetin de l’lnstitut pour l’etude de l’Europe sud-orientale (1914-1923) ve Revue histori-que du sud-est europeen 1924-1946 dergilerini çıkarmıştır.

İorga, Romen edebiyatında da önemli bir yere sahiptir. 1903 -1906 yılları arasın­da bu alanda yeni bir akımın öncülüğünü üstlenen Samönötorul dergisinin editör­lüğünü yapmış ve dergide modemistlere karşı edebiyatın geleneklerden beslen­mesi gerektiği fikrini savunmuştur. Şiir, roman, piyes, hâtıra, biyografi, yol yazıla­rı gibi türlerde pek çok eser veren lorga, bunlardan dolayı 1929 yılında millî ede­biyat ödülünü kazanmıştır. Roman ve pi­yeslerinde genellikle milliyetçi görüşleri doğrultusunda tarihî şahsiyetleri ön pla­na çıkarmıştır; onun Neamul Românesc adlı gazetesinde de kökleri tarihe uzanan Romen birliğini tesis etmeye çalıştığı gö­rülür.