Mustafa Kemal Atatürk Kimdir, Hayatı (Cumhuriyetin İlanı Yılları, Dönemi) Hakkında Bilgi

19

Büyük Millet Meclisi hükümetinin kurul­ması ile Millî Mücadele tek bir merkeze kavuştu. 10 Ağustos 1920’de imzalanan Sevr Antlaşması Anadolu topraklarının bi­le paylaşıldığını gösterdi. Fakat bu varsa­yımlara karşı daha 1920 yılı dolmadan do­ğuda Ermeniler’e karşı ilk zafer kazanıldı. Bunu Batı Anadolu’da Yunanlılara karşı kazanılan İnönü zaferi İzledi (10 Ocak 1921). Bazılarınca “çete savaşı” diye küçümsenen bu savaşı Mustafa Kemal “ülkenin kutsal topraklarını düşman istilâsından kurtara­cak olan kesin zaferin başlangıcı” olarak niteledi. Öyle ki meclis kürsüsünden de Nâmık Kemal’in dizelerini, “Vatanın bağ­rına düşman dayasın hançerini / Bulunur kurtaracak baht-ı kara mâderini” şeklin­de değiştirerek okumuştu. Büyük Millet Meclisi ordularının bu başarılan karşısın­da İngiltere, Fransa ve İtalya, 1921 Şuba­tında Londra’da düzenledikleri konferan­sa Ankara’yı da çağırmak gereğini duy­muşlardı. Ancak bu toplantıya katılan Ha­riciye Vekili Bekir Sami Bey’in (Kunduh) söz konusu devletlere bazı imtiyazlar ta­şıyan sözleşmeler imzalaması Mustafa Ke­mal’in sert tepkisine yol açtı. Meclis gö­rüşmelerinde bunların memleketin bü­tünlüğüne ve millî hâkimiyet ilkesine ters düştüğünü belirtince sözleşmeler redde­dildi. Meclisin yeni toplantı yılını açış ko­nuşmasında da, “Artık yeis ve üzüntü gün­leri çok arkada kaldı. Biz hakkımızı, haya­tımızı, memleketimizi, namusumuzu mü­dafaa ediyoruz ve edeceğiz. Meşru isteği­mizi tanımamak yüzünden akan ve aka­cak kanların mesuliyeti şüphesiz sebep olanlara ait olacaktır” diye geleceğe gü­venini belirtti.

Öte yandan Batılı emperyalist devletle­re ve onların rejimlerine karşı savaş açmış olan Sovyet Rusya’nın maddî ve manevî desteğini sağlamada yararın ötesinde zo­runluluk gören Mustafa Kemal onlarla iliş­ki kurmaya yöneldi. Bu konuda ayrıca Kâ­zım Karabekir’den destek alınca meclisin açılışından üç gün sonra Büyük Millet Mec­lisi başkanı olarak Lenin’e bir mektup yazıp emperyalistlere karşı iş birliği çerçe­vesinde cephane ve para yardımında bu­lunulmasını istedi. Yazışmalar sürerken 1920 Mayısında Moskova’ya önce özel bir heyet gönderildi ve arkasından da Ali Fu­at Bey büyükelçi olarak tayin edildi (21 Kasim 1920). Sovyetler, üç livadan biri olan Batum’u Türkiye’ye bırakmak istemedik­lerinden pazarlıklar hayli uzun sürdü; so­nunda 16 Mart 1921’de Moskova’da bir Dostluk ve Kardeşlik Antlaşması imzalan­dı.

Çok geçmeden Yunanlılar İnönü’de ikin­ci defa yenilgiye uğratıldı (1 Nisan 1921). Mustafa Kemal’in kutlama telgrafında yer alan, Hamdullah Suphi’nin (Tanrıöver) ka­leminden çıkmış değerlendirme ile İsmet Paşa bu savaşta “milletin makûs talihi”ni yenmişti. Üstelik bu basan karşısında Fran­sızlar da Ankara Antlaşması’nı imzalayıp (20 Ekim 1921) işgal ettikleri Antep’ten ve Adana’dan çekildi. Söz konusu antlaşma ile Sancak diye anılan Antakya ve İskende­run özel bir statüye bağlanarak Suriye’ye bırakıldı. Ancak Mustafa Kemal “Hatay so­runu” adını verdiği bu kaybı hayatının son­larında çözecekti.