Musab bin Zübeyr Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi

42

Ebû Abdillâh (Ebû îsâ) Mus’ab b. ez-Zübeyr b. el-Avvâm el-Esedî el-Kureşî (ö. 72/691) Abdullah b. Zübeyr’in kardeşi, Irak valisi.

27-37 (647-657) yılları arasında Medine’­de doğdu. Kureyş kabilesinin Esed b. Abdüluzzâ koluna mensuptur. Babası aşere-i mübeşşereden Zübeyr b. Avvâm, annesi Rebâb bint Üneyf el-Kelbiyye’dir. Hakkın­daki bilgilerin tamamına yakını, ağabeyi Abdullah b. Zübeyr’in 64 (683) yılında Hi­caz’da halifeliğini ilân etmesinden sonraki yıllara aittir. Bu tarihten itibaren kuman­danlık ve valilik görevlerinde bulundu. Filis­tin üzerine gönderildiği ilk seferinde Emevî kumandanı Amr b. Saîd el-Eşdak’a yenildiyse de kısa bir süre sonra yardımcı birliklerin kumandanı olarak katıldığı Rebeze Savaşı’nın kazanılmasında büyük rol oynadı,

Mus’ab, 65 (684-85) yılında kardeşi Ubeyde b. Zübeyr’in yerine Medine valiliğine ge­tirildi. Bu görevi yürüttüğü iki yıl İçinde Abdullah b. Zübeyr’in hâkimiyetinde bu­lunan, Haricî isyanlarının devam ettiği Irak bölgesinde durum iyice karıştı. Kûfe’de kontrolü eline geçiren Muhtar es-Sekafı (66/685), frakın büyük bir kısmının ve şark vilâyetlerinin kendisine katılması ve Emevî ordusuna karşı Hâzir zaferini kazanmasıy­la (67/686) şöhretini daha da arttırdı. Bu gelişmeler karşısında Abdullah b. Zübeyr, Mus’ab’ı Irak bölgesinde elinde tutabildi­ği tek merkez olan Basra’nın valiliğine ta­yin etti (67/687). Buradaki ilk konuşmasın­da kendisine “cezzâr” (kasap) lakabını ver­diğini söyleyerek sert bir politika izleyece­ğini açıklayan Mus’ab, genelde Emevîİer’i hedef gösterdiyse de ardından Küfe eş­rafının teşvikiyle Muhtar meselesini öne aldı ve Fars Valisi Mühelleb b. Ebû Sufre’nin kuvvetlerine katılmasından sonra Muhtâr’ın üzerine yürüyerek onu önce Mezar adı verilen yerde, ardından Küfe yakınla­rındaki Harûrâ’da ağır bir hezimete uğra­tıp öldürdü ve şehri ele geçirdi.[14 Rama­zan 67/3 Nisan 687] Böylece Kûfe’nin tekrar Abdullah b. Zübeyr’in idaresi altı­na girmesinin ardından, Suriye başta ol­mak üzere batıya doğru fethedeceği yer­lerin valiliğinin kendisine verileceği vaadiy­le Muhtâr’ın önemli kumandanı İbrahim b. Eşter’i yanına çekmeyi başaran Mus’ab, Mühelleb b. Ebû Sufre’yi Emevî Halifesi Abdülmelik b. Mervân ile aralarında en­gel oluşturması için Musul, el-Cezîre, İr-mîniye ve Azerbaycan valiliğine tayin et­ti. Bir süre sonra da onu isyanları bir tür­lü bastırılamayan Hâricîler’e karşı yollaya­rak yerine İbrahim b. Eşter’i getirdi [68/ 688). Ancak bu arada Abdullah b. Zübeyr, Mus’ab’ı görevinden alıp valiliği kendi oğ­lu Hamza’ya verdi. Hamza’nın başarısızlığı yüzünden gittikçe artan şikâyetler karşı­sında aynı yıl içerisinde görevine iade edi­len Mus’ab hemen Suriye bölgesini Eme-vîler’in elinden almak için hazırlıklara baş­ladı. Fakat aynı emeli Irak için taşıyan Ab­dülmelik b. Mervân, Basra ve Küfe eşra­fından, Mus’ab’ın yakın adamlarından ba­zılarına mektup göndererek çeşitli vaad-lerle onları yanına çekmeye çalışıyordu. Nihayet 72 (691) yılında Irak istikametin­de önündeki en önemli engel olan Karkîsi-yâ’yı barış yoluyla aldıktan sonra Mus’ab’ın üzerine yürüdü. İki ordu Deyrülcâselik mev­kiinde, sonraları bir süre Hırbetü Mus’ab adıyla anılan çöl­lük alanda karşılaştı. Abdülmelik bir yan­dan da Mus’ab’ın kumandanlarını yanına çekme gayretlerini sürdürüyordu. İbrahim b. Ester, Emevî halifesinden aldığı, onun tarafına geçtiği takdirde Irak valiliğinin kendisine verileceğine dair mektubu Mus-‘ab’a götürerek diğer kumandanlara da benzeri mektupların gönderildiğini söyledi ve onu uyardı. Buna rağmen Mus’ab on­ların görevlerinde herhangi bir değişiklik yapmadı. Savaşın ilk safhasında İbrahim b. Ester öldürüldü ve bu Mus’ab için ağır bir darbe oldu. Askerlerinin bir kısmı kar­şı tarafa geçince yanında sadece çok ya­kın adamları ve az sayıdaki akrabası kalan, ancak yine de Abdülmelik’in emanla tes­lim olması teklifini reddeden Mus’ab çar­pışmaya devam ederken öldürüldü ve ba­şı kesildi.[Cemâziyelevvel 72 / Ekim 691, bu hadisenin 71 [690] yılında meydana geldiği de rivayet edilir] Gövdesi öldürül­düğü yerde toprağa verilmiş ve sonraları üzerine inşa edilen türbe ziyaretgâh hali­ne gelmiştir; başı ise Dımaşk’ta defnedilmiştir.

Irak valiliği sırasında bölge halkının mem­nuniyetini kazanan Mus’ab b. Zübeyr ge­lirlerin artmasını sağlamıştır. Rivayete gö­re Abdullah b. Zübeyr’in emriyle 70 (689-90) yılında Basra’da az miktarda dirhem darbettirmiştir. Kaynaklarda iyi bir hatip ve zamanının en yakışıklı genci olduğu be­lirtilen Mus’ab aynı zamanda güzelliğiyle tanınmış hanımlarla evlilik yapmasıyla meşhurdu. Araplar’ın en cömertlerinden ve en cesurlarından biri kabul edilirdi; Ab­dülmelik’in onu “en kahraman Arap” diye tanımlayarak ölümüne ağladığı rivayet edi­lir. Ölümü edip ve şairleri etkilemiş, Ebû Mihnef Maktelü Muş’ab b. Zübeyr adıy­la bir eser yazmıştır. Mus­’ab babası Zübeyr b. Avvâm, Sa’d b. Ebû Vakkâs, Ebû Saîd el-Hudrî ve Ebû Hürey-re’den hadis rivayet etmiş, kendisinden Hakem b. Uyeyne, Amr b. Dînâr el-Cu-mahîve İsmail b. Ebû Hâlid rivayette bu­lunmuştur.

TDV İslâm Ansiklopedisi