Münacat Nedir, Ne Demek, Edebiyatta Kısaca Örnekli

23

Münâcât (Ar. i.)

Fısıldamak, birinin kulağına bir şey söylemek. Allah’a duâ etmek, yalvarmak.

Edebiyat. Allah’a duâ ve yalvarmak için yazılan manzumelere denir. Az da olsa mensur münâcâtlar da vardır. Bunlara daha çok “Tazarrunâme” adı verilmektedir. Manzum münâcâtlar, ekseriyetle kaside olmak üzere terkib-i bend, terc-i bend, gazel, kıt’a ve mesnevî türünde nazmedilmişlerdir.

İslâmiyet’in zuhurundan sonra ortaya çıkmış, 10-11. asırlarda İran Edebiyatı’nda ve daha sonra da Türk Edebiyati’nda görülmüştür.

Divân Edebiyatı şâirleri divanlarına tevhid ve münâcâtlarla başlarlardı. Bu husus İslâmî eserlerde âdeta bir âdet haline gelmiş ve hemen hepsinde münâcât yer almıştır. Münâcâtlarda tevhidlerde olduğu gibi, âyet ve hadîslerden iktibaslar ve bunlara telmihler mevcuttur. Ana tema hemen hepsinde kısaca şudur: Allâh en büyük güç, kudret ve azamet sâhibidir. Bunun karşısında ise kullar son derece küçük, zayıf ve fakr u zaruret içindedir.

Öte yandan bestelenerek terennüm edilen münâcâtlar da vardır.

Örnek: Münâcât – Fuzûlî