Mukadder Yakupoğlu – Varoluşun Anlamı

Varoluş dilden ötededir, bu yüzden tanımlanamaz (!)
Sessizlikte varoluşun gerçeğine ulaşırız.
Bilgi, dil yoluyla oluştuğu için, varoluş bilgi alanının dışındadır. (s. 3)
Sözcükler ve şeyler buluştuğunda bilgi oluşur (s. 4/5)(soyut anlamları ne yaptık)
Dilin bittiği yerde ölüm vardır.
Şiddet, dilin yok olduğu anda varolur.
Şiddetin tek amacı ölümdür. (s. 6)
Tanrıtanımaz ben’in kendisine verildiğini reddeder. Böylelikle varoluş bir gerçeklik olarak algılanır, felsefe bu noktada başlar. (s. 7)
-> Sonsuz (Nietzsche)
-> Süreklilik (Bataille)
Ölüm -> erotizmin sürekliliği olarak kabul ediliyor,
Depresyon -> intiharın süreklilik kazanmış hali, (s. 9)
Kapitalizmin önerdiği -> mutluluk, tüketime bağımlıdır.
Nietzsche -> kalıpları içinde sıkışmış insanlarla konuşmak zaman kaybıdır (s. 18)
(kalıpları olmayan insan iletişim kurabilir mi)

Demokrasi = gürültü (s. 19)
düşünce, benliği parçalar (kalıpları parçalar)
Bilgi, iktidara endekslidir, bilgi kendini iktidar yoluyla kabul ettirir. (s. 34)
Varoluşun yaşama karşı en önemli eylemidir yazmak. (s. 40)
İç organların tüm çabası, yaşamı mümkün hale getirmektir (bak seeen)
Sefalet, varoluşun özüdür.

Bedenin kırılganlığı korkuya yol açar. (s. 51)
Yaşam, ölüme direnen güçlerin toplamıdır.
Xavier Bichat

Korkuyu yok eden olgu kayıtsızlıktır. (s. 59)
Korku inanca, inançda köleliğe yol açar. (s. 60)
Varoluşun anlamı -> sevgi
Yaşam -> Erotizm -> Ölüm (Bataille doğrusu)

Erotizm, varoluşun depresif yapısıyla özdeşleşerek sonsuz düşünceyle dinamik bir alış-verişe girer.
Erotizmin özü uyumsuzluktur. (s. 84)
Saldırganlık, sahip olma güdüsünün sonucudur.
Aşktada sahip olma güdüsü egemendir. (s. 84)
Devlet, iyi yaşayan azınlığı korur.
(buna karşılık) Terör, iyi yaşayanları kurban olarak seçer. (s. 109)
İnsan maddeye sahip olduğunu zanneder ne ki madde insana sahip olur. (s. 129)
Delilik, isteğin aklın boyunduruğundan kurtarılması deneyimidir. (s. 131)
Bilginin yaratıcısı insan dönüşüme uğrayıp bilgisinin nesnesi haline gelir. Foucault’ya göre bunun adı modernizmdir.
Kelimeler ve şeylerin buluşup bilgi olabilmesi için gerekli olan ortak mekanın adı episteme’dir.
Bataille’in iç deneyimlerinin uyarıcısı korkudur. (s. 173)
Varoluş, bilginin bittiği yerde başlar. Bilgisizlik, iç deneyim alanıdır.
Kurban etme, zır kutupların birleştirilmesidir.

Ankara, 95