Muhammed b. Mübarekşah Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

34

Mîrek Şemsüddîn Muhammed b. Mübârekşâh el-Buharî (ö. 784/1382’dsn sonra) Mantık ve kelâm alanında yaptığı çalışmalarla tanınan âlim.

Hayatı hakkında yeterli bilgi yoktur. “Mîrek” (küçük bey) lakabıyla anılmasın­dan soylu bir aileden geldiği, Buhârî, Herevî ve Mantıkî nisbelerini taşımasından Buharalı olduğu, uzun süre Herat’ta kal­dığı ve daha çok mantık çalışmalarıyla ta­nındığı anlaşılmaktadır. Muhammed b. Mübârekşâh, dönemin ünlü mantık ve ke­lâm âlimi Kutbüddin er-Râzî Rey’de iken onun yanında tahsiline devam etmiştir. Kaynakların belirttiğine göre Râzî, o sıra­da Herat’ta bulunan Sadrüşşerîa ile bir tartışmaya girmek ister ve kendine rakip gördüğü bu bilginin ilmî yeterliliğini an­lamak üzere genç Öğrencisi İbn Mübârek-şah’ı Herat’a gönderir. Sadrüşşerîa’nın derslerini takip eden İbn Mübârekşâh, onun geleneğin aksine İbn Sina’nın el-İşârât ve’t-tenbîhât adlı eserini Fahred-din er-Râzî’nin veya Nasîrüddîn-i Tûsî’nin şerhlerine başvurmadan okuttuğunu gö­rür; hocası Kutbüddin er-Râzî’ye yazdığı mektupta Sadrüşşerîa’nın yakıcı bir ateş olduğunu, onunla tartışmaya girişmenin başarısızlıkla sonuçlanabileceğini bildirir; bunun üzerine Râzî de fikrinden vazgeçer. İbn Mübârekşah’ın daha sonra Kahire’de müderrislik yaptığı ve içlerinde hükümdar ailesi mensuplarının da bulun­duğu geniş bir öğrenci topluluğuna ders verdiği bilinmektedir. Bunların önde ge­lenleri arasında Seyyid Şerîf el-Cürcânî, Ahmedî, Hacı Paşa, Bedreddin Simâvîve Molla Fenârî’nin adı geçmektedir.

Taşköprizâde’nin aktardığı bilgilere göre Seyyid Şerîf. Kutbüddin er-Râzî’nin on altı defa okuduğu halde anlayamaz ve o sırada Herat’ta bu­lunan müellifin yanına giderek eseri on­dan okumak ister. Ancak gözleri artık görmeyen yaşlı Râzî kendisine ders vere­meyeceğini, bunun için Mısır’da müder­rislik yapan öğrencisi Muhammed b. Mü­bârekşah’ın yanına gitmesini tavsiye eder. Kahire’ye giden Sey­yid Şerîf, İbn Mübârekşah’tan ders al­mak isteyince o da vaktinin olmadığını, ancak eşraftan birinin çocuğuna verdiği dersleri dinleyebileceğini, fakat soru so­ramayacağını ve tartışmalara katılamayacağını bildirir. Medresenin bitişiğinde­ki evinden zaman zaman gelip öğrencile­rinin kendi aralarında ders takrirlerini iz­leyen İbn Mübârekşah bir defasında Sey­yid Şerifin arkadaşlarıyla ders müzakere ederken, “Şârih [Kutbüddin er-Râzî] böyle diyor, üstat [İbn Mübârekşah] şöyle diyor, ben ise şu şekilde anlıyorum” tarzında açıklamalarda bulunduğunu işitir ve onun yorumlarını beğenerek derslerinin tama­mına katılmasına izin verir.