Muhaddis Nedir Ne Demektir Kimdir, Anlamı

Muhaddis (Ar. s.), Hadîsçi, hadis âlimi, hadis otoritesi, hadis ilminde şeyh, üstad.

Hadîs âlimleri, hadis ve ilm-i hadis ile meşgul olanları umumiyetle üç mertebede mütâlaa ederler:

  1. Hadîs ilminde mübtedî olan ve hadîse ilgi ve heves duyma noktasında bulunan kimseye “Tâlib” denir. Talibin hadîs ehli arasında bir mevkii yoktur.
  2. Hadîsin ilmî yönü ile meşgul olmayıp sadece hadîsleri sened ve metinleri ile nakleden kimseye “Râvî” (bk. Râvî) veya “Müsnid” denir. Râvî veya Müsnid sadece hadîsi birinden dinleyip başkasına nakletmekle yetinen; sened tenkidi hakkında fazla bilgisi olmayan kimsedir.
  3. Hadîs sahasında “Muhaddis’Mer en yüksek mertebede bulunurlar. Zira, hadîs âlimlerine göre Muhaddis, pek çok hadîsleri senedleri ile birlikte ezberlemek yanında, râvîlerin, cerh ve ta’dîl noktasından durumlarını da bilir (bk. Cerh ve Ta’dîl, Sened).

bazı hadîsçiler, Muhaddisleri, ezberledikleri hadis sayısına göre derecelere ayırmışlardır. Yaygın olan bir görüşe göre:

  • 100.000 hadîsi, senedi, metni ve râvîlerin adâlet ve zabt yönünden durumları ile ezberleyip tesbit eden Muhaddise “Hâfız”,
  • Bu ölçüler içinde 300.000 hadîsi ezberlemiş olan Muhaddise “Hüccet”,
  • Aynı ölçülerle bütün Sünnet’i ihata etmiş olana da “Hâkim” denir.

Ne var ki, bu ünvanların kimlere verilebileceği bu ünvanları alanların ne kadar hadîsi ezbere bildikleri konusunda görüşler oldukça farklıdır ve esasen bu, birinci derecede önemli bir konu da değildi. Bundan daha önemlisi, Muhaddisin—ezberleyip tesbit ettiği hadîs sayısı az da olsa— bizzat kendisinin ahlâk, takvâ, ilim, akıl Ve hâfıza yönünden mümtaz bir kimse olması; müktesebâtındaki hadîslerin senedlerindeki râvîlerin dinî ve zihnî güvenilirlikleri konusunda da sağlam bilgilere sahib olmasıdır.

İşaret edilmesi gereken bir önemli nokta da şudur: Muhaddisin gayesi, İslâmın, Kur’ân’dan sonra ikinci temel kaynağını teşkil eden, Kur’ân’ın birinci derecede tefsiri ve uygulaması olan, bu sebeble de dünya durdukça yaratılması gereken Süünet’in hem unutulmadan geleceğin bütün nesillerine intikalini sağlamak, hem —Hangi niyetle olursa olsun— geçmişte onun sıhhatine zarar veren her türlü teşebbüsünü gün ışığına çıkarmak, hem de gelecekteki bu nevî girişimlerin Sünnet üzerindeki tahribatını önlemektir. Bu sebebledir ki Muhaddisinin çalışma alanı, Metin kritiği ve tedkiki olmaktan ziyade sened tenkididir. Metin tenkidi ise daha çok “Fukahâ”nın işidir (bk. Fakîh, Fukahâ). Bununla beraber hem Muhaddis, hem de fakîh olan mümtaz simalar da çoktur. Nitekim mezheb imamları ile müctehidlerin hemen hepsi böyledir.