Muaz bin Cebel Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi

37

Ebû Abdirrahmân Muâz b. Cebel b. Amr el-Ensârî (ö. 17/638) Sahâbî.

Hicretten on sekiz yıl önce (m. 603) Me­dine’de dünyaya geldi; yirmi yıl önce (m. 601) doğduğu da zikredilmiş, Hazrecî ve Cüşemî nisbeleriyle de anılmıştır. Hazre-coğulları’nın Benî Udey koluna mensup olan babasının ölümü üzerine annesi Hind bint Seni b. Cüheyne, Medine civarında yaşayan ve cimriliğiyle tanınan Benî Seli­me oğullarının reisi Ced (Cüd) b. Kays ile evlendi. Muâz on sekiz yaşında iken müs-lüman oldu ve İkinci Akabe Biatı’na katıl­dı. Kendi kabilesinden İslâmiyet’i kabul eden arkadaşlarıyla birlikte geceleri Benî Selime oğullarından henüz müslüman ol­mayan bazı kimselerin putlarını kırdı veya putların acizliğini ortaya koyacak eylem­ler yaptı. Resûl-i Ekrem hicretten sonra onunla Abdullah b. Mes’ûd arasın­da kardeşlik bağı kurdu; o sırada Habe­şistan’da bulunan Ca’fer b. Ebû Tâlib ile kardeş yapıldığına dair rivayet doğru ol­mamalıdır. Bedir Gazvesi başta olmak üzere Huneyn ve Tâif dışındaki bütün gazvelere katıldı ve bunlarda kabilesinin bayraktarı veya temsilcisi oldu. Mekke fethinin ardından Resûlullah Huneyn Gazvesi’ne giderken onu Mekke’ye önce emîr, ardından Kur’an ve dinî bilgiler muallimi tayin ettiği için Huneyn ve Tâif gazveleri­ne iştirak edemedi.

Hz. Peygamber, hicretin 9. yılı Rebîülâhirinde [Ağustos 630] Muâz’ı Ebû Mûsâ el-Eş’arî ile birlikte Yemen’e elçi, zekât memuru ve kadı sıfatıyla gönderdi. Mu­âz’ı Yemen’e giden heyete başkan tayin ederek onun Yukarı Yemen’de, Ebû Mûsâ’nın da Aşağı Yemen’de görev yapma­sını istedi. İslâmiyet’i kabul eden ilk Himyer meliklerinden Haris b. Abdükülâl’e Muâz ile bir mektup gönderdi. Muâz’ın Yemen’de kadılık yaparken nasıl hü­küm vereceğiyle ilgili olarak Resûl-i Ek­rem ile aralarında geçen konuşma meş­hurdur. Resûlullah’ın sorularına cevap ve­ren Muâz önce Allah’ın kitabına göre hük­medeceğini, aradığı delili Kur’an’da bula­mazsa Resûl-i Ekrem’in sünnetini dikkate alacağını, aradığını orada da bulamazsa kendi kanaatine göre hüküm vereceğini söyleyince Hz. Peygamber memnun oldu ve Resûlullah’ın elçisine Resûlullah’ı hoş­nut edecek şekilde cevaplar verdiren Al­lah’a hamdetti. Ayrıca halka kolay­lık gösterip zorluk çıkarmamalarını, müj­de verip nefret ettirmemelerini tembih etti. Yemen heyetini uğurlarken bir süre Muâz’ın yanında yürüyen Resûl-i Ek­rem’in ona belki bir daha görüşemeyeceklerini, Medine’ye döndüğünde sadece mescidini ve kabrini bulacağını söyleyince Muâz ağladı; Hz. Peygamber de onu te­selli etti.