Mu­hammed Raşid Erol Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi

62

Mu­hammed Râşid Erol (1930-1993) Nakşibendî-Hâlidî şeyhi.

Siirt’in Baykan ilçesine bağlı Siyânis kö­yünde doğdu. Bölgelerinde seyyid ola­rak tanınan bir şeyh ailesine mensup­tur. Dedesi Hâlidî şeyhlerinden Şeyh Mu­hammed. babası bir süre yaşadığı Bilvâ-nis köyüne nisbetle Gavs-ı Bilvânis un­vanıyla tanınan Şeyh Abdülhakim Hüseynî’dir. Suriyeli Hâlidî şeyhi Ahmed Haznevî’nin halifelerinden olan babası Siirt ve Bitlis’in köylerinde uzun yıllar şeyhlik yaptıktan sonra Adıyaman’ın Kâhta ilçesinin Menzil köyüne yerleşerek tari­kat faaliyetini burada sürdürdü.

M. Râşid Erol ilk tahsiline babasının yanında başladı. Köyündeki babasına ait medresede Arapça ve din ilimlerini öğ­rendi. Daha sonra Bitlis’e gidip öğreni­mini Nurşin Medresesi’nde sürdürdü. Bu arada Suriye’ye geçerek bir süre baba­sının şeyhi Ahmed Haznevî’nin köyünde­ki medreseye devam etti. Medrese ica­zetinin yanı sıra Hâlidî tarikatı hilâfetini de babasından aldı (1968). Tarikat faali­yetine fiilen babasının ölümünden (1972) sonra başladı. Tarikat silsilesi babası Ab­dülhakim Hüseynî, Ahmed Haznevî, Mu­hammed Ziyâeddin. Fethullah Verkânisî. Abdurrahman Tâgl. Sıbgatullah Arvâsî, Seyyid Tâhâ vasıtasıyla Hâlidiyye tarikatının kurucusu Hâlid el-Bağdâdî’-ye ulaşır.

Halka yönelik tasavvuf anlayışı ile İrşad faaliyetini sürdüren Muhammed Râşid Efendi’nin. şeyhlik müessesesinin hâkim olduğu bir bölgenin tanınmış bir şeyh ailesine mensup olması şöhretinin kısa zamanda yaygınlaşmasını kolaylaştırdı. Mensuplarının içki, kumar gibi kötü alış­kanlıklarını terkettiklerine dair rivayet­ler dinî ve tasavvuf! hayata ilgileri zayıf halk kesimleri üzerinde etkili oldu. Bu­nun sonucu olarak yurt içinde ve yurt dışında yaygın bir şöhret kazandı. Ya­şadığı Menzil köyü özellikle 1975 yılın­dan itibaren giderek artan ziyaretçi akı­nına uğradı. 12 Eylül 1980 sonrasındaki sıkıyönetim döneminde Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde mecburi ikamete tâ­bi tutulan(Mart 1983) Muhammed Râ­şid on sekiz ay sonra Ankara’ya nakle­dildi. 1986 yılında Menzil’e dönmesine izin verildikten sonra da tarikat faaliyet­lerine devam etti.

Şeker hastalığı ve damar sertliğine müptelâ olan Râşid Efendi tedavi ama­cıyla her yıl gittiği Afyon kaplıcalarında rahatsızlandı. Dönüşte Ankara’ya uğra­dı. Hastalığının artması üzerine kaldırıl­dığı Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakülte­si Hastahanesi’nde 22 Ekim 1993 Cuma günü vefat etti. Mensuplarınca “Seyda hazretleri” unvanıyla anılan Râşid Efen­di’nin cenazesi Adıyaman’a götürülerek Menzil köyünde toprağa verildi. Nakşi­bendî-Hâlidî tarikatının Muhammed Râ­şid Erol tarafından temsil edilen kolunun faaliyetleri kardeşi Abdülbaki Erol ve kendi halifeleri tarafından sürdürülmek-teyse de onun dönemindeki canlılığını muhafaza etmediği görülmektedir.

TDV İslam Ansiklopedisi