Mostar Köprüsü Nerede, Mimarisi, Özellikleri, Tarihçesi, Hakkında Bilgi

25

Mostar Köprüsü. Mostar’da Neretva nehri üzerine XVI. yüzyılda yapılmış köprü.

Mostar’ın merkezinden akan Neretva nehri üzerindeki iki köprüden biri olan Mostar Köprüsü.[Mostarska Cuprija] Eski Köprü [Stari Most] ve Neretva Köprüsü [Most na Neretvi] adlarıyla da anılmaktadır. XV. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlılar’ın fethettiği şehir tahtadan bir köprü etra­fında kurulduğu için buraya Most (köprü). Mostirji veya Mostar, Mostari (köprücüler) deniliyordu. Dünya mimar­lık anıtları listesinde yer alan ve şehre tek başına mimari bir değer katan köprünün ilk defa hangi tarihte kimin tarafından kime yaptırıldığı konusunda farklı görüş­ler ileri sürülmüştür. Mostar Köprüsü’nün Roma eseri olduğuna dair iddia asıl­sız bir söylentiden ibarettir. Yerinde daha önce bir Roma köprüsü olsa bile bu yapı bütünüyle bir Osmanlı devri Türk eseridir. Bazı araştırmacılar, Anadolu ve Rumeli’­nin çeşitli yerlerinde yapılan köprüler için­de Türk mimarlık tarihinin muhteşem bir anıtı olarak tanınan bu köprünün Osman­lılar tarafından esir alınan Dalmaçya -İtal­yan kökenli ustalar veya Mostarlı yerli mi­marlardan biri tarafından inşa edildiğini ileri sürerken bir kısmı yapıyı Mimar Si­nan’a atfetmekte, çoğunluk ise Mimar Hayreddin’in eseri olduğu görüşünü be­nimsemektedir. Yapının mimarının Si­nan’ın öğrencilerinden Hayreddin olduğu, Ahmed Refik Altınay’ın yayımladığı bir belge ile de ispatlanmış bulunmaktadır.

Bu belgeden Hersek Beyi Hüseyin’in Makarska (Hırvatistan) İskelesi’nde inşa edi­len kale binası için mimar istemesi üze­rine mimarbaşına gönderilen hükümde bundan önce Mostar Köprüsü’nü yapan Mimar Hayreddin’in görevlendirilmiş ol­duğu açıkça anlaşılmaktadır. Ayrıca yapıyı inşa görevi Sinan tarafından Mimar Hayreddin’e verilmiş olmalıdır ki Evliya Çelebi bu sebeple köp­rüyü Sinan’a izafe etmiştir.

İç savaş sırasında tamamen yıkılan köp­rünün üzerinde eserin Osmanlı devrine ait olduğuna dair bir tarih kitabesi bulun­mamaktaydı. Ancak hem Osmanlı kaynak­larında hem günümüzdeki Batı kaynakla­rında köprünün 974’te (1566-67) tamam­landığı görüşü hâkimdir. Kaynaklarda nakledilen iki tarih manzumesi de bunu doğrulamaktadır: “Ruhu Sultan Mehemmed’in ola şâd / Kıldı bunun gibi hayr ese­ri / Hem Süleymân-ı zaman sağ olsun / Devleti buldu binaya zaferi / Sa’y-i nazır ile oidu bu tamam / Yazdı târihini ‘kudret kemeri” 974″ (1566-67). Ekrem Hakkı Ayverdi’ye göre Fâtih Sultan Mehmed Mostar’ı fethettiği zaman muhtemelen bu­radaki köprüyü ya restore ettirmiş ve­ya yeniden yaptırmış olduğundan şiirde hem buna telmih hem de Kanunî Sultan Süleyman dönemindeki inşasına işaret edilmiştir. Mostarlı Hasan Zi-yâî’ye ait diğer tarih kıtası da şöyledir: “Kavs-i kuzahın aynı bir köprü bina oldu / Var mı bu cihan içre mânendi hey Allahim / İbretle bakıp dedi târihini bir arif/ El geçtiği köprüden biz de geçeriz şahım, sene 974. Ayverdi, Zagreb’deki Yugoslavya İlimler ve Sa­natlar Akademisî’nde bulunan ve Basagic: tarafından neşredilen bir belgeye dayanarak Muharrem 965 başında [Ekim 1557] Karagöz Bey’in bina eminliğiyle köp­rünün inşasına başlandığını kabul etmek­tedir.

Önceki İçerikAhlaku-n Nebi – Ebü’ş-Şeyh el-İsfahani Konusu, Özellikleri, Hakkında Bilgi
Sonraki İçerikAlexandre Bennigsen Kimdir, Hayatı, Eserleri