Miraciye Nedir Ne Demektir, İlk Miraciye

Mi’râciyye İslâmî Türk Edebiyatı nevilerinden biri olarak Mi’râc hakkında yazılan, Hz. Muhammed’in Mirac mucizesini işleyen manzumelere verilen ad. Daha çok kaside ve mesnevî şeklinde yazılırlar.

Eski Edebiyatımızda, Na’t yazmak gibi, Mi’râciyye yazmak da edebî usul ve geleneklerden biri kabul edilmiştir. Bu yüzden pek çok şâir ve edibimiz Mi’râciyye yazmışlardır. Müstakil Mi’râciyye’ler kaleme alındığı gibi “Mevlid” manzumeleri içinde Mi’râc’ın anlatıldığı bölümler de mevcuttur. Bunları da Mi’râciyye kabul etmek gerekir. Süleyman Çelebi’nin Mevlidindeki Mi’râc Bahri bunların en meşhurlarındandır.

Bilinen ilk Türkçe miracnameyi Fahreddin Attar yazmış ve Melik Bahşi tarafından istinsah edilmiştir (1436). Edebiyatımızda başlıca miraciye yazarları:

Seyyid Nizameddin Seyfullah (ölm. 1601) Ganizade Nadiri (ölm. 1626,) Nevi-zade Ataî (ölm. 1635), Neşatî Dede (ölm. 1674), Lebib Efendi (ölm. 1702). Nabî (ölm. (1712), Aîaaddir, Sabit {ölm. 1712), Abdü’baki Arif (ölm. 1713), Nazım (ölm. 1726), Seyyid Vehbi (ölm. 1736), Faiz Efendi (ölm. 1792),

Bu eserlerin bir kısmı müstakildir. Bir kısmı ise divanları arasında küçük birer bölümdür. Bu eserlerin yanında mevlid türünde yazılmış eserlerde de miraç bahisleri vardır.

Müstakil Mi’râciyye yazarları arasında Ganî-zâde Nadirî eseri ile haklı bir şöhrete sahib olmuş ve kendinden sonra gelen şâirlerce tanzir edilmiştir.

Mi’râciyyeler içinde en meşhuru 18. asrın ilk yarısında yetişen Şeyhü’n-Nâyî Osman Dede’ye ait olanıdır. Güftesi ve bilhassa bestesi itibariyle, hadisenin şanına yakışır bir surette muhteşem bir muvaffakiyetle ibda edildiği ehlince kabul edilmektedir. Osman Dede’nin bu eseri Dinî Musikîmizin eşsiz eserlerinden biri olarak ölümsüzlüğe erişmiştir.

Günümüzde İstanbul’da vakfiyeleri mucibince Kadiri Arifânesi, Hüdaî ve Nasûhî Camilerinde Mi’râciyye okunmaktadır.